Kadıköy Belediyesi çalışanlarından okul saldırılarına tepki

Kadıköy Belediyesi çalışanları, art arda yaşanan okul saldırılarına karşı basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamada, şiddetin normalleşmesine karşı kamusal ve bilimsel önlemler çağrısı yapıldı

17 Nisan 2026 - 13:28

DİSK Genel-İş Anadolu Yakası 1 No’lu Şubesi’ne bağlı Kadıköy Belediyesi çalışanları, iki gün üst üste yaşanan silahlı saldırılara ilişkin basın açıklaması düzenledi. 14 Nisan’da Şanlıurfa Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde 16 kişinin yaralandığı, 15 Nisan’da ise Kahramanmaraş Ayser Çalık Ortaokulu’nda 8 öğrenci ile bir öğretmenin hayatını kaybettiği saldırılara tepki gösterilen açıklama, 17 Nisan Cuma günü Kadıköy Belediyesi bahçesinde yapıldı.

OKULLAR UMUT VE GELECEKTEN KORKUYA EVRİLDİ

Basın açıklamasını okuyan Kadıköy Belediyesi Çocuk Yuvaları Drama Öğretmeni Nevim Doğan, “ Okulların kapısından içeri giren her çocuk, her öğretmen, her emekçi; yaşamı, umudu ve geleceği temsil eder. Ama bugün, o kapılardan içeri korku giriyor. İki gün üst üste yaşanan silahlı saldırılar, yıllardır biriken şiddetin artık dayanılmaz bir noktaya ulaştığını hepimize bir kez daha gösterdi. Son olayda yaşamını yitiren dokuz insanın acısı yüreğimizde ağır bir yük olarak duruyor. Yaralıların yaşadığı acı, geride kalanların tarifsiz kaybı… Bunlar sıradanlaşamaz, alışamayız.” dedi. 

Şiddetin yalnızca fiziki alanlarda değil, medya ve dijital platformlar aracılığıyla da normalleştirildiğine dikkat çeken Doğan “Her gün televizyonlarda, dijital platformlarda suçun, mafyalaşmanın ve silahlı hesaplaşmaların adeta sıradanlaştırıldığı bir dil üretiliyor. Bu bir ‘ek neden’ değil ama bu iklimin bir parçası. Şiddetin bu kadar görünür, bu kadar olağan ve ‘özendirici’ biçimde sunulması; özellikle gençler açısından tehlikeli bir normalleşme yaratmaktadır.” diye konuştu. Doğan, “Okullarda eğitimin tarikatlara bırakıldığı çetelerin okulların içine kadar nüfus ettiği karanlık dönemlerden geçiyoruz. Çocukların ve gençlerin umuda, bilime ve dayanışmaya değil; şiddetin güç olarak sunulduğu bir kültüre maruz bırakılması kabul edilemez.” dedi.

EĞİTİM HAK OLMAKTAN ÇIKIP AYRICALIK OLDU

Okulların şiddetin değil, bilimin, eşitliğin ve özgürlüğün alanı olduğunun altını çizen Doğan Konuşmasına şu sözlerle devam etti: “Eğitim kurumlarında yaşanan bu saldırılar ne ‘bireysel’ ne de ‘tesadüfi’ dir. Bu olaylar; yıllardır derinleşen toplumsal eşitsizliklerin, kamusal alanların güvencesizleştirilmesinin ve eğitim sisteminin piyasa mantığına terk edilmesinin bir sonucudur. Okulları koruması gereken politikalar zayıflatılmış, rehberlik hizmetleri yetersiz bırakılmış, öğretmenler ve eğitim emekçileri yalnızlaştırılmıştır. Her saldırıdan sonra yapılan yüzeysel açıklamaları, ‘önlem alacağız’ söylemlerini artık kabul etmiyoruz. Çünkü sorun, sadece güvenlik kamerası ya da kapıya konulan bir görevliyle çözülemez. Sorun, çocukların ve gençlerin umutsuzluğa sürüklendiği, geleceksiz bırakıldığı bir düzendedir. Sorun, eğitimin kamusal bir hak olmaktan çıkarılıp bir ayrıcalığa dönüştürülmesidir.”

Doğan, “Buradan çağrımız nettir. Eğitim kurumlarında şiddetin önlenmesi için bütüncül, kamusal ve bilimsel politikalar derhal hayata geçirilmelidir. Psikolojik destek mekanizmaları güçlendirilmeli, okullarda nitelikli rehberlik hizmetleri yaygınlaştırılmalı, eğitim emekçilerinin güvencesi sağlanmalıdır. Çocukların, gençlerin ve eğitim çalışanlarının kendini güvende hissetmediği bir ülkenin geleceği olamaz.” ifadelerini kullandı. 


ARŞİV