Sosyal Demokrat Belediyeler Derneği’nin (SODEM) yürüttüğü “ILO 190 ile Kentte, İşte Güvence: Yerelde Uyum ve Kapasite Geliştirme Projesi”nin tanıtım toplantısı Beyoğlu’ndaki Metrohan’da yapıldı. Toplantıya CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökhan Zeybek, SODEM Yönetim Kurulu Başkanı ve Kadıköy Belediye Başkanı Mesut Kösedağı, CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Asu Kaya, CHP Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi Çalışma ve Sosyal Güvenlik Politikaları Kurulu Başkanı Gamze Taşcıer, Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş, Bakırköy Belediye Başkanı Doç. Dr. Ayşegül Ovalıoğlu, Maltepe Belediye Başkanı Esin Köymen, SODEM Genel Sekreteri Esra Kaya Erdoğan, CHP İstanbul İl Kadın Kolları Başkanı Hatice Selli Dursun, CHP Gençlik Kolları Genel Başkanı Cem Aydın, Beyoğlu Belediye Başkan Vekili Sefer Karaahmetoğlu, Avukatlar Vakfı Başkan Yardımcısı ve kadın hukuku uzmanı Nazan Moroğlu, CHP’li kadın belediye meclis üyeleri ve çok sayıda sivil toplum temsilcisi katıldı.
Toplantıda, çalışma yaşamında şiddet ve tacizi önlemeyi hedefleyen ILO 190 Sözleşmesi’nin yerel yönetimler eliyle uygulanmasına yönelik pilot çalışmalar ve yaygınlaştırma stratejileri ele alındı.
MOROĞLU: “KADINA ŞİDDET İNSAN HAKLARI İHLALİDİR”
Programın ilk konuşmacısı kadın hukuku alanındaki çalışmalarıyla tanınan Avukatlar Vakfı Başkan Yardımcısı ve kadın hukuku uzmanı Nazan Moroğlu oldu. Moroğlu, Türkiye’nin henüz onaylamadığı bazı Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) sözleşmelerine dikkat çekti. Moroğlu, ILO 190 Sözleşmesi’nin çalışma hayatında şiddet ve tacizi önlemeyi hedefleyen önemli bir düzenleme olduğunu belirterek, “Sözleşme yalnızca iş yerinde yaşanan şiddeti değil, çalışma yaşamını etkileyen ev içi şiddeti de kapsayan geniş bir perspektif sunuyor.” dedi. Kadına yönelik şiddetin bir insan hakları ihlali olduğunu ifade eden Moroğlu, “Birleşmiş Milletler’in de ortaya koyduğu gibi kadına yönelik şiddet açık bir insan hakları ihlalidir. Bu konuda yürütülen çalışmaların artması son derece önemlidir.” diyerek projeye katkı sunanları kutladı.
CHP Gençlik Kolları İstanbul İl Sekreteri Büşra Çakır konuşmasında kadına yönelik şiddetin yalnızca bireysel bir mesele olmadığını ifade ederek, “Bu mesele aynı zamanda bir iş yeri sorunu, bir kamu yönetimi sorunu ve bir insan hakları sorunudur. Bu sorun ancak kurumsal mekanizmalar, önleyici politikalar ve kararlı bir iradeyle çözülebilir.” dedi. Projenin yalnızca bir uyum süreci olmadığını vurgulayan Çakır, yerel yönetimlerin eşitlik politikalarındaki rolüne dikkat çekerek “Bu proje aynı zamanda Cumhuriyet Halk Partili yerel yönetimlerin adaletin taşıyıcısı olduğunun somut bir göstergesidir.” diye konuştu.
“YEREL YÖNETİMLER EŞİTLİĞİN İNŞA ALANIDIR”
Toplantıda konuşan SODEM Genel Sekreteri Esra Kaya Erdoğan, Türkiye’nin henüz ILO 190 Sözleşmesi’ne taraf olmadığını hatırlatarak buna rağmen sosyal demokrat belediyelerin bu alanda önemli adımlar attığını ifade etti. SODEM olarak bu süreci daha sistemli bir şekilde ilerletmek amacıyla yeni bir yöntem benimsediklerini belirten Erdoğan, projenin ortaya çıkış sürecini de anlattı. Erdoğan, “Kadın belediye başkanlarımızla bir araya gelerek İstanbul’daki belediyelerde ILO 190 uyum sürecini nasıl örüp geliştirebileceğimizi tartıştık. Bu süreci iki temel odak üzerinden ele aldık. İlk olarak kurumsal kapasitenin ve kurumsal kültürün inşasına odaklanmayı gerekli gördük. İkinci olarak ise sayısal göstergelere dayalı değil, yerelin özgünlüğünü ve potansiyelini dikkate alan bir yöntemle ilerlemeyi benimsedik.” dedi.
Erdoğan, proje kapsamında yerel yönetimlerde kapasite ve kurumsal kültür oluşturmayı hedeflediklerini belirterek pilot uygulamalar için bazı belediyelerde komisyonlar kurulacağını ve süreçlerin yerel aktörlerle birlikte yürütüleceğini söyledi. Bu kapsamda ilk adım olarak üç belediyede ILO 190 uyum sürecini yürütecek komisyonlar ve koordinatörler belirlenmesini planladıklarını belirten Erdoğan, “Amacımız bu sürecin yerel aktörler tarafından sahiplenilmesi ve güçlü bir kurumsal zemin oluşturulması.” diye konuştu.

“İYİ UYGULAMALARI YAYGINLAŞTIRMAK GÖREVİMİZ”
SODEM Yönetim Kurulu Başkanı ve Kadıköy Belediye Başkanı Mesut Kösedağı ise konuşmasında sosyal demokrat belediyelerin dayanışma içinde çalıştığını vurgulayarak “SODEM’in görevi, Cumhuriyet Halk Partili belediyelerde ortaya çıkan iyi uygulamaları diğer belediyelerde de uygulanabilir hale getirmek.” dedi.
ILO 190 projesinin bu yaklaşımın önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Kösedağı, yerel yönetimlerin çalışma yaşamında şiddet ve tacize karşı güçlü bir tutum geliştirmesi gerektiğini ifade etti. “Hedefimiz sadece iş yerinde değil, kamusal alanda ve yerel yönetimlerde de kadının haklarını korumak; tacize ve şiddete karşı güvenli bir çalışma ortamı oluşturmak.” diye konuştu. Projenin ilk etapta İstanbul’daki bazı belediyelerde pilot olarak uygulanacağını belirten Kösedağı, “Pilot bölge olarak İstanbul’daki kadın belediye başkanlarımızın görev yaptığı belediyeleri belirledik. Bakırköy, Üsküdar ve Maltepe belediyelerimiz bu süreçte önemli bir rol üstlenecek.” ifadelerini kullandı. Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmesinin ardından yerel yönetimlerin sorumluluğunun arttığına dikkat çeken Kösedağı, “İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılmış olabilir ama biz yerelde ILO 190’ın takipçisi olduğumuzu göstermek istiyoruz.” dedi.
“KÖTÜCÜL AKLA İTİRAZIMIZ VAR”
CHP İstanbul İl Kadın Kolları Başkanı Hatice Selli Dursun ise projenin CHP İstanbul İl Başkanlığı bünyesinde yürütülen toplumsal cinsiyet eşitliği çalışmalarının somut çıktılarından biri olduğunu söyledi. Dursun, “Bugün yalnızca bir proje tanıtımı için değil, çalışma yaşamında ve hayatın her alanında şiddete ve tacize karşı güçlü bir siyasal iradenin ifadesi için bir aradayız.” dedi. Dursun ayrıca son günlerde yaşanan kadın cinayetlerine değinerek, cezasızlık ve kamusal sorumluluğa dikkat çekti.
Bakırköy Belediye Başkanı Doç. Dr. Ayşegül Ovalıoğlu, göreve gelir gelmez eşitlik politikalarını kurumsallaştırmaya yönelik adımlar attıklarını söyledi. ILO 190 uyum süreci kapsamında belediyede çeşitli çalışmalar yürüttüklerini belirten Ovalıoğlu, uyum komisyonunun oluşturulduğunu, mevcut durum analizlerinin yapıldığını, risk alanlarının tespit edildiğini ve başvuru mekanizmalarının güçlendirildiğini söyledi. Kadına yönelik şiddetle mücadelede kurumsal politikaların önemine dikkat çeken Ovalıoğlu, “Eşitlik artık yalnızca etik bir ilke değil, hukuki bir güvencedir. ‘Üstü kapatılır, idare edilir’ dönemi bitmiştir. Şiddet varsa yaptırımı olmalıdır ve hiçbir suç cezasız kalmamalıdır.” ifadelerini kullandı.
Maltepe Belediye Başkanı Esin Köymen ise, etkinliğin yalnızca bir proje tanıtımı olmadığını, kadın emeğini görünür kılmak ve toplumsal cinsiyet eşitsizliğiyle mücadelede kalıcı adımlar atmak için önemli bir buluşma olduğunu söyledi. Kadınların çalışma yaşamında çoklu eşitsizliklerle karşı karşıya kaldığını belirten Köymen, ücret eşitsizliği, güvencesizlik, karar alma mekanizmalarından dışlanma ve şiddet riskinin kadınların karşılaştığı temel sorunlar arasında olduğunu vurguladı. Köymen, “Toplumsal cinsiyet eşitsizliği yalnızca bireysel değil, aynı zamanda yapısal bir sorundur. Bu nedenle çözümü de ancak kurumsal politikalarla mümkündür” ifadelerini kullandı. Konuşmasının sonunda kadın hakları mücadelesinin demokrasi mücadelesi olduğunu vurgulayan Köymen, “Kadın hakları meselesi, ‘annemiz-bacımız’ söylemiyle sınırlandırılamayacak kadar ciddi bir demokrasi meselesidir. Bu aynı zamanda eşitlik, özgürlük ve adalet meselesidir.” dedi.

“ŞİDDET YALNIZCA FİZİKSEL DEĞİLDİR”
Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş ise çalışma yaşamında şiddet ve tacizle mücadelede kurumsal adımların önemine dikkat çekti. Dedetaş, “Şiddet yalnızca fiziksel bir olgu değildir. Psikolojik baskı, ekonomik yıldırma, cinsiyet temelli ayrımcılık ve mobbing de çalışma yaşamında görünmez duvarlar örüyor. Kadınlar ise bu duvarlarla çok daha sık ve ağır biçimde karşılaşıyor.” dedi. Ev içi şiddetin çalışma hayatına da doğrudan yansıdığına dikkat çeken Dedetaş, şiddete maruz kalan kadınların iş hayatında var olmasının ne kadar zor olduğuna değinerek, bu nedenle kurumsal destek mekanizmalarının önemine işaret etti.
“EŞİT YURTTAŞLIK HAKKI İÇİN MÜCADELE EDİYORUZ”
CHP Kadın Kolları Genel Başkanı ve Osmaniye Milletvekili Asu Kaya ise kadınların güvenli yaşam ve güvenli çalışma hakkının bir lütuf değil, kamusal bir sorumluluk olduğunu söyledi.
ILO 190 Sözleşmesi’nin çalışma yaşamında şiddet ve tacize karşı önemli bir uluslararası güvence sunduğunu belirten Kaya, “Hiçbir kadın geçimini sağlamak için gittiği iş yerinde korku duymak zorunda kalmamalı.” dedi. CHP’nin toplumsal cinsiyet eşitliği yaklaşımının yalnızca söylemde kalmayacağını belirten Kaya, yenilenen parti programında bu taahhütlerin açık biçimde yer aldığını söyledi.
Kaya, çalışma yaşamında “cam tavan” sorunuyla mücadele için yasal düzenlemeler ve belirli alanlarda cinsiyet kotası gibi mekanizmaları hedeflediklerini aktararak, bu yaklaşımın yerelde somut adımlara dönüştürüldüğünü ifade etti. Pilot uygulamaların Bakırköy, Maltepe ve Üsküdar’da kadın belediye başkanlarının liderliğinde yürütüldüğünü belirten Kaya, “Sosyal demokrat belediyeler yalnızca yol, park, altyapı üretmiyor; biz değer üretiyoruz, eşitlik üretiyoruz, adalet üretiyoruz.” dedi.
8 Mart’a giderken kadınların güvenli yaşam ve güvenli çalışma hakkının önemini vurgulayan Kaya, “Kadın emeği güvence altına alınmadan eşitlikten söz edemeyiz.” diye konuştu.
ILO 190 kapsamında yerelde oluşturulacak kurumsal mekanizmalara ilişkin hedef takvimini de paylaşan Kaya, şiddet ve tacize karşı bağlayıcı politika metinleri oluşturmayı, kurumsal kapasiteyi güçlendirmeyi ve koruma mekanizmalarını etkinleştirmeyi amaçladıklarını belirterek, “Bu modeli 25 Kasım 2026’ya kadar İstanbul’daki tüm belediyelerimizde uygulamaya alacağız; sonrasında CHP’li sosyal demokrat belediyelerde yaygınlaştırmayı hedefliyoruz.” dedi.

“ILO 190 İSTANBUL SÖZLEŞMESİ KADAR ÖNEMLİ”
CHP Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi Çalışma ve Sosyal Güvenlik Politikaları Kurulu Başkanı Gamze Taşcıer, çalışma yaşamında kadınların karşılaştığı şiddet ve taciz sorununa dikkat çekti. Kadınların sosyal hayatta ve çalışma yaşamında güçlenmesinin şiddetle mücadelede önemli bir adım olduğunu ifade eden Taşcıer, ekonomik bağımsızlığın kadınların özgürleşmesinde belirleyici rol oynadığını söyledi. Türkiye’de kadınların iş gücüne katılım oranının düşük olduğunu, çalışan kadınların ise çoğu zaman eşit işe eşit ücret alamadığını, mobbing ve taciz gibi sorunlarla karşılaştığını vurguladı. Bu nedenle ILO 190 Sözleşmesi’nin büyük önem taşıdığını belirten Taşcıer, sözleşmenin çalışma yaşamında şiddet ve tacize karşı bağlayıcı uluslararası bir çerçeve sunduğunu söyledi. Taşcıer, “ILO 190, tıpkı İstanbul Sözleşmesi gibi kadınların yalnız olmadığını gösteren ve devlete gerekli önlemleri alma sorumluluğu yükleyen önemli bir düzenlemedir.” dedi. CHP olarak kadınların güvenli ve eşit bir çalışma yaşamına sahip olmasını temel bir hedef olarak gördüklerini belirten Taşcıer, yerel yönetimlerin bu konuda önemli adımlar attığını ifade etti.
Taşcıer, ILO 190 Sözleşmesi’nin İstanbul Sözleşmesi gibi bağlayıcı bir çerçeve sunduğunu belirterek CHP iktidarında bu sözleşmelerin imzalanacağını söyledi.

“EŞİT İŞE EŞİT ÜCRET”
Toplantının son konuşmasını ise CHP Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gökhan Zeybek yaptı. Zeybek konuşmasında kadınların toplumsal yaşamda eşit temsilinin güçlendirilmesi gerektiğini belirterek, CHP’nin bu konuda çeşitli adımlar attığını söyledi. Yerel yönetimlerin kadınların toplumsal hayata katılımında önemli rol oynadığını vurgulayan Zeybek, Türkiye’de geçmiş yıllarda kadının kamusal alanda varlığı üzerine yürütülen tartışmaların geride kaldığını söyledi. Zeybek, “Bugün artık tartışma kadının toplumsal hayata katılıp katılmayacağı değil, kadınla erkeğin gerçekten eşit olup olmayacağıdır.” diye konuştu.
Yerel seçimlerin ardından kadın belediye başkanı sayısının 9’dan 36’ya yükseldiğini hatırlatan Zeybek, bunun önemli bir artış olduğunu ancak yeterli olmadığını söyledi. Parti tüzüğünde yapılan değişikliklerle cinsiyet kotasının kademeli olarak artırılacağını belirten Zeybek, 2034 seçimlerine gelindiğinde belediye meclisi listelerinde yüzde 50 eşit temsil hedeflediklerini ifade etti.
Kadınların yalnızca büro hizmetlerinde değil, belediyelerin tüm hizmet alanlarında görev almasının önünü açacaklarını belirten Zeybek, “Eşit işe eşit ücret bizim temel ilkemizdir.” dedi.
ILO 190 NEDİR?
ILO 190, resmi adıyla “Çalışma Yaşamında Şiddet ve Tacizin Ortadan Kaldırılması Sözleşmesi”, 2019 yılında Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) tarafından kabul edilen ve çalışma hayatında şiddet ile tacizi doğrudan ele alan ilk uluslararası sözleşme olma özelliğini taşıyor.
Türkiye henüz bu sözleşmeyi ulusal düzeyde onaylamamış olsa da, özellikle sosyal demokrat belediyeler sözleşmenin ortaya koyduğu standartları yerel yönetim politikalarına uyarlayarak uygulamaya koymaya çalışıyor.
ILO 190 Sözleşmesi, çalışma yaşamında şiddet ve tacizi yalnızca fiziksel saldırı olarak değil; psikolojik baskı, ekonomik yıldırma ve cinsel tacizi de kapsayan geniş bir çerçevede tanımlıyor. Sözleşmeye göre çalışma yaşamında güvenli bir ortam sağlamak, yalnızca devletin değil işverenlerin de sorumluluğudur.
Belediyeler açısından ne anlama geliyor?
Binlerce çalışanı bulunan belediyeler, ILO 190 standartlarını benimseyerek çalışanları için güvenli ve eşitlikçi bir çalışma ortamı oluşturmayı taahhüt eder.
Bu kapsamda yerel yönetimlerde şu adımlar öne çıkıyor:
Mobbing ve tacize karşı kurumsal mekanizmaların oluşturulması
Şikâyet ve başvuru hatlarının kurulması
Eşitlik politikalarının kurumsallaştırılması
Şiddet ve tacizle mücadele için eğitim ve farkındalık programlarının uygulanması.