120 ilçe çifte risk altında

Türkiye’de sıcaklıkla yoksulluğun kesişimi ilk kez haritalandı; aşırı sıcak riski yalnızca termometrenin gösterdiği sıcaklığa değil, bu sıcaklıklardan korunma kapasitesine de bağlı. Her 8 ilçeden 1’inde yüksek sıcak tehlikesi yoksullukla kesişiyor

03 Eylül 2026 - 11:37

Sıcaklıkla yoksulluk arasındaki bağlantıyı araştıran Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Coğrafya Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Doğukan Doğu Yavaşlı, 1980-2024 arasındaki 44 yıl boyunca Türkiye’nin tüm ilçelerindeki (973) aşırı sıcak hava koşullarını hesapladı ve hane halkı gelir yapılarıyla karşılaştırdı. 

İLK KEZ HARİTALANDIRILDI 

Araştırmaya göre ilçeler hem sıcak tehlikesi hem sosyoekonomik kırılganlık açısından ayrı ayrı sıralandığında, her iki listede de en riskli grupta yer alan 120 ilçe ortaya çıktı. Yani her sekiz ilçeden birinde - yüksek sıcak tehlikesi, yoksullukla kesişiyor. Güneydoğu Anadolu’da, Çukurova’da, iç Ege yaylalarında ve Doğu Anadolu’nun alçak vadilerinde yüksek sıcaklıklar, düşük uyum kapasitesiyle birlikte daha riskli bir hâl alıyor. Ülkenin en sıcak yerleri arasında bulunan Antalya ve Muğla kıyıları ise görece yüksek uyum kapasiteleri sayesinde daha düşük risk sınıfında kalıyor.

TEHLİKE İLE KIRILGANLIĞIN KESİŞİMİ

Yavaşlı, aşırı sıcaklardan söz ederken çoğunlukla havanın kaç derece olduğuna odaklanıldığını, oysa aynı sıcaklığın yarattığı hasarın, sıcaktan korunma imkanlarına bağlı olarak farklılık gösterdiğine dikkat çekiyor; “Örneğin Antalya’da termometre 42 dereceyi gösterdiğinde, kent sakinlerinin önemli bir bölümü klimalı bir iç mekanda serinleyebilmesine karşın, aynı sıcaklıklar Harran ovasında yaşandığında ise toplumun önemli bir kısmı klimaya erişemez. Hatta tarlada çalışan biri için gölgede dinlenmek dahi mümkün olmayabilir. Dolayısıyla meteorolojik olarak aynı olay, sonuçları bakımından farklı olabilir. Risk, tehlike ile kırılganlığın kesişiminde ortaya çıkıyor. Sıcaktan korunma kapasitesi gelirle doğru orantılı artmıyor. Klimaya erişim, açık havada çalışma zorunluluğu, sağlık hizmetlerine erişim gibi açılardan bakıldığında, en yoksul hanelerle orta gelirli haneler arasındaki fark, orta gelirli hanelerle en zengin haneler arasındaki farktan çok daha derin.”

RİSKLERE GÖRE FARKLI ÖNLEMLER 

“Sıcağın kendisini durdurmak kısa vadede elimizde değil, ancak sıcağın kimi, ne şekilde etkilediğini belirleyen koşulları değiştirebiliriz. 45 derecelik bir günün Şanlıurfa’da ve Bodrum’da nasıl deneyimlendiğini belirleyen, o sıcaklığı karşılama imkanı. Isı planlamasını ne şekilde yapacağımızı da işte bu fark anlatıyor.” diyen Doç. Dr. Doğukan Doğu Yavaşlı, şu 3 temel öneriyi sunuyor:

  • Sıcaklıkların ve sosyoekonomik kırılganlığın yüksek olduğu ilçelerde; kamuya açık serinleme alanları, aşırı sıcak saatlerde açık alan çalışmalarının durdurulması, konutlara yalıtım ve pasif serinletme desteği sunulmalı.
  • Yüksek gelirli sıcak kıyı ilçelerinde ise şebeke dayanıklılığı, bina enerji standartları ve mevsimlik çalışanların korunmasına öncelik verilmeli.
  • Serin ama kırılgan olan ilçelerde sıcaklıklar yükselmeden uyum kapasitesini artırmak öncelikli olmalı.

 


ARŞİV