Kiracı olan, evini ya da dükkânını kiralayanlar kira artış oranlarının neye göre belirlendiğini bilmek istiyor...
Erhan DEMİRTAŞ
2016 yılının kira artış oranları belirlendi. Kira artış oranında eski Borçlar Kanunu’na göre bir üst sınır yoktu. Sözleşmede serbestliğin geçerli olduğu eski sistemin yerine kira artışlarının belirlenmesi için 2012 yılında yeni bir düzenleme getirilmişti. Yeni Borçlar Kanunu’na göre kira artış oranı “Üretici Fiyat Endeksi”ne (ÜFE) göre yapılıyor. Yani ev ya da konut sahibi ÜFE’yi geçmeyecek oranda kiraya zam yapabiliyor.
ÜFE oranı, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından her ay düzenli olarak açıklanıyor. Kira zam oranı da aylık olarak açıklanan ÜFE oranlarına göre yapılıyor. Kira artış oranı hesaplanırken ÜFE’nin 12 aylık ortalaması baz alınıyor. Buna göre geçen yıl haziran ayında kira sözleşmesini yapan bir kiracıya ev sahibi en fazla yüzde 4.91 artış yapabilir. Örneğin; kira bedeli 1000 TL ise yıllık kira zammı en fazla 49,10 TL şeklinde arttırabilir.
KİRACILARIN HAKLARI NELER?
Öğrenci, memur ve işçilerin yoğun olarak yaşadığı Kadıköy’de kiracı sayısı da her geçen gün artıyor. Peki, kiracıların bu konuda bilmesi gerekenler neler. Kadıköy’deki kiracıların haklarını korumak için kurulan Kadıköy Kiracı Dayanışması sosyal medya üzerinden yaptığı bilgilendirmelerle Kadıköylülere hukuki destek sağlıyor. Dayanışma üyesi Avukat Zafer Koçak ile kira zammının hangi oranda yapılabileceğini ve kiracıların bilmesi gereken hukuki hakları konuştuk.
Kiracıların en fazla merak ettiği konuların başında kira sözleşmesinin kaç yıllık yapıldığı geliyor. Sözleşmelerin genellikle bir yıllık yapıldığını ifade eden Avukat Zafer Koçak’a göre; sürenin dolması sözleşmenin bittiği anlamına gelmiyor. Kira sözleşmesinin kiracı tarafından bir yıl sonunda sonlandırılmaması halinde bir yıl daha devam edeceğini belirten Koçak, yıllık kira artışlarının ise kanunda belirtilen hükümlere göre yapılmadığı görüşünde. Yeni kira dönemiyle birlikte kira bedelinin de arttırılacağını söyleyen Koçak, “Esasında kira bedellerinin bu denli hızlı ve kontrolsüz bir şekilde artmasının ana nedeni kiracıların mal sahiplerinden gelen artırım talepleri karşısında rıza gösteren tutumları. Örneğin aylık kirası 1000 TL olan bir konutun kirası yıl sonunda konut sahibi tarafından yüzde 25 artırıldığında ve bu durum birkaç yıl devam ettiğinde enflasyon oranının çok üzerinde kira bedelleri oluşuyor ve birkaç yıl içerisinde aynı bölgedeki kira bedelleri yüzde 100’ün üzerinde artış gösteriyor.” değerlendirmesini yaptı.
“BELİRLENEN ORANI GEÇEMEZ”
Türk Borçlar Kanunu’nun 344. maddesine göre kira bedelinin bir önceki yılın üretici fiyat endeksini geçemeyeceğini belirten Koçak, Sözleşmede ne yazarsa yazsın kira artışının bu oranın üzerinde olamayacağına dikkat çekti. Mal sahibinin yaptığı kira artışını kabul etmeyen kiracının bu sebep yüzünden tahliye edilemeyeceğini vurgulayan Koçak, “Bu oranlara internetten rahatlıkla ulaşılabilir. Bu oranların esas alınması hem kiracının menfaatine olacak hem de herkes tarafından bu hassasiyet gösterildiğinde tüm bölgede kira bedellerinin kontrolsüz bir şekilde yükselmesinin önüne geçilebilecek” değerlendirmesinde bulundu.
“BELGE SAKLANMALI”
Koçak’ın üzerinde ıslarla durduğu başka bir konu ise kira bedellerinin ödenme şekli. Kira bedellerinin mutlaka mal sahibine ya da kira sözleşmesinde kiraya veren sıfatıyla bulunan kişiye ödenmesi gerektiğine dikkat çeken Koçak, “Kira bedelini mal sahibinin banka hesabına yatırırken, hangi ayın kira bedeli olduğu da belirtilmelidir” dedi. Vatandaşların bu konuya dikkat etmediği için son yıllarda çok fazla sorun yaşandığını ifade eden Koçak şu uyarılarda bulundu: “Örneğin mal sahibinin ‘Benim şu kişiye borcum var bu ay ki kirayı şu hesaba yatır’ gibi taleplerin kesinlikle kabul edilmemesi gerekir. Kira ilişkisinde kiracının borcu mal sahibinedir. Ödemeyi de mal sahibine yapması gerekiyor. Kira ödemelerinin elden yapılması halinde mal sahibinden mutlaka makbuz alınması gerekmektedir. Pratik yolu ise basılı kira sözleşmelerinin son sayfasında bulunan kira ödemeleri cetveline mal sahibinin her ay ödeme karşılığında imzasının alınmasıdır. Elinizde banka dekontu, yazılı makbuz ya da mal sahibinin ödemeyi aldığına ilişkin imzası yoksa kira bedellerini ödediğinizi ispat etmek son derece zor olacak ödemiş olduğunuz kira bedelleri bile tarafınızdan talep edilebilecektir. Hatta bu durum mal sahibi tarafından sadece taşınmazdan tahliye edilmenizi sağlamak için de kullanılabilir. Böyle olumsuz durumlarla karşılaşmamak adına ödemeye ilişkin yazılı bir belge mutlaka saklanmalı.”