İstanbul'un geniş ve karmaşık toplu taşıma ağı, özellikle birden fazla hat kullanarak seyahat eden yolcular için zaman zaman zorlu bir deneyime dönüşebiliyor. Yanlış aktarma noktaları, istasyonlar arasındaki yürüyüş mesafeleri ve sefer saatlerindeki belirsizlikler, günlük ulaşım planlarını doğrudan etkiliyor. Bu sorunlara çözüm üretmek için yaklaşık iki yıl önce harekete geçen Okan Üniversitesi Bilişim Sistemleri ve Teknolojileri Bölümü son sınıf öğrenci Asil Davutoğlu, bir metro yolculuğu sırasında ortaya çıkan fikrini İstanbul genelinde kullanılabilecek kapsamlı bir dijital ulaşım rehberine dönüştürdü. Projenin gelişim sürecini ve toplu taşımada doğru bilgiye erişimin önemini anlatan Davutoğlu, sistemin kullanıcı geri bildirimleri ve açık veri kaynaklarıyla sürekli geliştirildiğini belirtti.

“KAPSAMLI BİR ULAŞIM KAYNAĞINA DÖNÜŞTÜ”
Metro Dakika Hesaplama rehberi hakkında bilgi veren Davutoğlu, “Projenin fikri, yaklaşık iki yıl önce Gedik Meslek Yüksekokulu’nda eğitim gördüğüm dönemde ortaya çıktı. Bir gün M4 metro hattındaki Yayalar-Şeyhli istasyonundan Kadıköy’e giderken bir arkadaşım, Kadıköy’e kaç dakika sonra ulaşacağımı sordu. Bu basit soruya net bir yanıt ararken ‘Metro Dakika Hesapla’ projesi fikri doğdu. Başlangıçta yalnızca M4 Kadıköy–Sabiha Gökçen Havalimanı metro hattını kapsayan projeyi, iki yıl boyunca geliştirerek İstanbul genelindeki toplu taşıma ağını kapsayan kapsamlı bir ulaşım kaynağına dönüştürdüm. Bugün sistemde, duraklar arası yolculuk süresini hesaplayan bir aracın yanı sıra aktarma noktaları, yürüyüş süreleri ve yolcuların gitmek istedikleri yere en kolay şekilde nasıl ulaşabileceklerini adım adım açıklayan detaylı ulaşım rehberleri de yer alıyor.” dedi.
Davutoğlu, “Aktarma sürelerini hesaplarken yalnızca istasyon içindeki koridorları ve yönlendirmeleri değil, birbirine yakın konumda bulunan ancak doğrudan tünel bağlantısı olmayan istasyonlar arasındaki açık alan yürüyüş mesafelerini de dikkate alıyorum. Bir hattın peronundan diğer hattın turnikelerine ulaşana kadar kat edilen tüm mesafeleri hesaplamaya dahil ederek yolculara gerçeğe en yakın toplam aktarma süresini sunmayı amaçlıyorum. Yolcu yoğunluğu ise şu an için hesaplanan sürelere doğrudan dahil edilmiyor. Ancak sistemde, özellikle işe gidiş ve işten dönüş saatlerinde yaşanan yoğunluğun yolculuk sürelerini etkileyebileceğine dair bilgilendirici uyarılar yer alıyor.” şeklinde konuştu.

“ÇÖZÜM BULMAK İSTEDİM”
Davutoğlu, “Aktarma noktalarındaki birkaç dakikalık zaman farkı, özellikle yolculuğuna birden fazla aktarmayla devam edecek kişileri doğrudan etkileyebiliyor. Aktarma yapılacak ulaşım aracı metro yerine otobüs gibi sefer aralıkları daha uzun olan bir araçsa, birkaç dakikalık gecikme nedeniyle seferin kaçırılması, bazı hatlarda 30 dakika ile 1 saat arasında değişen ek bekleme sürelerine yol açabiliyor” dedi ve şöyle devam etti: “Bu proje İstanbul’un popüler noktaları için özel olarak hazırladığımız ulaşım rehberleri, şehri tanımayan kişilerin gitmek istedikleri yere en kolay ve en hızlı şekilde nasıl ulaşabileceklerini öğrenmelerine de yardımcı oluyor. Ben de Kocaeli’de yaşıyorum. Lise yıllarımda İstanbul’a ilk geldiğim dönemlerde toplu taşımayla bir yerden başka bir yere nasıl ulaşacağımı bulmakta oldukça zorlanıyor, bu süreçte stres yaşıyordum. Aslında bugün hazırladığım bu rehberler, o yıllarda kendi yaşadığım zorluklara çözüm bulma isteğimin bir sonucu.”

KADIKÖY AKTARMALARI NEDEN KARIŞTIRILIYOR?
Özellikle Bostancı’da Marmaray ile M8, Kozyatağı’nda ise M4 ile M8 arasındaki aktarma güzergâhlarının karıştırıldığını söyleyen Davutoğlu, “Marmaray–M8 Bostancı ve M4–M8 Kozyatağı aktarmalarında yolcuların en sık karşılaştığı sorunlar arasında benzer isimlere sahip istasyonların karıştırılması ve aktarma noktalarının tam konumlarının bilinmemesi yer alıyor. Örneğin, M4 hattında da Bostancı adında bir istasyon bulunması, bu istasyonun sahil bölgesindeki Marmaray ve M8 Bostancı istasyonlarıyla karıştırılmasına neden olabiliyor. Marmaray–M8 Bostancı aktarmasında, iki hat arasındaki bağlantının hangi giriş ve çıkışlar üzerinden sağlandığını önceden bilmek büyük kolaylık sağlıyor. M8 Bostancı istasyonunun hızlı tren garı ve deniz ulaşımıyla da bağlantılı olması, bölgedeki farklı ulaşım noktalarının doğru şekilde ayırt edilmesini daha önemli hâle getiriyor. M4–M8 Kozyatağı aktarmasında ise 2024 yılında hizmete açılan bağlantı tüneli, iki hat arasındaki geçişi kolaylaştırıyor. Ancak istasyonun yer altındaki yapısı, katlar arasındaki geçişler ve yürüyen merdivenler, aktarma süresini hesaplarken dikkate alınması gereken unsurlar arasında bulunuyor.” ifadelerini kullandı.

“MARMARAY’DA ANLIK VERİLERE ULAŞAMIYORUZ”
Kurumların açık veri politikalarının oldukça önemli olduğuna dikkat çeken Davutoğlu, “İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), ulaşımla ilgili pek çok veriyi API aracılığıyla vatandaşların ve bizim gibi bağımsız geliştiricilerin erişimine sunuyor. Biz de bu verilerden yararlanarak yolcuların günlük hayatını kolaylaştıran dijital araçlar geliştirebiliyoruz. Ancak TCDD bünyesindeki Marmaray için aynı imkânlara sahip değiliz. Marmaray’a ilişkin anlık tren konumları ve sefer süreleri gibi verilere erişebileceğimiz, kamuya açık bir API bulunmaması çalışmalarımızı zorlaştırıyor. İBB tarafından sağlanan veriler sayesinde metro trenlerinin istasyonlara tahmini varış sürelerini görebiliyor, gecikme veya arıza gibi durumlara ilişkin erişilebilir bilgileri platformumuz üzerinden yolculara aktarabiliyoruz. Marmaray’da ise anlık verilere erişemediğimiz için trenlerin istasyonlara tahmini varış sürelerini, mevcut sefer tarifeleri üzerinden matematiksel hesaplamalarla belirlemek zorunda kalıyoruz.” dedi.
“TOPLU TAŞIMA YATIRIMLARI KADAR ÖNEMLİ”
Davutoğlu son olarak şunları dile getirdi: “İstanbul gibi nüfusu ve ulaşım ihtiyacı yüksek bir metropolde bireysel araç kullanımının yoğunluğu, trafik sıkışıklığı ve otopark sorunlarının yanı sıra yayaların hareket alanlarının kısıtlanmasına da neden oluyor. Bu nedenle toplu taşımaya yapılan fiziksel yatırımlar kadar, ulaşım bilgilerinin dijital ortamda şeffaf, güncel ve erişilebilir olması da büyük önem taşıyor. Toplu taşımanın daha kolay kullanılabilmesinin, bireysel araç kullanımını azaltarak trafik yoğunluğunun hafiflemesine ve kent yaşamının iyileşmesine katkı sağlayacağına inanıyorum. Bu anlayışla geliştirmeye devam ettiğim Metro Dakika Hesapla projesinde, kullanıcıların karmaşık ulaşım haritaları ve farklı bilgi kaynakları arasında kaybolmadan ihtiyaç duydukları bilgilere saniyeler içinde ulaşabilmelerini hedefliyorum.”