İtalya’nın başkenti Roma’da düzenlenen Uluslararası STEM Olimpiyatları’nda matematik dalında dünya birincisi olan 10 yaşındaki Ali Koç, uluslararası başarılarına bir yenisini daha ekledi. İstek Özel Acıbadem Eğitim Kurumları’ndan bu yıl mezunu olan Koç, daha önce 2025 yılında aynı organizasyonda matematik dalında dünya birinciliği elde ederken, 2026 yılında matematik ve bilim dallarında da dünya birinciliği kazandı. Küçük yaşına rağmen ulusal ve uluslararası yarışmalarda elde ettiği derecelerle dikkat çeken Koç, Türkiye’yi uluslararası platformlarda başarıyla temsil ediyor.
DÜNYA VE TÜRKİYE DERECELERİ
Ali Koç, 2023-2024 döneminde Türkiye Matematik Yarışması’nda (TİMO) Türkiye ikinciliği elde etti. 2024 yılında Türkiye Zekâ Vakfı Zekâ Oyunları Şampiyonası’nda Türkiye birincisi olan Koç, 2024-2025 döneminde International Caribou Contests’in dört aşamasında da dünya birinciliği kazandı.
2025 yılında başarılarına yenilerini ekleyen Koç, 2026 yılında ise Global Round Fiso Olimpiyatları’nda matematik dalında dünya birinciliği ve Diamond madalya kazandı. Einstein Bilim Olimpiyatları’nda matematik ve bilim dallarında altın madalya kazanan Koç, Alman Matematik Olimpiyatları’nda 100 tam puan alarak dünya sıralamasında ilk 10’da yer aldı.

BAŞARIYI SİSTEMLİ ÇALIŞMA GETİRDİ
10 yaşında dünya şampiyonu olmayı başaran Ali Koç ve annesi Pelin Koç ile konuştuk. Şampiyonluğa giden yolu anlatan Ali Koç, başarısının arkasında planlı ve düzenli bir çalışma süreci olduğunu şu sözlerle ifade etti: “Dünya şampiyonu olduğumu öğrendiğim an çok mutlu oldum. Çok gururlandım. Aynı zamanda bu kadar küçük yaşta ülkemi temsil ettiğim için de çok heyecanlandım. Çok çalışmak değil, sistemli çalıştım. Kendi okulum ve BİLSEM’de iki olimpiyat öğretmenim var. Onlarla beraber olimpiyat soruları çözdük. Ayrıca annem de bu çalışma sürecinde bana çok destek oldu. Her gün 45 dakika ile 1 saat arasında soru çözdüm. Sistemli çalışmak bir günde 5 saat soru çözmek yerine 5 günde bir saat soru çözmek anlamına geliyor. Eksik olduğum konuları çalıştık. Mesela acele ediyorsam soruları tek tek okumanın üzerine gittik. Kontrol etmekte zorlanıyorsam kontrol çalıştık. Zayıf olduğum matematik konularını çalıştık. Çalışma düzenim bu şekildeydi. Mentor öğretmenlerim ve annemle yaptığım çalışmaların sonucunda dünya birinciliğini elde etmeyi başardım.”
“HEDEFİM ABEL ÖDÜLÜ VE FIELDS MADALYASI”
Yeni hedeflerini anlatan ve dünya şampiyonluğunu daha büyük başarıların başlangıcı olarak gördüğünü söyleyen Ali Koç, “İlk kısa vadeli hedefim TÜBİTAK madalyası almak ve Türkiye Matematik Milli Takımı’na girmek. Bunları yapmak için çok zorlu birkaç sınavdan geçeceğim. 5. sınıfa geçtiğim için bu yıl ilk TÜBİTAK sınavına gireceğim. Uzun vadeli hedefim ise matematiğin dünyadaki en prestijli iki ödülü olan Abel Ödülü ve Fields Madalyası’ndan en az birini kazanmak. Bu ödülleri şimdiye kadar kazanan Türk matematikçi yok. Ben ilki olmak istiyorum. Teoremler ispatlamak istiyorum. Aynı zamanda yoksul çocuklara, hasta çocuklara yardım eden bir vakıf da kurmak istiyorum. Tüm çocukların eşit şartlarda eğitim görmesini, tüm hastalıkların bitmesini istiyorum. Bu da gerçekleştirmek istediğim en büyük hedefim.” diye konuştu

“ÇOCUKLUĞUNU YAŞAMASINI ÇOK ÖNEMSİYORUZ”
Ali’nin matematiğe ilgisini küçük yaşlarda fark ettiklerini belirten anne Pelin Koç, oğlunun başarısının arkasında doğru yönlendirme kadar mutlu bir çocukluk geçirmesinin de önemli payı olduğunu söyledi. Koç, “Ali’nin matematiğe olan ilgisini çok küçük yaşlarda, bebek sayılabilecek yaşlarda fark ettik. Her şeyi çok erken yaptı, çok erken konuştu. İki buçuk yaşında okumayı yazmayı öğrendi. Sayılara çok ilgisi vardı. Dört yaş civarında karekök almaya başladı ve dört işlem yapıyordu. Üstün potansiyel tanısı aldıktan sonra zayıf olduğu alanları beslemek yerine iyi olduğu matematik alanının üzerine gittim. Doğru öğretmenlerle buluşturduk ve olimpiyatlara hazırladık. Sonra doğru yarışmalara katılarak önce ulusal, ardından uluslararası başarılar geldi. Birçok Türkiye birinciliği ve dünya birinciliği kazandı.” ifadelerini kullandı.
Dünya şampiyonluğunun açıklandığı an yaşadığı gururu anlatan ve Türk bayrağını başka bir ülkede dalgalandırmanın unutulmaz bir duygu olduğunu ifade eden Koç, “Sonuçlar açıklanırken Ali’nin adı en sona kalınca birinci olacağını hissettim. Başka bir ülkede Türk bayrağını açmak, dalgalandırmak bence her anne babanın yaşaması gereken olağanüstü gurur verici bir duygu. Çok mutlu oldum, gurur duyduk. Tarifsiz duygulardı.”
Başarı kadar çocukluğunu yaşayabilmesini de önemsediklerini vurgulayan ve Ali’nin sosyal yönünü geliştirecek faaliyetlere özellikle zaman ayırdıklarını belirten Koç, “Ali ne kadar zeki ve başarılı olursa olsun sonuçta 10 yaşında bir çocuk. Çocukluğunu yaşamasına çok önem veriyorum. Üç yıldır profesyonel basketbol oynuyor. Akranlarıyla vakit geçiriyor. Satranç oynuyor. Sadece matematik ya da akademik başarı yok hayatında. Çocuklarla bir arada olduğu etkinlikler yapıyoruz ve ailece birlikte vakit geçiriyoruz. En önemlisi çocukluğunu doya doya yaşaması. Akademik başarı zaten her türlü gelir. Ali mutlu bir çocuk. Benim için en önemlisi de bu.” dedi.