Cumhurbaşkanı kararıyla Türkiye genelinde 55 taşınmazın özelleştirme kapsamına alınmasıyla birlikte, Koşuyolu Mahallesi’nde bulunan eski Koşuyolu Kalp ve Damar Hastalıkları Hastanesi arazisi de satış listesine dahil edildi. 17 Mart 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan karara göre; özelleştirmeden elde edilecek gelir, giderler düşüldükten sonra Sağlık Bakanlığı’nın yenileme yatırımları ile yeni sağlık tesislerinin finansmanında kullanılmak üzere Hazine’ye aktarılacak.
Halen Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) İstanbul Yerleşkesi olarak kullanılan alan için mahallede tepki büyüyor. Yaklaşık 21 bin metrekarelik arazi, yalnızca sağlık hizmetleri açısından değil, taşıdığı tarihsel değer bakımından da dikkat çekiyor. Alan içerisinde 19’uncu yüzyıldan kalma İbrahim Fehmi Paşa Köşkü ile koru bulunuyor. Cumhuriyet döneminde önce göğüs hastalıkları hastanesi olarak kullanılan yerleşke, ardından Koşuyolu Kalp ve Damar Hastalıkları Hastanesi olarak hizmet verdi ve Türkiye tıp tarihinde önemli bir yere sahip.
Karara tepki gösteren Validebağ Gönüllüleri Derneği Başkanı Neşe Şahna, alanın kamusal sağlık hizmeti ve tarihi miras olarak korunması gerektiğini vurguladı.
Şahna, özelleştirme kararının bölgeyi rezidans, AVM ve yüksek yoğunluklu ticari projelere açabileceği uyarısında bulundu.

“EN KÖTÜ İHTİMAL GERÇEKLEŞTİ”
Hastanenin 2005 yılında Kartal’a taşınmasının ardından arazinin akıbetine dair uzun süredir endişe taşıdıklarını belirten Şahna, süreci "beklenen ama istenmeyen bir hamle" olarak nitelendirdi. “Adeta uygun bir zaman beklenmiş. Toplumun gündeminin yoğun olduğu bir dönemde böyle bir kararın alınması düşündürücü. Arazide 19’uncu yüzyıldan kalma İbrahim Fehmi Paşa Köşkü ve koru bulunuyor. Bu alanın özelleştirilmesini doğru bulmuyoruz.” dedi.
“KONUT KİMLİĞİ ZAYIFLAYACAK”
Özelleştirme ile beraber Koşuyolu’nun mevcut konut kimliğinin daha da zayıflayacağını vurgulayan Şahna, “Cumhurbaşkanlığı kararında; satış, kiralama, gelir ortaklığı modeli ya da işletme hakkı devri gibi farklı yöntemlerin tek tek veya birlikte uygulanabileceği belirtiliyor. Ancak hangi yöntemin tercih edileceğine dair net bir açıklama yapılmış değil. Ayrıca 2028 yılı sonuna kadar bu süreçte farklı kararların alınması da mümkün görünüyor. Bu alanın özelleştirilmesi, bölgenin konut ve ticari alan ilan edilerek yüksek yoğunluklu yapılaşmaya açılması; rezidansların, AVM’lerin ve benzeri projelerin önünün açılması riskini taşıyor. Bu durum, Koşuyolu’nun mevcut konut kimliğini daha da zayıflatacaktır.” şeklinde konuştu.
Şahna, “Koşuyolu, güçlü komşuluk ilişkilerine sahip bir konut yerleşimi olarak planlanmıştı. Bugün ise konuttan çok iş yerlerinin bulunduğu, farklı nitelikte ticari kullanımların giderek arttığı bir yapıya dönüşmüş durumda. Otopark ve trafik sorunu zaten ciddi boyuttadır; bölgenin yeni bir yapılaşma yükünü kaldıracak kapasitesi de kalmadı.. Bahçeli evlerin ortada kaldığı, etrafının beton yapılarla çevrildiği bir mahalleye dönüşen Koşuyolu’nda ve havzada, kentsel dönüşüm kapsamında 450 dairelik sitelerin 900’lü sayılara çıkarıldığı projeler henüz tamamlanmamışken trafik ve park sorunları daha da artacak.” dedi.

“KAMUSAL HİZMET ALANI OLARAK KORUNMALI”
Hastane binasının yerinde yenilenmesi gerektiğini söyleyen Şahna, “Koşuyolu Kalp Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Türkiye’nin kalp ve damar sağlığı alanında önde gelen bilim, eğitim ve sağlık kurumlarından biriydi. 27 Haziran 2005 tarihinde Kartal’daki yeni yerleşkesine taşınan bu hastane, Türkiye’de hem kalp hem de akciğer nakli yapılan iki merkezden biri. Alanında marka değeri taşıyan, çok kıymetli hekimleri bünyesinde barındıran güçlü bir kadroya sahipti. Nitekim Türkiye’de ilk başarılı ve yaşayan kalp nakli ameliyatı da 7 Eylül 1989 tarihinde, Koşuyolu Kalp ve Damar Hastanesi’nde Doç. Dr. Cevat Yakut ve ekibi tarafından gerçekleştirilmiştir. Mevcut binası eski ve depreme dayanıksız olabilir; ancak bu durum, söz konusu alanın terk edilmesini değil, yerinde yenilenerek daha güçlü bir şekilde sağlık hizmeti vermeyi sürdürmesini gerektirirdi. Böylesine önemli bir sağlık ve bilim mirasının özelleştirilmesi yerine, eskiden olduğu gibi kamusal bir hizmet alanı olarak korunması gerektiğini düşünüyoruz.” ifadelerini kullandı.
“Bu kararın kamu yararından çok bütçe açığını karşılamaya yönelik bir tasarruf olduğu kanaatindeyiz” diyen Şahna, “Biz, bu alanın yeniden işlev kazandırılarak kamusal sağlık hizmeti sunmaya devam etmesini istiyoruz. Özellikle bölgede Üsküdar Devlet Hastanesi’nin dönüşüm sürecine girmesiyle birlikte, yöre halkının kolayca erişebileceği bir kamu hastanesi kalmayacaktır.” şeklinde konuştu.

“MAHALLE DOKUSUNU KORUMALIYIZ”
Şahna son olarak şunları dile getirdi: “Halkın birleşerek hukuksuzlukların üstesinden gelebileceğine inanıyoruz. Validebağ Korusu’nda bunu başardık; mücadelemiz bugün de sürüyor. İnsanların evlerini terk etmek zorunda kalmaması için mücadele edeceğiz. İlgili kurumlara gerekli başvuruları yapacak, basının desteğiyle meseleyi gündemde tutacak ve gerekirse hukuki yollara başvuracağız. Bize göre çözüm, Koşuyolu’nun korunmaya alınmasıdır. Koşuyolu, özgünlüğü, estetiği ve sakin yaşamıyla çok özel bir mahalledir. Koşuyolu’nun kıymetini bilerek, Levent benzeri bir betonlaşmaya dönüşmemesi için, yerel yönetimlerle birlikte bu mahalleyi özenle korumalıyız.”