“Artık yeter, Gülistan’ı istiyoruz”

Gülistan Doku İçin Adalet Komisyonları, 5 Ocak 2020’den bu yana kendisinden haber alınamayan Gülistan Doku’nun bulunması talebiyle Kadıköy’de eylem yaptı

10 Ağustos 2026 - 14:59

Gülistan Doku’nun bulunması ve sorumluların ortaya çıkarılması talebiyle mücadele eden Gülistan Doku İçin Adalet Komisyonları, 8 Ağustos Cumartesi günü Kadıköy Süreyya Operası önünde bir araya geldi.  Rojin Kabaiş İçin Adalet Komisyonları’nın da destek verdiği eylemde, 5 Ocak 2020’de kaybolan Gülistan Doku’nun akıbetinin altı yılı aşkın süredir ortaya çıkarılmadığına dikkat çekildi. Basın açıklamasını komisyonlar adına Seymanur Çoban okudu. Çoban, Gülistan Doku’nun kaybolduğu ilk günden itibaren dosyanın “intihar etti” denilerek kapatılmak istendiğini belirterek, arama çalışmalarının da baraja yönlendirildiğini söyledi. Çoban, “İntihar etti iddiasına rağmen barajda 120 gün süren aramalardan hiçbir sonuç alınamadı.” dedi.

Güvenlik kamerası görüntülerinin gönüllü bir okyanus bilimciyle birlikte incelendiğini belirten Çoban, “Yapılan teknik değerlendirmelerde görüntülerde atlamaya benzer herhangi bir hareket bulunmadığı ve Gülistan’ın intihar ettiği iddiasını destekleyen hiçbir bulgu olmadığı ortaya konuldu.” ifadelerini kullandı. Ayrıca Çoban, Gülistan Doku’nun akıbetinin ortaya çıkarılması için 2025 yılına kadar somut bir adım atılmadığını belirterek, “Mücadelemizle Gülistan’ın intihar etmediğini kanıtladık ancak buna rağmen 2025 yılına kadar Gülistan’ın akıbetinin ortaya çıkarılması için tek bir somut adım dahi atılmadı.” dedi. 

“SORUŞTURMA NEDEN 6 YIL ÖNCE YAPILMADI?”

Gülistan Doku dosyasında son dönemde yapılan gözaltı ve tutuklamalara da değinen Çoban, “Bugün ise birer birer ortaya çıkan gerçekler, yıllardır söylediğimiz gerçeği doğruluyor: Gülistan intihar etmedi, katledildi ve ölümünün üzeri kapatılmaya çalışıldı.” ifadelerini kullandı.

Çoban, “Eğer bugün bu soruşturmalar yapılabiliyorsa, neden altı yıl önce yapılmadı? Gülistan kaybolduğu gün dönemin valisine tanınan yetkilerle delillerin karartılmasına neden göz yumuldu? Ailenin ve kadınların ‘Gülistan nerede?’ sorusu neden yıllarca duyulmadı? Altı yıl boyunca adaletin önündeki engel kimdi?” diye sordu.

Açıklamada, dönemin valisi Tuncay Sonel, oğlu Mustafa Türkay Sonel ve Zainal Abakarov’un yanı sıra Gülistan Doku’nun hastane kayıtlarını sildiği iddia edilen dönemin başhekimi Çağdaş Özdemir’in de tutuklandığı belirtildi. Doku’nun SIM kartını valiye temizleterek getirdiği belirtilen koruma polisi Şükrü Eroğlu ile sosyal medya hesaplarını sildiği öne sürülen bilişimci Gökhan Ertok’un da gözaltına alındığı ve tutuklandığı aktarıldı. Ayrıca dönemin emniyet müdürü, başkomiseri, çok sayıda polis ve iki korucunun da gözaltına alınıp tutuklandığı ifade edildi.

Çoban, dosyanın önemli isimlerinden Umut Altaş’ın kırmızı bültenle arandığını hatırlatarak, “Ancak Umut Altaş neden hâlâ Türkiye’ye getirilmiyor? İadesi neden geciktiriliyor?” diye sordu. Gülistan Doku’nun kaybolduğu dönemde Munzur Üniversitesi Bilgi İşlem Daire Başkanı olarak görev yapan ve bugün milletvekili danışmanı olduğu belirtilen Cem Tekinoğlu’na ilişkin delil karartma iddialarının da soruşturulmasını isteyen Çoban, “Bu soruyu soran gazetecileri tehdit eden bir erkek hakkında işlem yapılmazken, aynı soruyu soran kadınlar neden ifadeye çağrılıyor?” ifadelerini kullandı.

“KADINLAR ERKEK ŞİDDETİYLE KATLEDİLİYOR”

Eylemde Rojin Kabaiş’in ölümüne de değinildi. Çoban, kadınların şüpheli ölümlerinin “intihar” denilerek kapatılmak istendiğine dikkat çekilerek, “Şüpheli kadın ölümlerinin neredeyse tamamında aynı politikayla karşı karşıyayız. Kadınların ölümleri ‘intihar’ denilerek kapatılmak ve erkek şiddeti görünmez kılınmak isteniyor.” dedi. Rojin Kabaiş için de “intihar etti” denildiğini ve telefonundan intiharla ilgili aramalar yaptığı yönünde iddialar ortaya atıldığını belirten Çoban, “İnanmadık ve mücadelemizle Rojin’in telefonunun hiç açılmadığını; adli tıp raporunun yayınlanmasındaki ısrarımızla Rojin’in üzerinde 2 farklı erkeğe ait DNA’nın bulunduğunu ortaya çıkardık.” ifadelerini kullandı.

Çoban, “Şule’den Gülistan’a, Rojwelat’tan Rojin Kabaiş’e kadar biliyoruz ki; kadınlar intihar etmiyor; erkek şiddetiyle katlediliyor ve gerçekler sistematik biçimde örtbas edilmek isteniyor.” dedi. Açıklamanın devamında, Gülistan Doku’nun yakın arkadaşı Rojwelat Kızmaz’ın ölümü ile Gülistan’ı arama çalışmaları sürerken barajda cansız bedeni bulunan Esma Kılıçarslan’ın ölümünün de araştırılması istendi.

“GÜLİSTAN DOKU NEREDE?”

Gülistan Doku dosyasında son dönemde yaşanan gelişmelerin altı yılı aşkın süredir sürdürülen mücadelenin sonucu olduğu belirtilen açıklamada, Çoban, “Çünkü biliyoruz ki mücadele etmeseydik, Gülistan Doku’nun dosyası ‘intihar’ denilerek kapatılacaktı.” dedi. Adalet Bakanı Akın Gürlek’e de ayrıca seslenen Çoban, “Ucu Süleyman Soylu’ya dokunmasına rağmen neden Süleyman Soylu ifade vermeye dahi çağrılmıyor?” diye sordu.

Çoban, faili meçhul suçları araştırmak üzere kurulan birimlerin katledilen ve ölümü şüpheli bırakılan kadınların dosyalarını da araştırmasını istedi; “Gülistan’ın akıbeti ortaya çıkarılana, bütün sorumlular yargı önünde hesap verene kadar da mücadelemiz sürecek.” dedi.


ARŞİV