Eğitim Sen: “Sınav sonuçları sınıfsal ayrışmanın göstergesi”

LGS sonuçlarını değerlendiren Eğitim Sen, akademik liselerin kontenjanlarının daraltılarak öğrencilerin meslek ve imam hatip liselerine yönlendirildiğini savundu

11 Temmuz 2026 - 11:54

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından düzenlenen 2026 Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezi sınavın sonuçları açıklandı. Sonuçların ilan edilmesiyle birlikte milyonlarca öğrenci puanlarını öğrenirken, gözler tercih sürecine ve lise kontenjanlarına çevrildi.

MEB verilerine göre bu yıl LGS'de 452 öğrenci 500 tam puan alarak birinci oldu. Tercih işlemleri 13 Temmuz'da başlayacak ve 27 Temmuz Pazartesi günü saat 17.00'ye kadar devam edecek. Yerleştirme sonuçları ise 5 Ağustos'ta açıklanacak.

LGS sonuçlarının açıklanmasının ardından Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) yazılı bir açıklama yayımlayarak eğitim sistemi ve kontenjan politikalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Eğitim Sen açıklamasında, “2026 LGS sonuçlarının açıklanmasıyla birlikte, eğitim sistemimizde kronikleşen eşitsizlikler bir kez daha gün yüzüne çıkmıştır. Bakanlığın 'sınav başarısı' ve 'yüksek katılım' rakamlarıyla sunduğu tablo, arka planda öğrencilerin, velilerin ve eğitim emekçilerinin karşı karşıya kaldığı yapısal sorunları perdelemeye yetmemektedir.” ifadelerine yer verdi.

“NİTELİKLİ EĞİTİM TÜM ÖĞRENCİLERE TANIMLANMALIDIR”

Sendika, sınav sonuçlarının yalnızca akademik başarı sıralamasını değil, öğrencilerin geleceklerine ilişkin fırsat eşitsizliklerini de ortaya koyduğunu belirterek şu ifadelere yer verdi:

“Sınav sonuçları, sadece bir başarı sıralaması değil, aynı zamanda öğrencilerin geleceklerine dair sınıfsal bir ayrışmanın da göstergesidir. Bakanlık verilerine göre bu yıl 452 öğrenci 500 tam puan alarak birinci olmuştur. Bu tablo, eğitimdeki 'yığılma' riskine işaret ederken, diğer yandan bakanlığın tabiri ile nitelikli eğitime erişim hakkının kısıtlı kontenjanlarla ne kadar dar bir alana sıkıştırıldığını kanıtlamaktadır. Nitelikli eğitim bir 'seçme ve eleme' aracı değil, bir hak olarak tüm öğrencilere tanımlanmalıdır.”

Kontenjan politikalarına da değinilen açıklamada, fen liseleri, Anadolu liseleri ve sosyal bilimler liselerinin kontenjanlarında son yıllarda azalma yaşandığı belirtildi. Açıklamada, İstanbul Erkek Lisesi, Kabataş Erkek Lisesi, Kadıköy Anadolu Lisesi, Vefa Lisesi ve İzmir Atatürk Lisesi gibi köklü okulların hazırlık sınıfı kontenjanlarında 30 ila 50 kişilik düşüş yaşandığı belirtilerek, “2025 yılında fen, Anadolu ve sosyal bilimler liselerinde toplam 4.080 kontenjan azaltılırken, imam hatip ve meslek liselerinin kontenjanları 1.919 artırılmıştır. Bu veriler, kamuoyunda akademik liselerin küçültülerek öğrencilerin belirli okul türlerine yönlendirilmesi olarak nitelendirilen bir sosyal mühendislik hamlesinin devam ettiğini göstermektedir.” denildi.

Kontenjan politikalarının öğrenciler ve veliler üzerinde psikolojik ve ekonomik baskı oluşturduğuna dikkat çekilen açıklamada öğrencilerin “istemedikleri ve benimsemedikleri bir okul türüne zorla yerleştirilme” kaygısının her geçen yıl arttığı belirtilerek, “Parası olanın özel okullara yöneldiği, parası olmayanın ise bilinçli politikalarla niteliksizleştirilen devlet okullarına, meslek liselerine veya imam hatiplere mahkûm edildiği bu düzen kabul edilemez.” ifadelerine yer verildi.

 


ARŞİV