Ana fotoğraf: Dilara Açıkyıldız
Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) yoksulluk nafakasının “süresiz” uygulanmasına yönelik düzenlemeyi iptal etmesinin ardından nafaka tartışmaları yeniden gündeme geldi. Kadının İnsan Hakları Derneği, bir açıklama yayımlayarak nafaka hakkının korunması için çağrıda bulundu. Dernek, yoksulluk nafakasının iddia edildiği gibi “ömür boyu” veya “koşulsuz” bir imtiyaz olmadığını, toplumsal eşitsizlikler karşısında kadınlar için hayati bir güvence olduğunu vurguladı.
“NAFAKA CEZA DEĞİL GÜVENCEDİR”
Kadının İnsan Hakları Derneği tarafından yapılan açıklamada, Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 175. maddesinde yer alan “süresiz” ifadesinin yanlış yorumlandığı belirtildi. Nafakanın ödeyen tarafa bir ceza, alan tarafa ise bir ayrıcalık olmadığı ifade edilen açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Süresiz ifadesi, boşanma nedeniyle yoksulluğa düşen tarafın yoksulluğu devam ettiği sürece korunması anlamına gelir. TMK'nın 176. maddesine göre nafaka alan kişinin yeniden evlenmesi, yoksulluktan kurtulması ya da tarafların ekonomik koşullarının değişmesi halinde nafaka zaten kaldırılabilir, azaltılabilir veya yeniden düzenlenebilir. Dolayısıyla ‘bir kez nafaka bağlandı mı sonsuza kadar sürer’ iddiası gerçeği yansıtmamaktadır.”
KANUN CİNSİYETSİZ, EŞİTSİZLİK GERÇEK
Kanunun “kadın nafaka alıyor” değil, “boşanma nedeniyle zayıflığa düşecek taraf nafaka alıyor” ibaresini barındırdığına dikkat edilmek üzere tutulduğu, nafaka denildiğinde akla kadınların gelmesinin nedeninin toplumsal cinsiyet eşitsizliği olduğu ifade ediliyordu. Türkiye'de kadınların evlilik içi bakım emeği (çocuk, yaşlı, hasta bakımı) ve ev içi yaşamalar nedeniyle istihdamdan uzaklaştırıldığı, boşanma sonrasında ise parçanın iş bulmak ekonomik eşitsizliği tek olup hızlı olmalarının beklenmesinin adil olmadığı vurgulandı.

Fotoğraf: Serra Akcan
ORTALAMA NAFAKA SADECE 1.179 TL
Dernek, nafaka bulunmayan çevrelerin öne çıktığı “erkek mağduriyeti” iddialarının sahadaki verilerle uyuşmadığını da ortaya koydu. Kadın Dayanışma Vakfı'nın 2024 yılı Yoksulluk Nafakası Araştırması'na sunulanan haberde veriler veriler paylaşıldı: "Mahkemeler tarafından hükmedilen ortalama miktar nafakası yalnızca 1.179,40 TL. Bu miktarla bir kişinin barınması, gıda ve sağlık gibi temel ihtiyaçları imkansız görünüyor. Hükmedilen nafakaların yüzde 44'ü gerektirdiğiler tarafından ödenmiyor. Kağıt üzerinde kalan bu kadınlar düşüklere bile ulaşamıyor."
“MESELE NAFAKA DEĞİL ERKEKLİK İMTİYAZI”
Nafaka hakkıyla yapılacak her türlü müdahalenin kadınların ekonomik güvencesizliğe iteceğini belirten Kadının İnsan Hakları Derneği, bu durumda kadınların şiddet gösterdiği evliliklerden çıkamaz hale getirilmesi uyarısında bulundu. Açıklamada, "Nafaka ayrılmak, kadınların evliliklerinin tamamı ücretsiz bakım emeğini ve iş gücünün dışlanmasının görünür kılınmaya çalışıyor. Mesele nafaka değil, erkeklik imtiyazlarının korunmasıdır." denildi.
Dernek, nafaka süresinin uzatılması yerine kadının sosyal politikalarını hayata geçireceğinin belirtilmesini şu şekilde sıraladı: