Eğitimde şiddete karşı ortak çağrı

Kahramanmaraş Aysel Çalık Ortaokulu’na düzenlenen silahlı saldırıda hayatını kaybeden öğretmen ile öğrenciler Kadıköy İskelesi Meydanı’nda anıldı. Sorumluların hesap vermesi, bir daha benzer acıların yaşanmaması için mücadele çağrısı yapıldı

18 Nisan 2026 - 11:42

KESK İstanbul Şubeler Platformu, DİSK İstanbul Bölge Temsilciliği, TMMOB İstanbul İl Koordinasyon Kurulu ile İstanbul Tabip Odası, Kahramanmaraş’taki Aysel Çalık Ortaokulu’nda gerçekleşen silahlı saldırı sonucunda hayatını kaybeden öğretmen ve öğrenciler için Kadıköy İskelesi Meydanı’nda anma programı düzenledi. “katledilen öğretmen ve öğrencilerimizi anıyoruz” pankartı etrafında bir araya gelenler, “Susma haykır şiddete hayır”, “ Yusuf Tekin istifa” sloganları attı. Şiddete karşı tepkilerin dile getirildiği anmada, kurumlar adına temsilciler açıklama yaptı.

“ŞİDDET ÜLKEYİ ESİR ALMIŞ”

“Şiddet sadece sağlıkta, eğitimde değil. Sokaklarımız, iş yerlerimiz, toplu taşıma güvenli değil.” diyen İstanbul Tabip Odası Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Osman Küçükosmanoğlu, “Şiddet münferit bir olay değil tüm ülkeyi esir almış durumda. Bunun sorumlusu ülkeyi 25 yıldır yöneten, ekonomik ve sosyal politikaları uygulayan siyasi iktidardır. Eğitim ile sağlık kurumları bütün halkımızın her gün bulunduğu yerlerdir. Şiddetten en uzak olması gereken kurumlardır. Bunları koruyamayanların toplumu korumaları mümkün değildir. Günlerdir sokaklarda başta eğitim emekçileri olmak üzere tüm halkımız bu olaya tepkisini gösteriyor. Ama siyaset bunları görmezden geliyor. Halbuki bu isyan, bu protestolar gayet meşrudur ve artarak sürmelidir ki bunun hesabının sorulacağı günlerde anımsanmalıdır. Tekrar hepimize başsağlığı diliyorum.” diye konuştu.

“EĞİTİM HAK OLMAKTAN ÇIKARILDI”

TMMOB adına söz alan Aydan Adanır Usta “Son zamanlarda gerçekleşen bu saldırılarda öğretmenlerimizin ve  öğrencilerimizin can güvenliğinin dahi olmadığı bir eğitim sistemine girdiğimizi görüyoruz. Bu tablo tesadüf değildir. Yıllardır adım adım niteneksizleştirilen, bilimsellikten uzaklaştırılan ve piyasacı anlayışa teslim edilen eğitim politikalarının doğrudan sonucudur. Eğitimin kamusal bir hak olmaktan çıkarılması okulları yalnızca bilgi üreten kurumlar olmaktan uzaklaştırmakta, aynı zamanda şiddetin, eşitsizliğin ve güvencesizliğin yeniden üretildiği mekanlara dönüştürmektedir. Bugün yaşananlar siyasal iktidarın politikaları nedeniyle toplumda derinleşen krizlerin ve artan şiddetin eğitim alanındaki yansımasıdır. Eğitimde laik ve bilimsel yaklaşım rehberliği ve özgür düşünce her zamankinden daha hayati bir ihtiyaçtır. Eğitimde gericiliğe, piyasacılığa ve şiddeti besleyen politikalara karşı bilimi ve kamucu anlayışı savunmaya devam edeceğiz.” dedi. 

DİSK İstanbul Bölge Temsilcisi Asalettin Arslanoğlu da çocuk işçiliğine dikkat çekerek,  “Her yıl yaklaşık 100 tane çocuk iş cinayetlerine kurban gidiyor. Çağdaş, demokratik bir ülkede bir tek çocuk bile iş cinayetinde ölse çalışma ve sosyal güvenlik bakanı, milli eğitim bakanı derhal istifa eder. Özgürce konuşulan, tartışılan, ülkenin geleceğini, eğitim sisteminin geleceğini arayan bir Milli Eğitim Şurası oluşturulmalı. Şuraya  sendikalar ile demokratik muhalefet yürüten bütün örgütlerin rahatça katılım sağlanmalı.” ifadelerini kullandı.

“GELECEĞİMİZE SAHİP ÇIKMALIYIZ”

KESK İstanbul Şubeler Platformu dönem sözcüsü Hüseyin Tosun da şunları dile getirdi: “Ülke olarak Şanlıurfa ve Maraş'ta birer gün arayla gerçekleşen saldırılarda çocuklarımızı, öğrencilerimizi ve öğretmenlerimizi kaybetmenin derin acısı, öfkesi ve sarsıntısı içerisindeyiz. Okullarda yaşanan şiddet eğitimden kültüre, ekonomiden sosyal politikalara kadar yıllardır sürdürülen yanlış politikaların doğrudan sonucudur. Bu tabloyu yalnızca bir güvenlik zafiyeti münferit bir mesele olarak görmek ya da sunmak gerçeği örtmekten başka bir işe yaramıyor. Çocuklarımızın, öğrencilerimizin ve eğitim emekçilerinin hayatı bu kadar değersiz değildir. Artık sözün bittiği yerdeyiz. Siverek'te, Maraş'ta ve ülkenin dört bir yanında yaşanan bu acıların bir daha tekrarlanmaması için şiddete karşı yaşamı savunmak geleceğimize sahip çıkmalıyız.”

Açıklamaların ardından Maraş’ta hayatını kaybeden öğretmen ile öğrencilerin isimlerinin yer aldığı pankart önünde mumlar yakıldı, karanfiller bırakıldı. 

 

ARŞİV