Dünya belediyeleri pandemi sürecinde ne yapıyor?

Kadıköy Akademi, korona salgını sonrasında yaşanabilecek gelişmeleri ve farklı ülkelerden belediyelerin yeni korona virüsü salgını sürecindeki uygulamaları inceledi

28 Mayıs 2020 - 10:43

Kadıköy Belediyesi’nin kent araştırmaları alanında çalışma yürüten birimi Kadıköy Akademi, farklı ülkelerden belediyelerin yeni korona virüsü salgını sürecindeki uygulamalarını inceledi. Akademi aynı zamanda salgın sonrası kentlerde yaşanabilecek değişimlere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Londra’dan Helsinki’ye dünyanın önemli kentlerinin mercek altına alındığı araştırmada pandemi salgını sonrası kentlerde kalıcı değişiklikler yapılacağı ifade ediliyor.

20. yüzyılda yaşanan İspanyol Gribi’nin, kent planlaması üzerinde kalıcı değişimlere sebep olduğunun hatırlatıldığı araştırmada benzer sürecin 21. yüzyıl kentlerinde de yaşanmasının kaçınılmaz olduğuna dikkat çekilerek yakın gelecekte özellikle dört başlıkta değişimler yaşanacağı belirtiliyor. Bu dört başlık şöyle:

1- KENTLEŞME PRATİKLERİ

Araştırmada iklim krizi, yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelme,  ormanların, su havzalarının, tarım arazilerinin ve yaban hayatın korunması gibi konuların daha önce ciddiye alınmadığı hatırlatılıyor. Bu başlıkların salgınla birlikte önem kazandığına dikkat çekilen araştırmada kentsel yayılma, yoğunluk, ulaşım tercihleri ve kompakt kentler gibi temaların önümüzdeki dönemde daha fazla tartışılacağı ve bu alanlara dair yeni planlama araçlarının önerileceği belirtiliyor.

2- TEKNOLOJİ KULLANIMI

Salgın sonrasında, dijitalleşme, yapay zekâ, otomasyon gibi alanların kamu ve özel sektörde daha fazla konuşulacağı, günlük hayatımızda da bu gibi uygulamalarla daha fazla temas edeceğimizin ifade edildiği araştırmada “akıllı kentler” tartışmalarının artacağına vurgu yapılıyor. Araştırmaya göre bu alandaki uygulamalar yaygınlaşacak ve kamu ve özel sektör yatırımlarında bu alana dair bütçe kademeli olarak artacak.

3- ÇALIŞMA YAŞAMI

Pandemi ile birlikte en çok konuşulan konulardan biri de evde çalışma oldu. Pek çok insan salgın nedeniyle evlerinden çalışıyor. Araştırmada  teknolojinin elverdiği ölçüde uzaktan çalışmanın yaygınlaşmasıyla birlikte esnek çalışma modellerinin yaygınlaşacağı ve ayrıca otomasyonun daha fazla kullanılmasının bazı meslekler üzerinde istihdam azaltıcı bir etki yaratacağı değerlendirmesi yapılıyor. Aynı zamanda yeni mesleklerin istihdam içindeki payının artacağı, dijital pazarlama, veri analisti, yapay zeka ve makine öğrenmesi uzmanları, büyük veri uzmanları, yazılımcılar, inovasyon profesyonelleri, robotik uzmanları gibi bazı mesleklerin gelişeceği öngörülüyor. Bunun yanı sıra veri giriş personeli, muhasebeci, sekreter, montaj işçileri, müşteri hizmetleri personeli, denetçiler, kasiyerler, sigorta memurları gibi bazı mesleklere ise daha az ihtiyaç duyulacağı tahmin ediliyor.

4-ULAŞIM TERCİHLERİ

Araştırmaya göre gelecekte toplu ulaşımı tercih edenlerin kısmen azalacağını ve kişisel araç kullanma eğiliminin de artacağını söylemek mümkün. Bunun dışında, gerekli topografyaya sahip kentlerde bisiklet ve elektrikli scooter kullanımında da artış yaşanacağına dair beklentiler bulunuyor. Dolayısıyla, kentler bu davranış değişikliklerini yönetme ve oluşacak yeni taleplere cevap verebilme konusunda yakın zamanda sınanmaya başlanacak. Daha şimdiden kent merkezlerini motorlu araçlardan arındırma yönündeki eğilim ile salgın sonrasında artan bireysel otomobil kullanma yönündeki eğilim arasında bir çekişme yaşanacağı görülüyor. Aynı şekilde, bisiklet yolları ağının genişletilmesi, paylaşımlı yolların ve bisiklet otoparklarının artırılması yönündeki beklentilerin de artması çok olası. Özetle, önümüzdeki dönem kentler, otomobillerin egemenliğindeki kent arazi kullanımının, bisiklet ve yaya odaklı projelerle geriletilmesi yönündeki çaba ile bireysel otomobil kullanıcıları arasındaki rekabetin artacağı bir döneme tanıklık edebilir.

DÜNYA KENTLERİNDEN ÖRNEKLER

Araştırmada yerel yönetimler tarafından hayata geçirilen uygulamalarda salgından en fazla etkilenen 65 yaş üstü nüfusa yönelik çalışmalar dikkat çekiyor. Araç trafiğinden arındırma ve yayalaştırma uygulamaları başta olmak üzere, çeşitli yerel ve merkezi yönetimlerin sosyal ve kültürel alanlarda aldığı önlemler şöyle:

OAKLAND (ABD)

Oakland kenti, sokağa çıkma kısıtlamasının yaşandığı günlerde otomobillerin kentin bazı bölgelerine girmesini yasaklayarak yürüyüşe çıkan, spor yapan ya da bisiklete binen insanların aralarındaki mesafeyi korumalarına olanak sağladı. Ortalama 1,5 metre genişliğindeki kaldırımların yayalar için risk oluşturduğunu düşünen kent yönetimi, daha fazla yaya erişimine izin vermek için toplamda 74 mil (toplam miktarın %10’u) uzunluğundaki sokakları otomobillere kapattı. Sokağa çıkma kısıtlamasının kalkmasından sonra bu uygulamanın devam edip etmeyeceği ise şu an uygulanmakta olan sürecin ne derece kabul gördüğüne göre değişecek.

PARİS (FRANSA)

Pek çok kent gibi Paris de bisiklet ve yaya yollarını genişletecek planları uygulamaya başladı. Salgın öncesinde de kent merkezine araç girişlerini azaltmayı hedefleyen Paris Belediye Başkanı Anne Hidalgo, bisikletlere kentte daha fazla yer açmak ve kirliliği azaltmak için çalışmalarını hızlandırdı. Paris’teki motorlu araç trafiğinin pandemi öncesi seviyeye dönmesinin mümkün olmadığını söyleyen Hidalgo,  Paris’i “15 dakikalık kent” haline getirmeyi, herkesin ihtiyacı olan her şeye kendi mahallesinde ulaşmalarını sağlayacak bir kentleşme planladıklarını açıkladı.

BUDAPEŞTE (MACARİSTAN)

Budapeşte’de şehirdeki birçok önemli rota için geçici bisiklet yolları oluşturulmasına karar verildi. Bu sayede korona virüsü salgını süresince alternatif ve güvenli bir ulaşım biçimi sunulacağını belirten yetkililer, önümüzdeki günlerde hayata geçirilecek planların kesinleştiğini bildirdi. Salgın nedeniyle yürürlükte olan kısıtlamaların, eylül ayına dek kademeli olarak da olsa süreceğini öngördüklerini belirten yerel yetkililer, alınacak olumlu geri dönüşlerle pandemi sürecinin sonrasında bisiklet yollarının kalıcı hale gelebileceğini de belirtiyor.

LONDRA (İNGİLTERE)

Londra Belediyesi internet sitesinde oluşturduğu korona virüsü sekmesiyle kente dair salgın güncellemelerini ve çeşitli alanlara dair rehberlerini yayınlıyor. Ayrıntılı rehberler arasında çeşitli mekanlara ait sosyal mesafe kurallarının standartları, kentteki gönüllülük ve bağış sisteminin ayrıntıları, eğitim ve çocuk bakımı hizmetleri, zihin sağlığını korumak için dikkat edilmesi gerekenler ve öneriler ile sık sorulan soruların yanıtları paylaşılıyor. Ayrıca merkezi yönetimin sağlık ve güvenlik politikalarının anlatıldığı web sitelerine yönlendirmeler yapılıyor.

HELSİNKİ (FİNLANDİYA)

Helsinki Belediyesi de korona virüsü hakkında hazırladığı sekme altında yardım hatları, sağlıkla ilgili talimatlar, uzaktan eğitim, çevrimiçi kültürel hizmetler, ulaşım hizmetleri ve işletme destekleri hakkında güncellemelerini paylaşıyor. Ayrıca, Helsinki’de yerel topluluklar ve yardım kuruluşları biraraya getirildi ve gönüllüler salgın süresince 80 yaşın üzerindeki vatandaşlarla 38 binin üzerinde telefon görüşmesi yaparak günlük ihtiyaçlarıyla ilgili talepleri topladı.

NICE (FRANSA)

Yerel ekonominin yeniden canlanmasını desteklemek için Nice şehri işletmelerin sağlık güven etiketi olan ‘Label Confiance Sanitaire’ uygulamasını başlattı. Korona salgını sonrası sağlık güvenliği kurallarına uyduklarını göstermek için mağazalar ve diğer işletmeler bu etiketi kullanabiliyorlar. Etiket, müşterilere burada alışverişin güvenli olduğunu garanti ediyor.

NANTES (FRANSA)

Nantes, bağış toplamak, girişimcileri desteklemek ve Nantes halkının ihtiyaçları hakkında bilgi toplamak için bir karşılıklı yardım platformu kurdu. Bu kapsamda yaklaşık 750 Nantes vatandaşı gönüllü görevler için başvuruda bulundu ve bunların 300’ü alışveriş, yiyecek dağıtımı, tıbbi ve sosyal kurumları destekleme ve teslimat yapma konularında harekete geçirildi. Ayrıca, maske taleplerini karşılamak üzere 15 mahalle derneğini ve 100’den fazla terziyi biraraya getiren “Des Femmes en Fil” adındaki oluşum da Nantes tarafından destekleniyor.

BRATİSLAVA (SLOVAKYA)

Karantina dönemi, Avrupa’da en çok yaşlı nüfusu etkiledi. En riskli grubu oluşturan yaşlıların sıkı tedbirlerle denetlenmeleri, uzun süre dışarıyla temaslarının kesilmesi depresyon ve yalnızlık duygusunun artmasına neden oldu. Bu etkileri hafifletmek için, Bratislava’da ziyaret yasağı bulunan yaşlı bakım evleri önünde açık hava konserleri yapılıyor. Konserler sadece tesislerdeki yaşlılara değil, aynı zamanda sosyal hizmet uzmanlarına da moral desteği sağlıyor.

ATİNA (YUNANİSTAN)

Atina, korona salgını esnasında evsizleri korumak için 400’den fazla yataklı bir sığınak oluşturdu. Yedi katlı üç binadan oluşan kompleks nisan ayında açıldı. Merkezde, ücretsiz yemek ve psikososyal desteğin yanı sıra, TV, internet, çamaşırhane ve ortak mutfaklar yer alıyor.

GLASGOW (İSKOÇYA)

İskoçya’nın çağdaş görsel sanat festivali olan Glasgow International, pandeminin ardından 2021 yılına kadar ertelenerek, çevrimiçi bir program olarak yayınlandı. Jenkin van Zyl, Yuko Mohri, Alberta Whittle ve Liv Fontaine gibi sanatçılar, dijital program için yeni çalışmalar yaparken, festival direktörü Richard Parry de sesli bir festival tanıtımı yayınladı. Tüm program glasgowinternational.org adresinden bir süreliğine ücretsiz olarak yayınlandı.

DÜSSELDORF (ALMANYA)

Düsseldorf’ta kültürel faaliyet yürüten kurumların salgında kapalı olması nedeniyle, çevrimiçi olarak çok çeşitli ücretsiz dijital etkinlikler yapılıyor. Sanal müze turları, konserler ve opera performanslarının yanı sıra çocuklar ve gençler için uygulamalı aktiviteler ve eğitimler de yapılıyor. Düzenli olarak güncellenen bu programlara Düsseldorf Kültür Departmanı’nın web sitesinden ulaşılıyor.


ARŞİV