Tarihi istasyonların kaderi ne olacak?

Tarihi Haydarpaşa Garı’nın turizm ve konaklama merkezi yapılarak halkın hizmetinden alması tepkiler sürerken Haydarpaşa-Gebze banliyö hattının kaldırılmasıyla hat üzerinde bulunan tarihi istasyonların kaderi de merak konusu oldu.

16 Şubat 2012 - 14:03

Tarihi Haydarpaşa Garı’nın akıbeti tartışıladursun, Yüksek Hızlı Tren ve Marmaray’ın hayatımıza girmesinden sonra, Haydarpaşa’dan Gebze’ye, onlarca yıla tanıklık etmiş tarihi istasyonların ne olacağı sorusu akıllara takıldı. Kadıköy sınırları içinde 6 tane tarihi istasyon bulunuyor; Kızıltoprak, Feneryolu, Göztepe, Erenköy, Suadiye ve Bostancı. Bu istasyonların geçmişi, Osmanlı dönemine kadar uzanıyor. Osmanlı Hükümeti, Haydarpaşa’yı Bağdat’a bağlamayı, dolayısı ile Hindistan’ı Avrupa ile birleştirecek olan hattın İstanbul’dan geçirmeyi düşünür. 1871 yılında saraydan çıkarılan bir irade ile Haydarpaşa-İzmit hattının devlet tarafından yapımına başlanır ve 91 km'lik hat 1873 yılında bitirilir. Cumhuriyet sonrası, 1930’larda “anayurt demirağlarla örülürken” bile, Anadolu’nun en önemli duraklarıdır bu istasyonlar.

Neredeyse 140 yıldır ayakta duran tarihi tren istasyonları, yeni toplu taşıma araçları Yüksek Hızlı Tren ve Marmaray’ın çalışmaya başlamasıyla atıl kalacak. Bunu öngören Kadıköy Belediye Meclisi, 7 Temmuz 2009’da, o dönem meclis üyesi olan yazar-müzeci Sunay Akın’ın önerisiyle, tarihi istasyonların “Kültür Hattı” olarak müze veya kültür merkezine dönüştürülmesi için Kadıköy Belediyesi’ne bırakılması talebiyle bir önerge kaleme aldı. Amaç bu tarihi istasyonların korunarak Kadıköy’ün sanat yaşamına kazandırılmasıydı. Oy birliğiyle kabul edilen bu önerge Belediye Başkanı Selami Öztürk’ün imzasıyla 29 Temmuz 2009’da Başbakanlık ve Ulaştırma Bakanlığı’na gönderildi. TCDD 1. Bölge Müdürlüğü’nden gelen, 2 Ekim 2009 tarihli yanıtta söz konusu istasyonlarda bulunan lojmanlarda hala işlemekte olan hatta çalışan personelin ve akde dayalı sözleşmeli kiracıların bulunduğu belirtilerek ihalesiz ve bedelsiz yer tahsisi yapılmasının mümkün olmayacağı ifade edildi.
‘YIKILMASINA İZİN VERMEYECEĞİZ’
Bu cevabı alan Kadıköy Belediyesi, pes etmedi ve bu sefer Kültür Bakanlığı’na bir yazı göndererek semtleriyle özdeşleşmiş bu istasyon binalarının hiçbir şekilde yıkılmasına izin verilmemesini ve yerlerinde muhafaza edilmesinin temin edilmesini istedi. Gönderilen yazıda ayrıca bu istasyonların Belediye tarafından ihale veya bedeliyle kiralanabileceği belirtildi. TCDD 1. Bölge Müdürlüğü’nden gelen 1 Aralık 2009 tarihli yazıda ise bahsedilen altı istasyonun Marmaray Projesi’ndeki durumlarının kesinleşmediği, bu istasyonların ileride kullanılıp kullanılmayacağı belli olduktan sonra konunun yeniden değerlendirileceği vurgulandı. Ancak aradan geçen 5 ayın ardından yine TCDD’den gelen 21.5.2010 tarihli yazıda “DLH Genel Müdürlüğü’nün 2010 yılı yatırım programında yer alan ve inşaatı devam eden Marmaray Projesi tamamlandıktan sonra söz konusu hat üzerinde işletmecilik faaliyeti devam edeceğindensöz konusu binaların değerlendirilmesinin proje bitimini müteakip yapılacağı öngörülmektedir” denildi.
‘NEYİ REDDETTİKLERİNİN FARKINDALAR MI?’
Haydarpaşa-Gebze Banliyö Hattı, 1 Nisan 2012 tarihinden itibaren kullanım dışı kalıyor ancak hâlâ Ulaştırma Bakanlığı ve Kültür Bakanlığı’ndan bu hat üzerindeki istasyonların ne olacağına dair bir açıklama yok. Kadıköy Belediyesi’ne neredeyse 2 yıl önce verilen cevapta söylenen “işletmecilik faaliyeti” derken kastedilenin ne olduğu da bilinmiyor. Konuyla ilgili görüşüne başvurduğumuz Sunay Akın, tarihi istasyonların akıbeti konusunda kaygılı olduğunu söylüyor. Tarihi istasyonların bir “Kültür Hattı”na dönüştürülebileceğini, burada tematik müzeler kurulabileceğini ve bunun da Kadıköy ve İstanbul’un sanat yaşamına çok büyük bir katkı olabileceğini belirten Akın, neden bu fikrin üzerine düşülmediğini anlayamadığını ifade ediyor. Akın şunları söylüyor: “Türkiye’de müzecilik konusu bir türlü anlaşılamadı. İleri demokrasisi olan ülkelerde müzeler çok önemli bir yer tutar, bizim de ileri bir demokrasiye ulaşmamız için müzelere ihtiyacımız var, bu çok açık. Yaşayan tarihi mekânlara Avrupalıların gösterdiği duyarlılığı gösteriyor muyuz? Hayır. Önerimizin reddedilmesi de bunun göstergesi. Kadıköy bu şehrin en aydın yerlerinden biri. Selami Öztürk’ün bu projeye destek vermesi, bunun için her türlü çabayı göstermesi hiç şaşırtıcı değil. Kadıköy Belediye Meclisi, oy birliğiyle kabul etti bu öneriyi. Ama onlar bunu reddederek Türkiye’nin aydınlık geleceğini çalıyorlar.”
Marmaray projesi faaliyete geçtikten sonra bu istasyonların nasıl kullanabileceği konusunda ise Sunay Akın, “Çok kaygılıyım. Boğazdaki Çırağan Sarayı otel olarak kullanılıyor. Birçok tarihi mekânın sonu bu oldu. Açıkçası istasyonların da rant anlayışının kurbanı olacağı kaygısını yaşıyorum. Avrupa’da tematik müzeler çok büyük ilgi görüyor. Biz de bunu yapabilseydik İstanbul’a büyük bir yatırım yapmış olacaktık. Devlet, bu projeyi kabul etmeyerek neyi reddettiğinin farkında mı? diye sordu.
‘KORUMA KURULUNA BAŞVURDUK’
Birleşik Taşımacılık Çalışanları Sendikası İstanbul 1 Nolu Şube Başkanı Hasan Bektaş ise tarihi istasyonların restore edilerek kendi işlevlerini yerine getirmeye devam etmesini istediklerini söylüyor. Bektaş, Feneryolu ve Kızıltoprak istasyonlarının şu anda tadilatta olduğu bilgisini vererek “Bu sevindiricidir ancak tümünün tadilattan geçmesi ve istasyon işlevlerine devam etmeleri gerek. Biz sendika olarak Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu’na başvurduk ancak henüz sonuç alamadık” diyor.
Gazete Kadıköy olarak DLH Marmaray Bölge Müdürlüğü’ne de Kadıköy sınırları içindeki 6 istasyona ne olacağını sorduk ancak yazılı başvurumuza gazetemiz yayına hazırlandığı son güne kadar yanıt alamadık.
KIZILTOPRAK KURBAĞA MÜZESİ OLACAKTI
Yazar –müzeci Sunay Akın, kendisiyle 2010 yılı Haziran ayında yaptığımız bir söyleşide Kadıköy’e tematik müze yapılacağı müjdesini vermişti. Kadıköy Belediye Meclisi’nin bu öneriyi oy birliğiyle kabul etmesinden büyük mutluluk duyduğunu söyleyen Akın, projeyle ilgili şunları söylemişti: “Kızıltoprak istasyonunu Kurbağa Müzesi haline getirmek istiyorum. Çünkü kurbağa bu bölgeye adını veren bir hayvandır, biliyorsunuz Kurbağalıdere de bu bölgededir. Mitolojideki kurbağadan tutun da masaldaki prense dönüşen kurbağaya kadar uygarlık tarihinde kurbağanın anlatıldığı bir müze kurmak projelerimden biri. Diğer 5 istasyonla da ilgili ilginç fikirlerim var ama bırakın bunlar da sürpriz olsun”
Semra ÇELEBİ
Fotoğraflar: Arzu İŞGÜZAR – Hazal KARATAŞ

ARŞİV