Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) ve Türk Tabipleri Birliği (TTB), 22 Nisan Çarşamba günü Kadıköy İskele Meydanı’nda düzenledikleri basın açıklamasıyla 1 Mayıs’ta Kadıköy’de buluşma çağrısı yaptı. Basın açıklamasını DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu okudu.
Türkiye’de derinleşen ekonomik krizin işçiler üzerindeki etkilerine dikkat çeken Arzu Çerkezoğlu, “İşçiler, kamu emekçileri, mühendisler, mimarlar, hekimler, emekliler, gençler, kadınlar; bizler bu ülkenin tüm değerlerini ve güzelliklerini üretenler olarak, bu düzene itirazımız var! Çünkü biz çalışıyoruz, biz üretiyoruz, ancak emeğimizin karşılığını alamıyoruz. Ücretlerimiz enflasyon karşısında her geçen gün eriyor, alım gücümüz hızla düşüyor. Daha uzun saatler boyunca, daha düşük ücretlerle ve daha güvencesiz koşullarda çalışmaya zorlanıyoruz. Biz yoksullaşırken; bankalar, şirketler ve holdingler kâr rekorları kırmaya devam ediyor.” dedi.
Çerkezoğlu, işçilerin üretimdeki rolüne rağmen gelirden yeterli pay alamadığını vurgulayarak, “Bu düzende vergide adalet yok; işçiler patronlarından fazla vergi veriyor. Bu düzen, umutlu kalamayan gençlere yurt dışına çıkmak dışında bir hayal bırakmıyor. Bu düzende yaşamın her alanında eşitsizlik ve şiddete karşı kırılgan kalan kadınlar güvencesiz bırakılıyor. Bu düzende emekçilere saygı yok, insanca yaşam hakkı yok. Bu düzende doğa talan ediliyor, ekolojik denge bozuluyor, kentler rant uğruna yok ediliyor.”diye konuştu.

“BİRLEŞELİM DEĞİŞTİRELİM”
Çerkezoğlu, ülkede aynı zamanda bir demokrasi ve adalet krizi yaşandığını belirterek,“Sendikacılar, belediye başkanları, siyasetçiler, gazeteciler, gençler, kadınlar; itiraz eden kim varsa hapishanelere dolduruluyor. Yargı talimatla ‘dağıtılıyor’; adalet yerini keyfiliğe bırakıyor. Sendikalaşma ve grev hakkı gasp ediliyor. ‘Toplu satış’ sözleşmeleriyle kamu emekçileri ve emekliler yoksulluğa ve sefalete mahkûm ediliyor. KHK’larla hukuksuzca ihraç edilen on binlerce kamu emekçisi, aradan geçen on yıla rağmen hâlâ görevlerine iade edilmiyor.Kimi seçeceğimizi bile belirlemeye kalkarak bu düzen, yaşamımızın her alanına ‘kayyum’ atamaya kalkıyor.” dedi.
Demokrasi ve geçim mücadelesinin birbirinden ayrı olmadığını vurgulayan Çerkezoğlu,“Biz emekçiler adaletli bir düzeni, barışı ve demokrasiyi kuracak güçteyiz. Hakların omuz omuza mücadelesini güçlendirmeye, barışı birlikte inşa etmek için mücadele etmeye devam edeceğiz. Yeter ki tek başına kurtuluş olmadığını bilelim. Yeter ki birleşelim, yeter ki örgütlenelim. Emeğimizin hakkı için; gelirde, vergide, ülkede adalet için; yurtta ve dünyada barış için; gerçek bir demokrasi için; 1 Mayıs Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü’ne çağrımızı omuz omuza yükseltelim: Birleşelim, değiştirelim!”