“Kadınları yoksulluğa mahkum etmeyin”

Kadının İnsan Hakları Derneği, AYM’nin “nafaka” kararına tepki göstererek, bu kararın kadınları şiddet gördükleri evliliklerden çıkamaz hale getireceği uyarısında bulundu

09 Haziran 2026 - 13:36

 

Ana fotoğraf: Dilara Açıkyıldız

Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) yoksulluk nafakasının “süresiz” uygulanmasına yönelik düzenlemeyi iptal etmesinin ardından nafaka tartışmaları yeniden gündeme geldi. Kadının İnsan Hakları Derneği, bir açıklama yayımlayarak  nafaka hakkının korunması için çağrıda bulundu. Dernek, yoksulluk nafakasının iddia edildiği gibi “ömür boyu” veya “koşulsuz” bir imtiyaz olmadığını, toplumsal eşitsizlikler karşısında kadınlar için hayati bir güvence olduğunu vurguladı.

“NAFAKA CEZA DEĞİL GÜVENCEDİR”

Kadının İnsan Hakları Derneği tarafından yapılan açıklamada, Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 175. maddesinde yer alan “süresiz” ifadesinin yanlış yorumlandığı belirtildi. Nafakanın ödeyen tarafa bir ceza, alan tarafa ise bir ayrıcalık olmadığı ifade edilen açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Süresiz ifadesi, boşanma nedeniyle yoksulluğa düşen tarafın yoksulluğu devam ettiği sürece korunması anlamına gelir. TMK'nın 176. maddesine göre nafaka alan kişinin yeniden evlenmesi, yoksulluktan kurtulması ya da tarafların ekonomik koşullarının değişmesi halinde nafaka zaten kaldırılabilir, azaltılabilir veya yeniden düzenlenebilir. Dolayısıyla ‘bir kez nafaka bağlandı mı sonsuza kadar sürer’ iddiası gerçeği yansıtmamaktadır.”

KANUN CİNSİYETSİZ, EŞİTSİZLİK GERÇEK

Kanunun “kadın nafaka alır” değil, “boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf nafaka alır” ibaresini barındırdığına dikkat çekilen açıklamada, nafaka denildiğinde akla kadınların gelmesinin nedeninin toplumsal cinsiyet eşitsizliği olduğu ifade edildi. Türkiye'de kadınların evlilik içi bakım emeği (çocuk, yaşlı, hasta bakımı) ve ev içi yükümlülükler nedeniyle istihdamdan uzaklaştırıldığı, boşanma sonrasında ise aniden iş bulup ekonomik eşitsizliği tek başlarına telafi etmelerinin beklenmesinin adil olmadığı vurgulandı.

Fotoğraf: Serra Akcan

ORTALAMA NAFAKA SADECE 1.179 TL

Dernek, nafaka karşıtı çevrelerin öne sürdüğü “erkek mağduriyeti” iddialarının sahadaki verilerle uyuşmadığını da ortaya koydu. Kadın Dayanışma Vakfı’nın 2024 yılı Yoksulluk Nafakası Araştırması’na atıfta bulunulan haberde çarpıcı veriler paylaşıldı: “Mahkemeler tarafından hükmedilen ortalama yoksulluk nafakası yalnızca 1.179,40 TL. Bu miktarla bir kişinin barınma, gıda ve sağlık gibi temel ihtiyaçlarını karşılaması imkansız görünüyor. Hükmedilen nafakaların yüzde 44’ü yükümlüler tarafından ödenmiyor. Kadınlar çoğunlukla kağıt üzerinde kalan bu düşük miktarlara bile erişemiyor.”

“MESELE NAFAKA DEĞİL ERKEKLİK İMTİYAZI”

Nafaka hakkına yapılacak her türlü müdahalenin kadınları ekonomik güvencesizliğe iteceğini belirten Kadının İnsan Hakları Derneği, bu durumun kadınları şiddet gördükleri evliliklerden çıkamaz hale getireceği uyarısında bulundu. Açıklamada, “Nafaka karşıtı söylem, kadınların evlilik içindeki ücretsiz bakım emeğini ve iş piyasasından dışlanmasını görünmez kılmaya çalışıyor. Mesele nafaka değil, erkeklik imtiyazlarının korunmasıdır.” denildi.

Dernek, nafaka hakkının zayıflatılması yerine kadını koruyan sosyal politikaların hayata geçirilmesi gerektiğini belirterek taleplerini şu şekilde sıraladı:

  • Kadınların istihdama eşit katılımının sağlanması,
  • Bakım yükünün kamusal hizmetlerle desteklenmesi,
  • Kadın yoksulluğunu ortadan kaldıracak ve nafakaya erişimi güçlendirecek yasal mekanizmaların kurulması.

ARŞİV