Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 18-24 Mart tarihleri arasında kutlanan “Yaşlılara Saygı Haftası”nda 2025 yılı yaşlılık istatistiklerini yayımladı. Veriler, Türkiye’nin “genç ülke” imajının hızla değiştiğini ve demografik bir dönüşümün tam merkezinde olduğunu gösteriyor. 2020 yılında 7,9 milyon olan 65 yaş ve üzeri nüfus, 2025 itibarıyla 9 milyon 583 bin 59 kişiye ulaştı.
HER 10 KİŞİDEN BİRİ ARTIK 65 YAŞ ÜSTÜ
Yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki oranı, kritik eşik olan yüzde 10’u aşarak yüzde 11,1’e yükseldi. Bu artışın önümüzdeki yıllarda da hız kesmeden devam etmesi bekleniyor. TÜİK’in senaryosuna göre, 2040 yılında her 5 kişiden birinin, 2080 yılında ise her 3 kişiden birinin yaşlı olacağı öngörülüyor.

İSTANBUL’DA YAŞLILAR ÇOCUKLARINA YAKIN
İstanbul, yaşlı nüfusun sosyal yalnızlığına dair şaşırtıcı ve olumlu bir tablo çizdi. Türkiye genelinde tek başına yaşayan yaşlıların çocuklarıyla olan fiziksel mesafesi incelendiğinde; İstanbul, yüzde 4,1 ile “çocuğu aynı şehirde yaşamayan yaşlı” oranının en düşük olduğu il oldu. Bu veri, Anadolu’nun birçok şehrinde yaşlılar yalnız kalırken çocuklarının büyükşehirlere göç etmesine karşın, İstanbul’da yaşayan yaşlıların çocuklarının genellikle yine İstanbul sınırları içerisinde kaldığını gösteriyor. Yani megakentte yaşlılar tek başlarına bir hanede kalsalar bile, çocukları onlara ulaşabilecek mesafede, aynı şehirde yaşamaya devam ediyor.
TÜRKİYE’NİN EN “YAŞLI” İLİ SİNOP
Türkiye’nin en yüksek yaşlı nüfus oranına sahip ili yüzde 21,7 ile Sinop oldu. Sinop’u yüzde 21,1 ile Kastamonu ve yüzde 20,0 ile Giresun takip etti. Yaşlı oranının en düşük olduğu il ise yüzde 3,8 ile Şırnak oldu. Öte yandan, Türkiye genelinde tam 62 ilde yaşlı nüfus oranı yüzde 10’u geçti.
Yalnız yaşayan yaşlı oranının en yüksek olduğu il yüzde 34,3 ile Balıkesir oldu. Balıkesir’İ yüzde 34,1 ile Çanakkale, yüzde 33,7 ile Burdur izledi. Bu oranın en düşük olduğu il ise yüzde 8,3 ile Hakkari oldu.

İNTERNET KULLANIMI ARTTI
TÜİK raporundaki en dikkat çekici verilerden biri de teknoloji kullanımı oldu. 2020 yılında sadece yüzde 27,1 olan yaşlılarda internet kullanım oranı, 2025’te yüzde 53,2’ye fırladı. Artık her iki yaşlıdan biri dijital dünyada aktif rol alıyor. İnternet kullanımında erkekler (yüzde 61,3), kadınlara (yüzde 46,1) oranla daha ön planda yer alıyor.
ÜLKENİN ORTANCA YAŞI YÜKSELDİ
Nüfusun yaşlanması ile ilgili bilgi veren göstergelerden biri olan ortanca yaş, 2020 yılında 32,7 iken 2025 yılında 34,9 oldu. Ortanca yaş 2025 yılında erkeklerde 34,2, kadınlarda 35,7 olarak gerçekleşti. TÜİK’in mevcut yapının devam edeceğini varsayan ana senaryosuna göre ortanca yaşın 2030 yılında 37,1, 2040 yılında 41,4, 2060 yılında 48,0, 2080 yılında 51,5 ve 2100 yılında 52,2 olacağı öngörüldü.
Çalışma çağındaki yüz kişiye düşen yaşlı sayısını ifade eden yaşlı bağımlılık oranı da yükseldi; 2020 yılında yüzde 14,1 iken bu oran 2025 yılında yüzde 16,2 oldu.

TÜRKİYE DEMOGRAFİK DÖNÜŞÜM SÜRECİNDE
TÜİK raporunda Türkiye’nin dünya genelindeki yaşlanma sürecine (demografik dönüşüm) girdiği belirtiliyor. Türkiye, 194 ülke arasında yaşlılık oranına göre 75. sırada yer alarak birçok Avrupa ülkesine göre hala genç sayılsa da, sayısal artışın sosyal güvenlik ve sağlık sistemleri üzerinde yeni planlamalar gerektirdiği vurgulanıyor.
Raporda öne çıkan veriler:
* Yaklaşık 1,8 milyon yaşlı tek başına yaşıyor. Tek başına yaşayan yaşlıların yüzde 73,5’ini kadınlar oluşturuyor.
* Yaşlı nüfusta okuma yazma bilenlerin oranı yüzde 88,4’e ulaştı. Erkeklerde bu oran yüzde 97 iken kadınlarda yüzde 81,5'te kaldı.
* Yaşlıların işgücüne katılım oranı yüzde 13,1 olurken, çalışan yaşlıların yarısından fazlası (yüzde 56,9) tarım sektöründe yer alıyor.
* Yaşlı ölümlerinin yüzde 39,9’u kalp ve damar hastalıklarından kaynaklanıyor. Alzheimer nedeniyle hayatını kaybedenlerin oranı ise yüzde 3 olarak kaydedildi.