Türkiye genelinde faaliyet gösteren kadın örgütlenmesi Ekmek ve Gül, yeni araştırmasını paylaştı. 25 Nisan Cumartesi Karaköy’deki Mimarlar Odası Büyükkent Şubesi’nde gerçekleştirilen basın toplantısında "Türkiye’de Kadın Yoksulluğu Panoraması" başlıklı anket sonuçları duyuruldu. 15 ilde, 9 kadın dayanışma derneği ve 23 Ekmek ve Gül grubunun katılımıyla 2 bin 804 kadın ile yoksulluğun kadınların yaşamına etkisine ilişkin yapılan anketin temel amacı, Türkiye’de yaşayan kadınların yoksulluk deneyimlerini değerlendirmek ve yoksulluğun kadınlara özgü etkilerini çok boyutlu bir biçimde incelemek olarak açıklandı. Kadınların yoksulluğun nedenlerine ilişkin algıların, yoksullukla başa çıkma stratejileri ve çözüm önerilerinin analiz edildiği rapor, kadınların yoksullukla mücadele ederken yaşadıkları özgün sorunları, geliştirdikleri baş etme yöntemlerini ve çözüm önerilerini ortaya koyuyor. Kadın yoksulluğuna karşı mücadelenin, kadın mücadelesinin ana unsurlarından biri haline getirilmesi istenen raporda, “Kadın hareketi bileşenleri, kadın yoksulluğuna karşı talepleri ve mücadeleyi büyütmeli” çağrısı yapıldı.

“EK İŞ İSTİSNA DEĞİL”
Basın toplantısında anket çalışmanın bir parçası olan kadınlar, deneyimlerini paylaştı. Kocaeli Ekmek ve Gül Kadın Derneği Kocaeli Temsilcisi İzel Gözde Meydan, ortaya çıkan tablonun kadınların yoksulluk karşısında tek çıkış yolunun yan yana gelmek ve iş yerlerinde, fabrikalarda örgütlenmek olduğunu açıkça gösterdiğini ifade etti. Ekmek ve Gül Bursa’dan Aslı Şahinkaya “Bazen ‘Bu yaptığımız ne işe yarıyor’ diye düşünülebilir ama kadınlar kendi yaşadıklarını birbirleriyle konuştukça, nasıl mücadele edeceklerine dair bir ısrar da ortaya çıkıyor” dedi. Esenyalı Kadın Dayanışma Derneği Başkanı Adile Doğan DA ’ın aktardıkları, çalışan kadınlar için “ek iş”in artık istisna değil, hayatta kalmanın zorunlu koşulu hâline geldiğini ortaya koydu.

RAPOR NE DİYOR?
Rapordan öne çıkan bazı başlıklar şöyle:
- Katılımcıların, yüzde 42,6’si 35-50 yaş arasında yüzde 34,5’i lisans mezunu, yüzde 33,7’si lise mezunu. Daha yüksek eğitim seviyesine sahip olmak, kadınları yoksulluk riskinden korumuyor.
- Çalışmayan kadınların yüzde 28,1’i “çocuk/yaşlı bakımı ve ev işleri” nedeniyle istihdamın dışında. Bakım yükünü kadınların istihdamına engel olarak görenlerin %11'i ücretli bir işte çalışıyor.
- Hanelerin, yüzde 14,8’inin geliri 28 bin liranın altında. 28 bin lira ve altı geliri olanlar arasında sendikalı oranı yüzde 1,4. 28-40 bin lira arası geliri olanların yüzde 6’sı sendikalı. 40 bin-100 bin lira arası hane geliri olanların yüzde 27.2’si sendikalı. 100 bin lira üstü hane geliri olan kadınların yüzde 59,2’si sendika üyesi. Çalışan kadınların %65,7’si örgütsüz.
- Kadınların 5’te 1’i istihdama katılımlarının önündeki en büyük engellerden birine "iş bulamama durumu" dedi. Eğitim seviyesi yüksek olup istihdama giremeyen genç kadınlar bir yönüyken diğer yönünde ise anketin yüzde 32,6’sını oluşturan 50 yaş ve üzeri kadınlar yer alıyor. Bu gruptaki kadınlar için “iş bulamama” durumu, belli bir yaştan sonra istihdamın dışına itilme ve yaş ayrımcılığı ile doğrudan ilişkili.
- Kadınların yüzde 21,4’i ek iş (paketleme, temizlik, el iş ivb.) yapıyor. Ek iş yapmak zorunda kalanların yüzde 90'ı, hane geliri 40 bin TL'nin altında olan kadınlar.
- Kadınların yüzde 61,8’i geçim sıkıntısını aşmak için bankaya veya çevresine borçlu.
- Her iki kadından biri (yüzde 52,1) maddi imkansızlık nedeniyle temel ihtiyaçlarından vazgeçmiş durumda. Kadınların yüzde 87,5’i gelirlerini en çok gıda ve beslenmeye harcıyor. yüzde 63,5’i tatil, hobi, kültür ya da spor giderlerini, yüzde 59,1’i giyim ihtiyaçlarını, yüzde 54,4’ü kişisel bakım harcamalarını erteliyor.

KADINLAR NE İSTİYOR?

“ANNEM HAYATI TEK PENCEREDEN İZLERDİ…”
“Annem evin bir penceresinden dışarıyı izlerdi. Hayatı da tıpkı öyle izledi. Tek pencereden…Sağı solu, önü arkayı görmeden. Biz de bu alışkanlıkla büyüdük, tek bir pencereden baktık hep. Evlendim, çocuklarım oldu. Ardından boşanma zamanına gelince her şey değişti. Pencerem genişledi. Yoksullukla kavga ettikçe hayatta birçok şey öğrendim. Çalışmaya başladım, çocuklarıma bakabilmek için ayaklarım üstünde durdum. Kadınların erkeğin eline bakmaması gerekiyor.”
“Benim için yoksulluk, insanın insanca yaşayamaması demektir.Sadece karnını doyurmak değil, sosyal olarak da bir şeyler yapabilmek gerekir.”
“İşe başladığımda kızımı memlekete göndermek zorunda kaldım. 3,5 yaşındaydı. Birkaç kez gönderip geri getirdik. Komşular baktı, sonra onların da çocuğu olunca tekrar göndermek zorunda kaldım. Bir dönem mahallede bir bakkala bırakıp işe gidiyordum. Kızım bu şekilde ok zor büyüdü.”
“15 yaşımdan beri hem çalıştım hem okudum. Aileme bakmam gerekiyordu. Babam iş kazası geçirmişti, inşaattan düşmüştü ve felç kalmıştı. Hayatım hep borçlarla geçti. Evlendim, belki rahat ederim dedim. Ama hayat o kadar zor ki tek kişi çalışarak da geçirmek zordu. Çocuk olunca tekrardan çalışmaya başladım. Tek düşüncem kredi kartlarını azaltmak, biraz da olsa nefes alabilmek ama olmuyor. Biri kapanırken biri doluyor, biri kapanırken biri doluyor…”
(FOTOĞRAFLAR: EKMEK VE GÜL)