Eğitim ve Öğretim yılı 1. dönemini başarıyla tamam

Kamuoyunda eğitim ve öğretimin en fazla konuşulduğu, eğitim tartışmaların yaşandığı bu öğretim yılının birinci dönemini geride bıraktık.

23 Ocak 2013 - 13:43
Kamuoyunda eğitim ve öğretimin en fazla konuşulduğu, eğitim tartışmaların yaşandığı bu öğretim yılının birinci dönemini geride bıraktık. Bu yıl eğitim ve öğretim, ülke gündemini uzun süre ve öncelikli gündem olarak meşgul etti. Ülke genelinde veli- vatandaş düzeyinde 4+4+4 olarak bilinen 6287 Sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanunu ile Bazı Kanunların Değişiklik Yapılmasına dair kanun kapsamında birçok köklü değişimlerin hayata geçirildiği bu zorlu süreci Kadıköy Milli Eğitim Müdürlüğü ailesi olarak güç birliği içinde başarılı geçirdik. Eğitimin kademelendirilerek esnekleştirildi. İmam Hatip Ortaokulları yeniden açıldı. Zorunlu eğitim 12 yıla çıkarıldı. İlkokulda ilk defa oyun ve fiziki etkinlikler dersi uygulamaya kondu. Ortaokulda haftalık ders saati gelişmiş ülkeler seviyesine getirildi. Ortaokullarda seçmeli ders saatleri artırıldı, öğrenciler daha fazla ilgi ve yetenekleriyle ilgili dersle buluştu, eğitim daha esnek ve kapsayıcı hale getirildi. Kılık kıyafet yönetmeliği değişti ve 2013-2014 eğitim ve öğretim yılından itibaren kılık kıyafet serbestliği uygulanacak. Okul Aile Birliği yönetmeliğinde değişiklikler yapıldı ve velilerin okulla ilgili kararlarda bizzat yer alması ile çocuğunu devlet okuluna gönderen ailelerin imkânlarını zorlayarak okul için fazladan ödeme yapmasının önüne geçilmesi amaçlandı. Ücretsiz kitap dağıtımı ve yaklaşık 500 civarındaki özel eğitime muhtaç öğrencilerimizin okula erişimi için ücretsiz taşınmasına bu yıl da devam edildi. Kadıköy’de örgün eğitim kurumlarımızda 67 bin, yaygın eğitim kurumlarımızda 73 bin olmak üzere 140 bin birey eğitim-öğretim hizmetlerine erişti. Okullarımızda şube başına ortalama 22 öğrenci düştü. En çok talep gören ve çevre ilçelerden öğrencilerin çok rağbet ettiği meslek liselerimizde kayıt döneminde aşırı taleple karşılaşmış olmamıza rağmen bu okullarımızda bile derslik başına düşen öğrenci ortalamamız 36’dır. Genel olarak örgün eğitimde dersliğe düşen ortalama öğrenci sayımız 25, şubeye düşen öğrenci sayımız ise 22’dir. Bu rakamlar müdürlüğümüzün stratejik planında baz olarak aldığı AB ortalamalarına uyumlu ve birçok AB ülkesinin ortalamalarından daha iyi bir durumdadır. Buna rağmen halen yenileme ve destek inşaatı devam eden 7 okulumuz ve onlara ev sahipliği yapan okullarımızda ikili eğitim yapılması, Ticaret Meslek lisemiz, Anadolu Meslek ve Kız Meslek lisemizin çok talep gören okullar olarak ilçe ortalamasının üzerindeki sınıf mevcutları, eğitimcilerimiz öğrencilerimiz velilerimiz ve biz yöneticileri zorlayan bir durum olmuştur. Öte yandan Bakanlığımızın “Okullarda Hayat Olsun”, İstanbul Milli Eğitim müdürlüğümüzün eğitim politikalarının bir gereği olarak “Yazarlar Okulda”, “Değerler Eğitimi” projelerini bu yılda başarıyla uyguluyor ve devam ettiriyoruz. “Lider ve Model bir kurum olmak” vizyonuna uygun olarak geçen yıl hayata geçirdiğimiz “Anne Baba Veli Eğitim ve Rehberliği” projemiz ile www.kadikoy-meb.gov.tr adresindeki görsel videolar üzerinden aylık 5 bin ziyaretçiye ulaşmış bulunmaktayız. Bu yılda iki önemli ve değerli projemize çalışmaya devam ediyoruz. Bu projelerimizden birisi “Engeliler de Mesleki Rehberlik” tir. Proje planımıza göre mart ayı sonunda rehber kitabımız ve görsel videolarımızı hazırlayarak yayılıma sunacağız. Diğer projemiz ise yine aynı derecede önemli olan yönetimin toplamda kalitesini daha da yükseltmek için “EFQM Mükemmellik Modeli”yönetiminin uygulama evrelerini hayata geçirmektir. Tüm bu çabalarımız ülkemizin en önemli ve değerli kaynağı olan öğrencilerimizin kişisel ve akademik olarak gelişmesi, hem bugünkü ihtiyaçları hem de geleceğe hazır olabilmelerini sağlayacak bilgi beceri ve davranışları kazandırmak içindir. Bu kazanımlara ne kadar ulaştıklarının gösterge performanslarından birisi de başta sosyal olmak üzere duygusal ve akademik gelişim göstergelerini yansıtan KARNELERİDİR. Ülkemiz genelinde ve maalesef eğitim çevremiz de öncelikle ortaöğretim ve yüksek öğretime geçiş sınavı hazırlıklarına odaklanmış durumdalar. Bu gerçeği anlıyor olmakla beraber öğrencilerimizin eğitimsel gelişim başarı göstergesinde öncelikle ölçü alınmasını sakıncalı buluyoruz. Bu sakıncalı tutumlar nedeniyle özelikle karne dönemlerinde istenmedik öğrenci veli çatışmaları yaşanmaktadır. Bu çatışmalarda anne babalar veliler istemeden, öğrenci karnesini yeterince doğru yorumlayıp değerlendiremediklerinden üzücü, incitici ve özgüveni azaltıcı sonuçlara neden olabilmektedirler. Bizim velilerimizden beklentimiz karnelerin öncelikle çocuklarımızın sosyal ve duygusal gelişimlerini gösteren davranışlar bölümünü incelemeleridir. Bu bölüme yansıyan duygusal ve sosyal gelişimler için öğrencilerimize mutlaka destekleyici geri bildirimde bulunmalarıdır. Çünkü bu bölüm hayat başarısında daha da önemlidir. Yine karnenin öğrencilerimiz için bir korku belgesi olarak algılanmasına neden olacak şiddetli tepkilerden uzak durmalarıdır. Bunun yerine karnenin öğrencilerinin içinde bulundukları imkân ve şartlar içinde 1. Yarıyılda gösterdikleri çabanın bir göstergesi olarak düşünmeleri, eğer kırık notlar varsa bunları nasıl düzeltiriz diye birlikte bir planlama yapmayı önermeleri,  daha gerçekçi ve destekleyici bir tutum olacaktır. Öğrencilerimizin karnelerindeki pozitif gelişim ve başarılı notlarına mutlaka hak ettikleri ilgiyi göstermelidirler. Zayıf bölümlerin nedenlerini çözümlemeye ve anlamaya çalışmaları, kesinlikle başka öğrencilerin notları ile kıyaslama yapmamalıdırlar. Önemli olanın elinden gelenin en iyisini yapmak olduğunu belirterek şartlar elveriş ise, makul ve öncelikle ihtiyaç odaklı ödüllendirmeyi tercih etmeleridir. Kadıköy Milli Eğitim Müdürü olarak öğretmenlerimize,  öğrencilerimize ve ailelerine 1.dönemdeki çabaları için çok teşekkür ediyorum. Daha fazla çaba daha fazla başarı getirecektir. Öğrencilerimizin dönem tatilinden yorgunluklarını geride bırakarak, mutlaka ama mutlaka zevkle okudukları kitaplardan okuyarak tatili değerlendirmelerini bekliyoruz.

ARŞİV