"Nafaka hakkımızdan vazgeçmiyoruz"

Mor Dayanışmalı kadınlar, Kadıköy Khalkedon Meydanı’nda bir araya geldi; “nafaka hakkımızdan vazgeçmiyoruz” dedi

28 Eylül 2026 - 15:20

Mor Dayanışma üyesi kadınlar, “nafaka hakkımızdan vazgeçmiyoruz” diyerek 27 Eylül Pazar Kadıköy Khalkedon Meydanı’nda bir araya geldi; basın açıklaması yaptı. “Devlet nafakadan elini çek”, “Korkmuyoruz, susmuyoruz, itaat etmiyoruz” sloganının atıldığı buluşmada, açıklamayı Pınar Yıldızay okudu. 

Yıldızay, aile hukukuna ilişkin yeni bir yargı paketi hazırlığını gündeme getirildiğini belirterek, “Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Ağustos 2025’te, yapılacak düzenlemeler arasında boşanma, nafaka, maddi tazminat ve mal rejimi gibi konuların bulunduğunu açıkladı. Nafaka, tek başına bir sosyal hak tartışması olmaktan çıkarılarak ‘boşanma süreçlerinin hızlandırılması, aile hukukunun yeniden düzenlenmesi ve aile politikaları’ çerçevesinde ele alınmaya başlandı. 2026 yılında ise tartışmanın merkezine özellikle Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesindeki ‘süresiz olarak’ ifadesi yerleştirildi. İktidar ve kadın düşmanı çevreler, uzun süredir nafaka hakkını gerçek dışı örnekler üzerinden tartışmaya açıyor; kadınların boşanma sonrası yaşadığı yoksulluğu görünmez kılarak kadınları hedef gösteriyor.” dedi. 

“SÖZ SAHİBİ OLMA HAKKI HEDEFTE”

Türkiye’de kadınların daha düşük ücretlerle çalıştırıldığına, esnek ve güvencesiz çalışma koşullarına mahkûm edildiğine ve istihdamın dışına itildiğine dikkat çeken Yıldızay, kadınların istihdama katılım oranının yüzde 26,3 iken, bu oranın erkeklerde yüzde 59,8 olduğunu, istihdama katılımdaki bu uçurumun, evlilik ve çocuk söz konusu olduğunda ise daha da büyüdüğünün altını çizdi. Yıldızay, “2019 yılında 3 yaşın altında çocuğu olan 25-49 yaş grubundaki kadınların istihdam oranı yüzde 26,7 iken, bu oran erkeklerde yüzde 87,3 olarak hesaplanmıştır. Nafaka, tam da bu gelir eşitsizliğinin ve evlilik süresince kadınların gasp edilen ekonomik haklarının yarattığı eşitsizlik karşısında, kadınların yaşamlarını sürdürebilmeleri için başvurabilecekleri ekonomik güvencelerden biridir. Nafaka hakkına yönelik saldırılar, kadınların şiddet dolu ve eşitsiz aile ilişkilerinden çıkmalarının önünde yeniden bir engel oluşturmaktır. Bugün hedef alınan yalnızca nafaka hakkı değildir. Kadınların şiddet içeren ya da eşitsiz evlilikleri sonlandırabilme, kendi yaşamları üzerinde söz sahibi olma hakkıdır. Boşanma sonrasında bağımsız bir yaşam kurabilme ve erkeklere ekonomik olarak bağımlı olmadan yaşayabilme hakkıdır.” diye konuştu. 

“SORUN NAFAKA DEĞİL, ŞİDDET”

Kadınların boşanmayı zorlaştıran, yoksulluk tehdidiyle evliliğe mahkûm etmeyi amaçlayan politikalarla karşı karşıya kaldığına vurgu yapan Yıldızay, AKP-MHP iktidarının yıllardır kadın yoksulluğunu ve kadınların aile içerisinde maruz kaldığı şiddeti değil, nafakayı sorun olarak gösterdiğini belirtti ve şöyle devam etti: “Oysa gerçeklik ödenmeyen nafakalar, derinleşen kadın yoksulluğu, ekonomik şiddet ve kadın cinayetleridir. Nafaka bir ayrıcalık değil, kadınların mücadelesiyle kazanılmış bir haktır. 2026 yılının ilk altı ayında 150 kadın cinayeti ve 151 şüpheli kadın cinayeti gerçekleşmişken, sorunu kadınların aldığı üç kuruşluk yoksulluk nafakasında ve iştirak nafakasında görmek düpedüz kadın düşmanlığıdır. Kadın düşmanı iktidar ve kadın düşmanı medya organları tarafından yıllardır dillendirilen ‘süresiz nafaka’, ‘erkekler nafaka ile sömürülüyor’, ‘1 günlük evlilik 30 yıllık nafaka’, ‘kadınlar eski kocalarının sırtından ömür boyu geçiniyor’ veya ‘kadınlar nafaka yoluyla zenginleşiyor’ gibi söylemlerin ne gerçekliği ne de hukuki bir karşılığı vardır.”

“MÜCADELE EDECEĞİZ”

Yıldızay, ülkenin gündeminin nafaka değil, ekonomik zorluk yaşayan çocukların ve kadınların, aydınlatılmayan kadın cinayetlerinin ve derinleşen ekonomik krizin olması gerektiğini söyledi ve sözlerini şöyle bitirdi: “Haklarımızdan vazgeçmeyeceğiz. Kazanılmış haklarımızı gasp ettirmeyeceğiz. Birbirimizden aldığımız güçle örgütlenecek, mücadele edecek ve haklarımızı savunacağız.”

 


ARŞİV