Ortaylı “Atatürk, Kadın ve Sanat”ı anlattı

Kadıköy Belediyesi Gençlik ve Sanat Merkezi’ne konuk olan tarih profesörü İlber Ortaylı gençlerle sohbet etti

06 Nisan 2018 - 09:30

Kadıköy Belediyesi’nin Acıbadem’deki tarihi bir köşkü restore ederek ilçeye kazandırdığı Gençlik ve Sanat Merkezi, geçtiğimiz günlerde Türkiye’nin en önemli tarihçilerinden İlber Ortaylı’nın gerçekleştirdiği “Atatürk Kadın ve Sanat” adlı söyleşiye ev sahipliği yaptı. 29 Mart Perşembe günü gerçekleşen söyleşiye ilgi o kadar yoğun oldu ki merkezin bütün katları hınca hınç doldu. Ortaylı yaptığı konuşmada çağdaşlığın fabrikayla sanayiyle değil sanatla geleceğini savunurken “Türkiye çöl değil” dedi.

“DEVRİM MEDENİYET MESELESİDİR”

Ortaylı, konuşmasına Cumhuriyet devriminin getirdiği yeni alışkanlıklara değinerek başladı. Bugün eleştirilen şapka devrimi gibi yenilikleri anlamayanların Cumhuriyet devrimini anlama şansı olmadığını söyleyen Ortaylı, “Bugün eleştiriyorlar ama şapka kanunu, balo geleneğini anlamayan adamların devrimi anlama şansı yok. Çünkü devrim bir kafa ve bir medeniyet meselesidir. Cumhuriyet’ten sonra başlayan balo geleneği çok önemli. Çünkü balonunun arkasında bu zihniyeti yıkan, kadın ve erkeğin bir arada yaşaması fikri var. İşte önemini gösteren nokta burası.” dedi.

“HALA YETERLİ DEĞİL”

Cumhuriyet’in ilanından önce kadın haklarından bahsedilmeyeceğinin altını çizen Ortaylı, “Zaten o dönemde kadının herhangi bir hakkından bahsetmek mümkün değil. Mebusu geç memur dahi olamıyorlar. Profesör olacak kadınlar var aslında o zamanlar. Mesela Lord Byron'un kızı olan Ada, ‘computer’in öncülerinden olacak kadar iyi bir matematikçi olmasına rağmen profesör falan olamıyor. Bu çok açık rahatsız edici bir şey.”  sözleriyle dönemin şartlarına ışık tutu.

Hala kadın hakları konusunda sıkıntıların olduğunu vurgulayan Ortaylı, bu durumu, “İran’ın çarşaflı bir mebusu geldi sordu bana. ‘Söyle bakalım kaç kadın mebusunuz var mecliste?’ dedi. Oran şimdilere göre daha düşüktü tabi o zamanlar. Söyledikten sonra ‘Gördün mü dedi bize başka bakıyorsunuz ama bizde bu kadar var’ falan. Doğru haklısınız dedim. Göstermelik de değillerdi İran’da. O kadınlar dahi canını okuyorlardı cumhurbaşkanının. Gördüğünüz gibi Ortadoğu’da da eğilim bu. Kimse artık erkek erkeğe kadın kadına değil.” sözleriyle açıkladı.

TÜRKİYE ÇÖL DEĞİL

Atatürk’ün isteğiyle yapılan operaların da Türkiye’nin çağdaşlaşması açısından büyük önemi olduğunu vurgulayan Ortaylı, “Bu memleketin operası yoktu resmi olarak. Bunları yapan buralara getiren Atatürk. Alaturka dinlemesine rağmen yapıyor bunu. Fabrika kurmakla falan gelmez çağdaşlık. Sanatın dışında bir işle olmaz bu iş. Türkiye çöl değil.” dedi.


ARŞİV