“Cumhuriyet Neden Gereklidir?” başlıklı söyleşi, 28 Ekim Çarşamba akşamı Caddebostan Kültür Merkezi’nde (CKM) düzenlendi. Doç. Dr. Ahmet Kuyaş’ın konuşmacı olarak katıldığı söyleşinin moderatörlüğünü, Kadıköy Belediyesi Kültür Müdürlüğü Genel Sanat Yönetmeni Ömür Kurt üstlendi. Kuyaş, söyleşinin ardından kitaplarını imzaladı.
Sözlerine cumhuriyetin her ülke için gerekli olmadığını söyleyerek başlayan Kuyaş, “Eğer cumhuriyet gerekli olsaydı, bugün Danimarkalılar ve Hollandalılar krallarını gönderip cumhuriyet ilan ederlerdi. Ayrıca vatandaş haklarına tümüyle saygılı, çağdaş ve demokratik olmak için mutlaka cumhuriyet gerekmemiştir; nitekim Büyük Britanya, Hollanda ve İsveç bunun örnekleridir. Bu tabi Almanların veya Fransızların yarım akıllı olduğu anlamına gelmez; cumhuriyet evrensel bir değer de değildir. Bazı toplumlar çağdaş, demokratik, insan ve yurttaş haklarına saygılı bir ülke olma yolunda cumhuriyete ihtiyaç duymamış, bazıları ise duymuştur. Bunun bildiğim kadarıyla bir kuramı yok.” ifadelerini kullandı.
Her ülkenin kendi tarihi ve kurumlarının geçirdiği dönüşümler üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini belirten Kuyaş, günümüzde monarşiyle yönetilen ülkelerin geçmişlerinde cumhuriyet deneyimlerinin, cumhuriyetle yönetilen ülkelerin geçmişlerinde ise krallıkların bulunabildiğine dikkat çekti.

ULUS DEVLET, HALİFELİK VE SALTANAT
Birinci Dünya Savaşı’nın sonunda bir ulus devletin ortaya çıkacağının kesin olduğunu dile getiren Kuyaş, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuna giden sürecin aşamalı olarak şekillendiğini söyledi. Kuyaş, “Cumhuriyeti kuracak olan kadro ilk başta ‘Türkiye’den’ bahsetmiyor, bir takım hukuki geliştirmeleri yaptıktan sonra bahsediyor.” ifadelerini kullandı.
Ulus devlet anlayışının bütün vatandaşlara eşit mesafede duran bir devlet yapısını gerektirdiğini belirten Kuyaş, laiklik ve sekülerizm kavramları üzerinden halifelik kurumunu değerlendirdi. Kuyaş, “Ulus devlet, tüm vatandaşlarına eşit mesafede olan ve duran bir devlet demek. Bugün bizim Türkiye’de laiklik dediğimiz ama sekülerizm olarak kullanabileceğimiz bir kavram. Böyle bir ülkede devletin üst kademelerinde ‘halife’ diye biri olamaz.” dedi.
Siyasi koşulların ve anayasal düzenlemelerin saltanat ile halifeliğin kaldırılması sürecinde belirleyici olduğunu vurgulayan Kuyaş, devletin bütün vatandaşlarına eşit mesafede durabilmesi için bu kurumların konumunun yeniden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
CUMHURİYET VE ANAYASA
Kuyaş, dönemin siyasi koşullarına ve meclisteki çoğunluk sorununa işaret ederek şu ifadeleri kullandı: “Saltanatın kaldırılması, cumhuriyetin ilanı ve halifeliğin kaldırılması üçü de anayasa değişikliğiyle yapılmamıştır. Ya meclis kararı ya da kanun değişikliğiyle. Neden Mustafa Kemal Paşa bu yolu seçti? Neden Rauf Bey ‘Bu iş erken oldu’ dedi? İkisi de biliyor ki bu söylediklerimin hiçbiri üçte iki çoğunluğu tutmuyor.”
Lozan Antlaşması ve meclisteki siyasi dengelerin de sürece etki ettiğini belirten Kuyaş, 1923 seçimleriyle yeni bir meclisin oluşturulmasının karar alma sürecinde etkili olduğunu ifade etti.

HERKESİN AKLINDA CUMHURİYET
Mustafa Kemal Paşa’nın aklındaki devlet yapısının cumhuriyet olduğunu vurgulayan Kuyaş, “Onun cumhuriyetçi olduğu 1919’dan beri biliniyor. Daha Erzurum Kongresi toplanmadan önce, herkesin aklında cumhuriyet. O kadar ki Erzurum’da Mondros koşullarını gerektiği gibi uygulanıp uygulanmadığını denetleyen İngiliz Yarbay’ının kulağına gelmiş, İngiltere’ye döndüğünde Dış İşleri Bakanı olan amcasına ‘onlar cumhuriyet kuracaklar’ diyor.” dedi. Paşa’nın cumhuriyet isteyen tek kişi olmadığını vurgulayan Kuyaş, “1919 yılında Erzurum Kongresi toplanmadan önce Temmuz ayında Paşa ve çevresindekiler çevreyi gezintiye çıkmış. Erzurum’da Albayrak Okulu’nun öğrencileri öğretmenleriyle pikniğe gidiyor, Paşa’yı görünce etrafını sarıp ‘yaşasın cumhuriyet’ diye bağırıyorlar. Düşünebiliyor musunuz? 1919’un Temmuz ayı daha Erzurum Kongresi yok. Anlaşılan hocalar da cumhuriyetçi ve hocalar Mustafa Kemal Paşa’nın da cumhuriyetçi olduğunu duymuşlar.” diye konuştu.
Birinci Dünya Savaşı’na kadar Mustafa Kemal Paşa ile tanışan kişilerin, onu çok sevdiğini söyleyen Kuyaş, “1919 yılında Anadolu’da onunla tanışanlar sevmez. Çünkü zor adamdır, yanında en ufak bir hata yaptığınız zaman ya sizi batırıp çıkarır ya da öyle bir espri yapar ki sonrasında ahbap olmanıza imkân yok. Ama müthiş saygı duyuyorlar ve güveniyorlar.” dedi.

CUMHURİYET IŞIĞI
Kadıköy Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Müdürlüğü tarafından hazırlanan “Cumhuriyet Işığı” sergisi, 28 Ekim Çarşamba günü Caddebostan Kültür Merkezi’nde (CKM) açıldı. Cumhuriyetin ilanının ardından gerçekleştirilen devrimleri, Türkiye’nin uluslararası alandaki dönüşümünü ve toplumsal değişimi tarihî belgeler aracılığıyla ele alan sergi, CKM’nin 4. kat fuaye alanında 17 Kasım’a kadar ziyaret edilebilecek.
Cumhuriyetin 10. yılına ilişkin özel belgelerin yanı sıra dergi, köşe yazıları ve fotoğrafların da yer aldığı sergide; eğitim, sağlık, spor, kültür, sanayi ve harf inkılabı gibi farklı alanlarda gerçekleştirilen dönüşümler ve bunların toplumsal yaşama yansımaları sunuluyor.