Koşuyolu'nda dayanışma kampanyası

Kadıköy mahalleleri dayanışmaya devam ediyor. Koşuyolu’nda muhtarlık ve Afette İlk 72 Saat grubu da bir dayanışma ağı kurdu

20 Nisan 2020 - 13:34

Koşuyolu’nda muhtarlık ve Afette İlk 72 Saat grubunun öncülüğünde dayanışma ağı kuruldu. Ağ, sosyal medya üzerinden haberleşiyor. Dayanışma grubu çocuklar için kitap dağıtıyor, evde ekmek yapımı için maya takası yapıyor. Ramazan ayının yaklaşmasıyla birlikte yardım yapmak isteyen şirket ve derneklerin olduğunu söyleyen Afette İlk 72 Saat grubundan Remzi Çelik, “Bunların dışında birçok komşumuz kendi tanıdığı bildiği komşusunun acil ihtiyaçlarını karşılıyor. Kedi ve köpeklerin beslenmesini de sağlıyoruz. Ayrıca sağlık sektöründe çalışan doktor, eczacı, hemşireler için teşekkür afişleri hazırladık. Muhtar Eylem Bilim ile birlikte onları ziyaret ettik” dedi.

EN BÜYÜK SIKINTI GÜVENSİZLİK

Çelik, en büyük sıkıntıların başında, açıklamalardan kaynaklı oluşan güvensizliğin geldiğini söylerken, dezenformasyon, belirsizlik gibi durumların endişe yarattığını, koruyucu ekipman dağıtımının yetersiz olduğunu, eczacıların bu süreçte en çok yıpranan meslek gruplarının başında geldiğini dile getirdi. Yaşlıların zor durumda kaldığını söyleyen Çelik, “İlgi ve şefkate ihtiyacı olan yaşlılar evlere bağlı kaldılar ve yakınlarını göremiyorlar. Engellilerin yaşamları zorlaştı. Çocukların evlerde eğitim, oyun ihtiyaçları giderilemedi. Tabii ki en önemlisi, ne boyutta geleceği belli olmayan ekonomik krizin, işini kaybeden düşük gelir grubundaki emekçileri etkilemesi. Koruyucu her türlü malzemenin fiyatlarının artması da sorunların başında geliyor.” diye konuştu.

KOMŞULUK ÖNEMLİ

Koşuyolu, büyük oranda “Evde Kal” çağrılarına uyuyor ve gün içinde çok az kişi dışarı çıkıyor. Mahallelilik ve komşuluğun bu süreçte öneminin öne çıktığını belirten Çelik, “Dayanışabilen, afet planı yaparak hazırlık yapan mahalleler riski daha kolay yönetebilecekler. Büyük göç almış, kalabalık, yeni oluşan ilçelerde vaka oranının yüksek olduğunu görüyoruz. Toplumların bağışıklığı, olağanüstü dönemlerde ancak mahallelilik kavramı ve dayanışmayla güçlenebilir.”
dedi.

Çelik, ayrıca bu süreçte afetle mücadelede kabul edilen paradigmanın değiştiğini de söylerken yapılması gerekenleri ve doğal afetlerlerle salgın ilişkisini şöyle açıkladı: “Afet hazırlık planlarında bir paradigma vardı. Korona virüsü krizinde hazırlık, afet, müdahale, iyileştirme safhaları birbirini takip etmiyor. Bunlar iç içe girmiş durumda. Hatta risk ve zarar azaltma süreçleri de iç içe gidiyor. Doğa tahribatıyla yaşanan gelişmeler sonucunda benzer afetlerin kaçınılmaz olduğu bilim insanları tarafından yazılıyor. Risk yönetimindeki hazırlık aşamasında eğitim, altyapının güçlendirilmesi, finansal ve mevzuata dair hazırlıklar var ancak bunlar yapılmadı. Önlem alma ve organize hareket için plan çıkarılmalı, kaynak ayrımı yapılabilirdi.”

“Salgın, deprem gibi 40-50 saniye, sel gibi 1-2 saat, süresi belirli bir olay değil” diyen Çelik şöyle devam ediyor: “‘Pandemiye hazırlıksız yakalandık, çalıştığımız yerden gelmedi’ denemez. Çünkü her büyük afet sonrası pandemi riski zaten vardır. Pandemi sırasında iç içe geçen evreler şunlardır, kahramanlık evresi (süresi tam belli olmayan süreçtir, sağlık görevlileri ve sivil toplumun görünür olduğu evre), balayı evresi (olumlu hissiyat evresi), hayal kırıklığı evresi (yardım kampanyalarının yetersizliği, alınan önlemlerin yetersizliğinin anlaşılması), düzene dönme evresi (sorunların çözüme kavuşturulmaya çalışıldığı, normale dönüş evresi).


ARŞİV