“Ne olacak bu memleketin hâli?”

Kadıköy Kitap Günleri’nde gazeteciler Barış Terkoğlu, Murat Ağırel ve Timur Soykan, Türkiye’nin siyasal gündemini, demokrasi tartışmalarını ve muhalefetin geleceğini değerlendirdi

15 Haziran 2026 - 14:25

10. Kadıköy Kitap Günleri kapsamında düzenlenen “Ne Olacak Bu Memleketin Hâli?” başlıklı söyleşide gazeteciler ve yazarlar Barış Terkoğlu, Murat Ağırel ve Timur Soykan okurlarıyla bir araya geldi. Kırmızı Kedi Yayınları tarafından Fethi Naci Söyleşi Alanı’nda gerçekleştirilen söyleşide konuşmacılar, Türkiye’de demokrasi, hukuk, ekonomi ve siyasal gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Seçim süreçlerinden yargı bağımsızlığına, basın özgürlüğünden ekonomik krize kadar birçok başlığın ele alındığı söyleşide konuşmacılar, yaşanan gelişmeler karşısında umudun ve toplumsal mücadelenin önemine vurgu yaptı.

“SEÇİMİN KURALLARI SÜREKLİ DEĞİŞTİRİLİYOR”

Söyleşinin ilk konuşmacısı olan Gazeteci ve yazar Barış Terkoğlu, konuşmasında Türkiye’de seçim sisteminde yapılan değişiklikleri eleştirdi. Seçim kurallarının sürekli değiştirilmesinin demokratik işleyişe zarar verdiğini söyleyen Terkoğlu, geçmişte seçimlere ilişkin bazı temel ilkelerin bulunduğunu hatırlatarak, “Seçim sisteminin bir düzeni vardı. Bu düzen ittifak sistemi üzerine kuruluydu. Sonra seçim yasalarını değiştirdiler. Bir ülkede sürekli seçim yasası yapılıyorsa seçim yapamazsınız. Futbol oyununun kuralları belli değil mi? Kale direğinin boyu belli değil mi? Sürekli çizgiler değişiyor, sürekli kaleler taşınıyorsa, sürekli kurallar değişiyorsa seçim yapamazsınız. Türkiye’de geldiğimiz noktada sadece kuralları değiştirmiyorlar. Hakemi de kendileri seçiyorlar, topu da kendileri seçiyorlar. Şimdi bir şey daha seçmeye çalışıyorlar. Karşı takımın oyuncularını.” dedi.

Seçim süreçlerinde devletin tarafsızlığının ortadan kalktığını savunan Terkoğlu, kamu kaynaklarının seçim kampanyalarında kullanıldığını da savundu. 

Tüm eleştirilerine rağmen umutlu olduğunu da belirten Terkoğlu, “Benim umudum sizsiniz. Bu millet en zor zamanlarda bile bir kurtuluş umudu yaratmayı başarmıştır. O yüzden ne olacak bu memleketin hâli? Siz ne isterseniz o olacak.” diyerek konuşmasını tamamladı.

“YAŞADIĞIMIZ DURUM NORMAL DEĞİL”

Barış Terkoğlu’nun ardından söz alan gazeteci Murat Ağırel, konuşmasında Türkiye’nin zorlu bir süreçten geçtiğini ancak umudun korunması gerektiğini söyledi. Ağırel, “Umutsuz durum yoktur, umutsuz insan vardır. Biz umudu taşıyan yurttaşlar olarak bu düzeni değiştireceğiz.” dedi.

Son dönemde yaşanan gelişmelerin sıradan olaylar olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade eden Ağırel, “Yaşadığımız durum hiçbir zaman normal olmadı ama bugün yaşadığımız şey ekstra normal olmayan bir durum. Günlerdir konuşulan gelişmelere bakıyoruz. Çocuklar artık bunlarla büyüyor, bunlarla ilgili şakalar yapıyor. Son 20 yılın gençliği darbeler gördü, ekonomik krizler gördü, operasyonlar gördü.” diye konuştu. Yargı bağımsızlığı ve medya düzenine ilişkin  eleştirilerde bulunan Ağırel, “Biz bu ülkede yaşamak için mücadele eden yurttaşlarız ve hukuksuzluk karşısında durmak zorundayız.” dedi.

Emeklilerin ve gençlerin yaşadığı ekonomik sorunlara da değinen Ağırel, “Ben emeklinin maaşını aldığı gün ay sonunu düşünmediği bir ülke istiyorum. Öğrencilerin barınma sorunu yaşamadığı, gençlerin geleceğe umutla baktığı bir ülke istiyorum. Bunun için mücadele etmeye devam edeceğiz. Biz kazanacağız, pes etmeyeceğiz.” ifadelerini kullandı.

“PARTİ MESELESİ DEĞİL”

Gazeteci Timur Soykan ise Türkiye’de yaşanan gelişmeleri dünya siyasetindeki dönüşümlerle birlikte değerlendirdi. Dünyada yeni bir dönemin yaşandığını savunan Soykan, “Artık medeniyet maskesine ihtiyaç duymayan bir dönem yaşıyoruz. Eskiden müdahaleler yapılırken demokrasi söylemi kullanılırdı. Bugün ise güç sahipleri hedeflerini açık açık ifade ediyor” dedi.

Türkiye’nin tarihi bir dönemeçten geçtiğini söyleyen ve tartışmanın yalnızca siyasi partiler arasında yaşanan bir çekişme olmadığını belirten Soykan, “Bu mesele bir parti meselesi değil. Bu ülkede çok partili hayat devam edecek mi? İnsanlar yöneticilerini seçebilecek mi? Basın özgürlüğü olacak mı? Asıl tartışılan konu budur.” diye konuştu.

Cumhuriyetin kuruluş sürecine ve kazanımlarına vurgu yapan Soykan, “100 yıl önce bu ülke emperyalizme karşı savaşırken meclisini kurdu, cumhuriyetini kurdu. Kadın hakları, laiklik, yurttaşlık bilinci gibi kazanımlar o dönemde elde edildi. Bugün bunların tartışıldığı tarihi bir dönüm noktasındayız.” dedi. Konuşmasının sonunda birlik çağrısında bulunan Soykan, “Bu ülkenin milyonları cumhuriyetten, demokrasiden ve özgürlüklerden yana. Daha katılımcı, daha eşit ve daha demokratik bir cumhuriyeti hep birlikte inşa etmek zorundayız.” ifadelerini kullandı.

 

​Fotoğraflar: Muratcan AFACAN


ARŞİV