Okul öncesi eğitim, çocukların bütünlüklü olarak gelişim alanlarını bilişsel, sosyal, duygusal ve fiziksel gelişimlerini desteklemeyi amaçlayan kritik aşama. Öğrenci Veli Derneği (Veli-Der), okul öncesi eğitimde veli ve öğretmen beklentilerine yönelik bir araştırma yaptı. Araştırmanın sonuçları, 7 Mart Cumartesi günü Toplumsal Araştırmalar Kültür ve Sanat İçin Vakıf’ta (TAKSAV) düzenlenen basın toplantısıyla kamuoyuna açıklandı.
Araştırma, okul öncesi eğitime yönelik güçlü bir talep bulunduğunu ancak ekonomik yük ve kurumsal kapasite sınırlılıkları nedeniyle bu talebin tam olarak karşılanamadığını ortaya koydu. Verilere göre her 10 veliden 3’ü okul öncesi eğitime erişimin kolay olmadığını düşünürken, ücretsiz kreş kapasitesi yüzde 73,6 oranında yetersiz bulunuyor. Öğretmen bulguları ise okul öncesi eğitimin çocuk gelişimine güçlü ve çok yönlü katkılar sunduğunu gösteriyor.

OKUL ÖNCESİ EĞİTİME ERİŞİM SORUNU
Okul öncesi eğitimde veli algısını inceleyen araştırma, 18 ilde en az bir okul çağında çocuğu bulunan 1350 veliyle gerçekleştirildi. Bulgulara göre yurttaşların yüzde 31’i, okul öncesi eğitimin yarı-piyasa koşullarında işlemesi nedeniyle maliyetini kendileri için “çok yük”, yüzde 78,3’ü ise “biraz yük” olarak değerlendirdi. Araştırmada özellikle çok çocuklu hanelerde, erken çocukluk eğitiminin aile bütçesi üzerindeki mali baskının daha belirgin hale geldiği vurgulandı.
Veliler, okul öncesi eğitimin çocukların sosyal becerileri, dil gelişimi ve öz bakım becerileri üzerinde önemli etkileri olduğunu da ifade etti. Araştırma, erken çocukluk eğitiminin toplumsal öneminin yüksek görüldüğünü; tartışmanın artık “gereklilikten” çok “erişim ve kapasite” sorunu etrafında yürüdüğünü ortaya koydu.

GELİŞİMİN TEMEL BASAMAĞI
Okul öncesi eğitimde öğretmen algısını ele alan bir diğer araştırma ise 18 ilde görev yapan 1120 ilkokul öğretmeninin görüşleri alınarak hazırlandı. Öğretmenlerin büyük çoğunluğu okul öncesi eğitimin çocuk gelişimine güçlü ve çok yönlü katkılar sunduğunu belirtti.
Araştırmaya göre okul öncesi eğitim; çocukların dikkat ve yönerge takip becerilerini, problem çözme ve matematiksel düşünme kapasitesini, neden-sonuç ilişkisi kurma yetisini, dil ve iletişim becerilerini, akran ilişkileri ile sosyal uyumunu ve öz bakım becerilerini önemli ölçüde destekliyor. Bulgular, erken çocukluk eğitiminin hem akademik hazırlık hem de sosyal-duygusal gelişim açısından kritik bir rol üstlendiğini gösteriyor.

“OKUL ÖNCESİ EĞİTİM SERMAYENİN ELİNDE”
Veli-Der tarafından yapılan basın açıklamasında, artan yoksulluk ve derinleşen eşitsizliklerin çocukları gelişim açısından en kritik dönem olan 0-6 yaş aralığında daha dezavantajlı hale getirdiği belirtildi.
Açıklamada, 2021 yılında gerçekleştirilen 20. Eğitim Şurası’nda okul öncesi eğitimde okullaşma oranının artırılması önerildiği hatırlatılarak şu ifadelere yer verildi: “Veli-Der olarak okul öncesi eğitimin bir yurttaşlık ve eğitim hakkı olduğunu vurguluyoruz. Okul öncesi eğitimin, Milli Eğitim Bakanlığının sorumluluğunda; eşit, laik, bilimsel, parasız, kamusal ve zorunlu bir hizmet olarak tüm 4-6 yaş çocuklar için sağlanmasını talep ediyoruz. Çocuklara yönelik şiddet, zorbalık, eşitsizlik ve geleceksizlik sorunlarını münferit olaylar ya da yalnızca bireysel nedenlerle açıklayamayız. Eğitimsiz geçen her gün, çocuklarımızın nitelikli ve bilimsel eğitim hakkından uzaklaşması anlamına geliyor. Bu nedenle yalnızca devletin değil, toplumun da çocuklara karşı sorumluluğunu hatırlaması; çocuk hakları için en erken yaştan itibaren harekete geçmesi ve zorunlu okul öncesi eğitim talebinde birleşmesi gerekiyor.” denildi.