Peyzaj Mimarları Odası’ndan acil çağrı

TMMOB Peyzaj Mimarları Odası İstanbul Şubesi, İstanbul’da yaşanan sel ve su baskınlarının ardından taşkın riskinin azaltılması için havza temelli planlama ve yeşil altyapı uygulamalarının acilen hayata geçirilmesi çağrısı yaptı

17 Ekim 2026 - 13:47

TMMOB Peyzaj Mimarları Odası İstanbul Şubesi, İstanbul’da yaşanan sel ve su baskınlarına ilişkin yazılı basın açıklaması yayımladı. Açıklamada, hayatını kaybeden yurttaşların yakınlarına başsağlığı, afet nedeniyle zarar gören İstanbullulara ise geçmiş olsun dilekleri iletildi. Önümüzdeki günlerde devam etmesi beklenen yağışlara karşı vatandaşların tedbirli olması gerektiği hatırlatıldı.

Açıklamada, sel felaketlerinin temel nedeninin sadece aşırı yağışlar olmadığı, plansız kentleşmenin de süreci tetiklediği vurgulandı. Dere yatakları ve taşkın düzlüklerinin yapılaşmaya açılması, kentteki geçirimsiz yüzeylerin artması ve altyapı yetersizliklerinin riski katladığı belirtilerek şu ifadelere yer verildi: "Kentsel gelişme ve yapılaşma kararları, doğal eşikler ve altyapı kapasitesi dikkate alınarak verilmeli; planlama, yapılaşma başlamadan önce tamamlanmalı ve uygulanmalıdır. İklim değişikliğiyle birlikte şiddetli yağışlar, kuraklık ve ekstrem hava olayları kentlerdeki riskleri artırmaktadır."

İklim değişikliğiyle birlikte şiddetli yağış, kuraklık ve fırtına gibi aşırı hava olaylarının kentlerde can ve mal kaybı riskini artırdığı belirtilen açıklamada, kentsel yeşil altyapının önemine dikkat çekildi. Yağmur suyunun tutulması, toprağa sızdırılması, geçici olarak depolanması ve yüzeysel akışın yavaşlatılması açısından yeşil altyapı uygulamalarının önemli bir rol üstlendiği kaydedildi.

ACİL EYLEM ÇAĞRISI

TMMOB Peyzaj Mimarları Odası İstanbul Şubesi, iklim dirençli bir İstanbul için acilen atılması gereken adımları 5 ana başlıkta topladı:

  1. Dere yatakları ve taşkın düzlükleri korunmalı: Kapatılmış veya daraltılmış su yolları ekolojik olarak onarılmalı; ormanlar, su havzaları ve ekolojik koridorlar üzerindeki yapılaşma baskısına son verilmelidir. Planlara hidrolojik ve hidrolik analizler esas alınmalıdır.
  2. Mavi-yeşil altyapı yaygınlaştırılmalı: Yağmur bahçeleri, bitkilendirilmiş hendekler, geçirgen kaplamalar ve geçici su tutma alanları ile yüzeysel akış yavaşlatılarak drenaj sistemlerinin yükü hafifletilmelidir.
  3. Ekolojik performans ölçülmeli: Doğal toprak oranı, geçirimsiz yüzey miktarı ve ağaç örtüsü için ölçülebilir hedefler koyulmalıdır. Bina/çatı üzerindeki bitkilendirmelerin, doğal zeminli yeşil alanların yerini bütünüyle tutmayacağı unutulmamalıdır.
  4. Tasarım, bakım ve denetim birlikte yürütülmeli: Değişen iklim verilerine göre hesaplamalar yapılmalı, kapasite aşımı durumları için güvenli yüzey akış güzergâhları belirlenmeli ve drenaj yapıları düzenli denetlenmelidir.
  5. Karar süreçlerinde peyzaj mimarları etkin olmalı: Havza planlamasından parsel ölçeğine kadar tüm su yönetimi, bitkilendirme ve ekolojik onarım süreçleri ilgili meslek disiplinleriyle iş birliği içinde yürütülmelidir.

Açıklamanın son bölümünde kamu yönetimine çağrıda bulunularak, “İstanbul’u korumak; suyun doğal akışına alan açmak, toprağın geçirgenliğini ve peyzajın ekolojik bütünlüğünü korumakla mümkündür. Bilimsel verileri esas alan, bütçesi ve uygulama takvimi netleşmiş bütüncül bir taşkın risk azaltma programı acilen hayata geçirilmelidir." denildi.

 


ARŞİV