Ekonomik gelişimde öncelikler değişiyor!

Toplum Çalışmaları Enstitüsü’nün raporuna göre yüksek bilişsel beceri kapasitesine sahip ülkeler ekonomik performansta öne çıkıyor

25 Haziran 2026 - 15:03

Ankara merkezli düşünce kuruluşu Toplum Çalışmaları Enstitüsü, “Yapay Zekâ Çağında İnsani Beceriler: Sosyal ve Duygusal Yetkinliklerin Yeni Rolü” başlıklı raporunu yayınladı. Raporda, ülkelerin uzun vadeli ekonomik performansında yalnızca ortalama eğitim süresinin değil, eğitim yoluyla kazandırılan bilişsel, sosyal ve duygusal becerilerin belirleyici olduğu belirtildi. Araştırmada, dünya genelinde kişi başına düşen gayri safi yurt içi hasılanın 1970 yılında 816 dolar seviyesinde olduğu, 2024 yılında ise 13 bin 631 dolara yükseldiği belirtilirken, buna karşın küresel refah artışının ülkeler arasında eşit gerçekleşmediği, yüksek gelir grubundaki ülkelerin zaman içerisinde diğer ülkelerle aralarındaki farkı artırdığı ifade edildi.

EKONOMİK KALKINMADA SEKTÖR FARKI

Rapora göre ekonomik kalkınma sadece gelir artışından ibaret değil; üretim yapısındaki dönüşüm de kalkınmanın temel göstergeleri arasında yer alıyor. 2023 verilerine göre yüksek gelir grubundaki ülkelerde hizmet sektörünün GSYH içindeki payı yüzde 69,1 olurken, bu oran düşük gelir grubundaki ülkelerde yüzde 35,4. Tarımın payı yüksek gelir grubundaki ülkelerde yüzde 1,4 oranında kalırken bu oran düşük gelir grubundaki ülkelerde yüzde 26,3 seviyesinde gerçekleşti.

EĞİTİM BAŞARISI REFAHA YANSIYOR

Raporda, eğitim kalitesi ile ekonomik performans arasındaki bağlantıya da dikkat çekildi. OECD’nin PISA verileri üzerinden yapılan değerlendirmeye göre Çin, Singapur, Güney Kore, Polonya ve İrlanda gibi son dönemde güçlü ekonomik büyüme performansı sergileyen ülkelerin, PISA sonuçlarında da ortalamanın üzerinde yer aldığı belirtildi. Çalışmada ayrıca Toplum Çalışmaları Enstitüsü tarafından geliştirilen Bilişsel İşgücü Endeksi’ne yer verildi. PISA üst düzey başarı oranı, genel PISA skoru, ortalama eğitim süresi ve beklenen yaşam süresi göstergelerinden oluşan endeksin, ülkelerin refah düzeyiyle yakından ilişkili olduğu ifade edildi. Buna göre yüksek endeks puanına sahip ülkeler, kişi başına düşen gelir seviyelerinde de üst sıralarda yer aldı.

YAPAY ZEKÂ BECERİLERİ DEĞİŞTİRİYOR

Raporda dijitalleşme, otomasyon ve yapay zekâ teknolojilerinin iş gücü piyasalarında önemli bir dönüşüm yarattığı belirtildi. Dünya Ekonomik Forumu’nun Future of Jobs raporuna göre işverenlerin yüzde 44’ü önümüzdeki beş yıl içinde çalışanların temel becerilerinin önemli ölçüde değişeceğini öngörürken, şirketlerin yaklaşık yüzde 60’ı çalışanları için yeniden beceri kazandırma ve beceri geliştirme programlarına ihtiyaç duyuyor. Veri analistleri, yapay zekâ uzmanları, siber güvenlik uzmanları ve yazılım geliştiriciler gibi teknoloji yoğun mesleklerin büyümesi beklenirken, veri girişi ve rutin idari görevler gibi alanlarda istihdam kaybı yaşanabileceği kaydedildi.

AKADEMİK BAŞARIYLA BAĞLANTILI

Raporda, öz denetim, sorumluluk, iş birliği, merak ve yaratıcılık gibi sosyal ve duygusal becerilerin akademik başarı ve yaşam sonuçlarıyla yakından ilişkili olduğuna dikkat çekildi. OECD verilerine göre başarı motivasyonu, sebat, merak, sorumluluk ve öz denetim gibi beceriler ile akademik başarı arasında güçlü bir bağlantı bulunuyor. Çalışmalara göre sosyal ve duygusal becerileri gelişmiş çocukların akademik hayatta başarılı olma olasılığı artıyor.

Raporda, sosyoekonomik koşulların bu becerilerin gelişiminde belirleyici rol oynadığı da vurgulandı. OECD verileri, sosyoekonomik açıdan dezavantajlı öğrencilerin sosyal ve duygusal beceri alanlarının tamamında daha düşük performans gösterdiğini ortaya koyuyor. Çalışma, Türkiye’de gelecek nesillerin başarısı ve refahı için sosyal ve duygusal becerilerin geliştirilmesinin önemine dikkat çekerken, bu süreçte sosyoekonomik koşulların kritik etkisine işaret ediyor.


ARŞİV