Yaz tatili ekran tatiline dönüşmesin

Okulların kapanmasıyla milyonlarca çocuk ve genç yaz tatiline başladı. Artan boş zamanla birlikte kontrolsüz ekran kullanımına dikkat çeken Klinik Psikolog İsmail Anıl Usta, “Sorun teknoloji değil, teknolojinin çocuğun hayatındaki yerinin kontrolsüz şekilde büyümesi” diyor

10 Temmuz 2026 - 11:51

Okulların kapanması ve YKS ile LGS maratonunun sona ermesiyle çocuklar ve gençler uzun yaz tatiline başladı. Ancak okul düzeninin ortadan kalkması ve boş zamanın artması, ekran kullanımını da beraberinde getiriyor. Özellikle çalışan ebeveynler, sıcak havalar ve dijital içeriklere kolay erişim nedeniyle ekran karşısında geçirilen süre artabiliyor.

Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi Klinik Psikoloğu İsmail Anıl Usta ile kontrolsüz ekran kullanımının çocuklar üzerindeki etkilerini, ailelerin yaptığı hataları ve sağlıklı dijital dengenin nasıl kurulabileceğini konuştuk.

  • Okulların kapanmasıyla birlikte çocuklar için ekran süresi doğal olarak artıyor. Birçok aile de bundan şikayetçi. Ne yapacaklar?

Yaz tatilinde ekran süresinin okul dönemine göre bir miktar artması normaldir. Ancak yalnızca süreye odaklanmak yeterli değildir. Ekranın nasıl ve ne amaçla kullanıldığı da en az geçirilen süre kadar önemlidir. Eğitici içerikler, yabancı dil uygulamaları veya üretken dijital etkinliklerle saatlerce amaçsız sosyal medya ya da oyun kullanımı aynı şekilde değerlendirilmemelidir.

En sağlıklı yaklaşım, ekran kullanımını çocuğun uyku düzenini, fiziksel aktivitesini, sosyal ilişkilerini ve günlük sorumluluklarını olumsuz etkilemeyecek şekilde sınırlandırmaktır. Ekran, günün tamamını dolduran bir uğraş değil, dengeli bir günlük rutinin parçası olmalıdır.

“HER YOĞUN KULLANIM BAĞIMLILIK ANLAMINA GELMEZ”

  • “Çocuklar ekran bağımlısı oldu” cümlesini çok sık duyuyoruz. Bir çocuğun yalnızca teknolojiyle fazla vakit geçirdiğini ya da gerçekten sağlıksız bir ekran ilişkisi geliştirdiğini nasıl anlayabiliriz?

Her yoğun ekran kullanımı bağımlılık anlamına gelmez. Burada asıl önemli olan, ekran kullanımının çocuğun günlük yaşamını nasıl etkilediğidir.

Eğer çocuk ekranı bırakmakta zorlanıyor, ekran olmadığında yoğun huzursuzluk yaşıyor, uyku düzeni bozuluyor, fiziksel aktivitelerden uzaklaşıyor, arkadaşlarıyla vakit geçirmek istemiyor veya aile içi ilişkilerinde sürekli çatışmalar yaşanıyorsa bu durum sağlıksız bir ekran ilişkisine işaret edebilir.

Teknoloji, çocuğun hayatındaki uyku, hareket, sosyal ilişkiler, aile içi iletişim ve günlük sorumluluklar gibi önemli alanların önüne geçmeye başladığında dikkatli olunmalı.

  • Kontrolsüz ekran kullanımının çocukların fiziksel ve ruhsal sağlığı üzerindeki etkileri neler?

Kontrolsüz ekran kullanımı çocukların fiziksel, ruhsal ve sosyal gelişimini de önemli ölçüde etkileyebiliyor. Saatlerce ekran karşısında oturan çocuklarda fiziksel aktivite azalıyor. Bunun sonucunda kilo artışı, duruş bozuklukları, kas-iskelet sistemi sorunları ve göz yorgunluğu gibi problemler daha sık görülebiliyor.

Özellikle gece saatlerinde telefon ve tablet kullanımı uykuya geçişi zorlaştırabiliyor. Düzensiz uyku ise çocukların hem ruh halini hem de bilişsel performansını olumsuz etkileyebiliyor.

Sürekli değişen dijital uyaranlara maruz kalan çocuklarda dikkat dağınıklığı, sabırsızlık ve sıkılmaya karşı düşük tolerans gelişebiliyor. Gerçek yaşamın doğal temposu dijital içerikler kadar hızlı olmadığı için çocuklar zamanla kitap okumakta, üretmekte veya uzun süre bir konuya odaklanmakta zorlanabiliyor.

  • Öte yandan teknoloji hepimizin hayatının önemli bir parçası. Kendimiz bu kadar yoğun kullanırken çocuklara nasıl engel olacağız? 

Teknolojiyi tamamen zararlı olarak değerlendirmek doğru bir yaklaşım değil. Teknoloji doğru kullanıldığında çocukların gelişimine katkı da sağlayabilir. Burada önemli olan ekranın çocuğun gelişimine katkı sunmasıdır. Amaçsız ve saatler süren ekran kullanımı ile kaliteli içerik tüketimini aynı kefeye koymamak gerekir. Ekran, öğrenmeyi destekleyen bir araç da olabilir, zamanı tüketen bir alışkanlık da... Belirleyici olan çocuğun ekran karşısında ne yaptığı, ne kadar süre geçirdiği ve bunun günlük yaşamını nasıl etkilediğidir.

“ÇOCUKLAR GÖRDÜKLERİNİ ÖRNEK ALIRLAR “

  • Sağlıklı bir denge nasıl kurulabilir?

Teknolojiyi tamamen yasaklamak günümüz koşullarında ne gerçekçi ne de sağlıklı bir yaklaşımdır. Çocuklar artık dijital dünyanın içine doğuyor. Bu nedenle yapılması gereken teknolojiyi tamamen hayatlarından çıkarmak değil, sağlıklı ve kontrollü kullanmayı öğretmektir.

Aile içinde net, tutarlı ve uygulanabilir kurallar belirlenebilir. Günlük ekran süresi çocukla birlikte planlanabilir, yemek saatlerinde ve aile sohbetlerinde telefon kullanılmayabilir, yatmadan en az bir saat önce ekranlar kapatılabilir. Bunun yanında spor, açık hava etkinlikleri, kitap okuma, sanat faaliyetleri ve aileyle geçirilen kaliteli zaman günlük rutinin bir parçası haline getirilmelidir.

Amaç, ekranı çocuğun hayatından tamamen çıkarmak değil, hayatın merkezinden çıkararak dengeli bir yaşamın parçası haline getirmektir. Çözüm yasaklarda değil, denge kurmaktadır.

  • Ebeveynlerin ekran kullanımı konusunda en sık yaptığı ancak çoğu zaman farkında olmadığı hatalar neler?

En sık karşılaştığımız hatalardan biri, çocuğu oyalamak amacıyla ekranın sürekli bir çözüm olarak kullanılmasıdır. Başlangıçta kısa süreli düşünülen ekran kullanımı zamanla alışkanlığa dönüşebilir.

Bir diğer önemli hata ise ebeveynlerin kendi ekran kullanımlarına dikkat etmemeleridir. Çocuklar söylenenden çok gördüklerini örnek alırlar. Sürekli telefon kullanan ebeveynlerin çocuklarından ekran kurallarına uymalarını beklemek zor olabilir.

Ayrıca ekran kullanımına ilişkin sınırların tutarsız olması ve çocuğa ekran dışında alternatif etkinlikler sunulmaması da sürecin yönetilmesini güçleştirebilir.

  •  Yaz tatilinde çalışan anne ve babalar için gerçekçi önerileriniz neler? Gün boyu evde olmayan bir ebeveyn çocuğunun ekran kullanımını nasıl yönetebilir?

Ebeveynlerin evde olmadığı saatlerde çocuğun spor, sanat, kitap okuma veya yaşına uygun sorumluluklarla meşgul olması desteklenebilir. Akşam saatlerinde ailece geçirilen zamanın ekran yerine sohbet, oyun veya ortak etkinliklerle değerlendirilmesi de sağlıklı bir denge kurulmasına yardımcı olabilir.

Burada ebeveynlerin rol model olması da büyük önem taşıyor. Evde birlikte geçirilen zamanlarda yetişkinlerin de teknoloji kullanımını sınırlandırması gerekiyor. Yemek saatlerinde ve aile sohbetlerinde telefonların masadan uzak tutulması, yatmadan en az bir saat önce telefon, tablet ve bilgisayar kullanımının sonlandırılması tüm aile için uygulanabilir kurallar haline getirilebilir.

  • Ekran kullanımı konusunda aileler ne zaman bir uzmandan destek almalı? Hangi belirtiler alarm niteliği taşıyor?

Eğer ekran kullanımı çocuğun günlük işlevselliğini belirgin biçimde bozmaya başladıysa bir uzmandan destek almak faydalı olabilir. Özellikle ekran kullanımı nedeniyle uyku düzeninin bozulması, fiziksel aktivitenin belirgin şekilde azalması, okul başarısında düşüş yaşanması, aile içi çatışmaların artması, sosyal ilişkilerden uzaklaşma ve ekran olmadığında yoğun öfke veya huzursuzluk görülmesi önemli uyarı işaretleridir.

  • Son olarak ebeveynlere yaz tatili ve ekran kullanımı konusunda ne söylemek istersiniz?

Teknolojiyi hayatımızdan çıkarmamız mümkün değil. Ancak çocukların bütün yazı ekran karşısında geçirmesi de sağlıklı değil. Yaz tatili; arkadaşlıkların, açık havada oynanan oyunların, aileyle geçirilen zamanın ve gerçek yaşam deneyimlerinin öne çıktığı bir dönem olmalıdır.

Çocuklara dijital dünya ile gerçek yaşam arasında sağlıklı bir denge kurmayı öğretebilirsek, bu yalnızca yaz tatili için değil, yaşam boyu sürdürecekleri önemli bir beceri olacaktır. Yaz tatilinin yalnızca dijital dünyayla değil, gerçek yaşam deneyimleriyle hatırlanması gerektiğini düşünüyorum.

 

ARŞİV