"Hayatta kalmaya çalışıyoruz"

Emekli maaşına yapılan son zammın ardından konuştuğumuz emekliler, “Bu yaştan sonra canımın istediği bir şeyi hesap yapmadan almak istiyorum. Ama alamıyorum. Bu çok acı bir durum” diyor

06 Ağustos 2026 - 10:52

Hülya ARSLAN – Seyhan KALKAN VAYİÇ

Emekli maaşlarına yapılan son zammın ardından en düşük emekli aylığı 23 bin 500 lira oldu. Kadıköy sokaklarında konuştuğumuz emekliler, yapılan artışın daha ceplerine girmeden kira, market ve temel yaşam giderleri karşısında eridiğini söyledi.Son dönemde adalete olan güvenin sarsıldığını dile getiren birçok emekli ise ya isminin yazılmasını ya da fotoğrafının çekilmesini istemedi. 

Görüşlerine başvurduğumuz emekliler arasında emekli olduktan sonra çalışmaya devam eden, çocuklarının desteğiyle ayakta kalmaya çalışan ve maaşının büyük bölümünü kiraya ayıranlar da var. Maaş artışının hızla yükselen yaşam maliyetleri karşısında yetersiz kaldığını dile getiren emekliler, en düşük emekli maaşının en az 50 bin lira olması gerektiğini savundu. 

“GEÇİNME ŞANSIMIZ YOK”

57 yaşındaki Kenan Baza, emekli olmasına rağmen çalışmaya devam edenlerden. Altı yıldır emekli olduğunu söyleyen ve geçimini sağlayabilmek için elektrik teknisyeni olarak çalıştığını anlatan Baza, “AVM’lerde mağazaların elektrik işleriyle uğraşıyorum. Emekli maaşıyla geçinme şansı yok. Mecburen çalışıyorum. Altı yıldır emekliyim ama bir gün bile çalışmayı bırakmayı düşünemedim. Askerde bir oğlum var, 16 yaşındaki ikizlerim lisede okuyor. Eşim de emekli ama o da çalışıyor. Başka türlü geçinmemiz mümkün değil. Kartal’daki evimizi kentsel dönüşüm için boşalttık. Müteahhit işi yarım bırakıp gitti, dava açtık. Şimdi Ataşehir’de kirada oturuyoruz. Maaşımın önemli bir kısmı çocuklarımın ihtiyaçlarına, askerdeki oğluma ve kira giderlerine gidiyor.”

“KİRALIK ODADA YAŞIYORUM”

Emekli olduktan sonra çalışmak zorunda kalan diğer kişi ise Bağ-Kur emeklisi İrfan Çelik Demir. Yaklaşık altı yıldır emekli olduğunu ve geçinebilmek için yıllardır ek iş yaptığını söyledi. Demir, “Bir arkadaşımın iki odalı evinin bir odasını kiralayarak kalıyorum. Odaya 15 bin lira kira veriyorum. Elektrik, su ne gelirse ortak ödüyoruz. Maaşım 23 bin 500 lira oldu ama yetmiyor. O yüzden yıllardır kıyafet satıyorum, kışın da Bingöl'den bal getirip satıyorum. Yarın bana 'Kendine yer bul.' deseler belki sokakta kalacağım. Eskiden tiyatroya giderdik, kitap alırdık, denize girerdik. Belki 30 yıldır denize ayağımı sokmadım. Sosyal hayat diye bir şey kalmadı.”

“KİRALAR MAAŞLARI GEÇTİ”

Yüksek kiralar nedeniyle geçinmekte zorlandığını söyleyen 72 yaşındaki Füsun Sanatkar, eşinin emekli maaşıyla yaşamını sürdürmeye çalıştığını belirterek kira ve market fiyatlarından yakındı. Sanatkar, “Kirada oturuyorum. 32 bin lira kira ödüyorum. Aldığımız para hiçbir zaman yetmiyor. Eşim askeriyeden emekli. Maaşı normal emeklilere göre biraz daha yüksek olmasına rağmen yine de geçinmekte zorlanıyoruz. Torunlarıma destek olmaya çalışıyorum ama ayın sonu gelmiyor. Markete gidiyorsunuz, birkaç parça ürün alıyorsunuz, en az 800-1000 lira ödüyorsunuz. Çevremdeki bütün emekliler aynı durumda. Bence en düşük emekli maaşı en az 45-50 bin lira olmalı. İnsanlar artık nefes almakta bile zorlanıyor. Kiralar maaşları geçti.. Çok zor geçiniyoruz.”dedi.

“ÇOCUKLAR YARDIM ETMESE GEÇİNEMEM”

Kendi evinde oturmasına rağmen aldığı maaşın yeterli olmadığını söyleyen 90 yaşındaki emekli devlet memuru Mehmet Kamil Tuncay, çocuklarının desteği olmadan yaşamını sürdürmesinin mümkün olmadığını şu sözlerle ifade etti: “31 bin lira emekli maaşı alıyorum ama yetmiyor. Başka bir gelirim yok. Çocuklar yardım ediyor. Evim olmasa, bir de kira ödesem bu maaşla Kadıköy'de yaşamam mümkün değil. Markette her şey ateş pahası. Bir kavun olmuş 150 lira. Ben 90 yaşındayım. Bu yaştan sonra canımın istediği bir şeyi hesap yapmadan almak istiyorum. Ama alamıyorum. Bu çok acı bir durum. Emekli maaşının en az 50 bin lira olması gerekir ki insan biraz rahat nefes alabilsin.”

İsmini vermek istemeyen bir emekli de şunları paylaştı: “Yeldeğirmeni’nde 30 bin lira kira ödüyoruz. Benim maaşımla eşimin maaşını birleştiriyoruz, önce kirayı ödüyoruz. Geriye kalanla yaşamaya çalışıyoruz. Ben yağ kuyruklarını da gördüm ama böyle bir pahalılık hiç görmedim. Et almak lüks oldu. Geçen gün kasapta bir kadın altı tane köfte için kıyma almak istedi. Çok üzüldüm. Dayanamadım, ‘Ben sana yarım kilo alayım.’ dedim. İnsanların geldiği durum gerçekten çok acı.”

 

ARŞİV