12 Eylül’ün gölgesinde fotoğraf

“Fotoğrafın Sırtındaki Kambur 12 Eylül”, darbenin Türkiye’de fotoğraf üzerindeki izlerini tarihsel araştırmalar ve döneme tanıklık eden fotoğrafçıların anlatıları üzerinden ele alıyor

10 Eylül 2026 - 14:19

Bir ülkenin siyasal hafızası yalnızca belgelerde, gazete küpürlerinde ya da resmi tarihin satır aralarında saklı değildir. Bazen bir fotoğraf karesinde, bir bakışın yönünde veya tam aksine kadraja girmesine izin verilmeyen bir boşlukta kendini açık eder. Arzu Aybat’ın “Fotoğrafın Sırtındaki Kambur 12 Eylül” adlı kitabı, Türkiye’nin yakın tarihindeki en büyük kırılmalardan biri olan 12 Eylül 1980 askeri darbesine bu kez fotoğrafın merceğinden bakıyor.

Şubat 2025’te Papirüs Yayınları tarafından yayımlanan kitap, Aybat’ın Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Enstitüsü’nde tamamladığı “Türkiye’de 1960 Sonrası Siyasal Dönüşümlerin Fotoğraf İklimi Üzerindeki Yansımaları” başlıklı yüksek lisans tezinden hareketle hazırlanmış. Çalışma, Türkiye’de fotoğrafın serüvenini Cumhuriyet’in kuruluşundan başlayarak 27 Mayıs 1960 askeri darbesi, 12 Mart 1971 muhtırası ve 12 Eylül 1980 darbesine uzanan siyasal ve toplumsal dönüşümler eşliğinde izliyor.

Fotoğrafın yalnızca gördüğünü kaydeden bir araç olmadığından hareket eden Aybat, çalışmasında önce fotoğrafın ne olduğuna ve nasıl bir gerçeklik kurduğuna bakmış. Fotoğrafın keşfi ve fotoğrafik görüntünün işlevinden fotoğraf-gerçeklik ilişkisine, belgesel fotoğraftan sosyal belgesel fotoğrafa uzanan ilk bölümün ardından Türkiye’nin fotoğraf tarihi siyasal değişimlerle birlikte ele alınıyor. 

Aybat’ın çalışmasında 27 Mayıs 1960’tan 12 Mart 1971’e, oradan 12 Eylül 1980’e uzanan dönemler yalnızca siyasi tarihin başlıkları olarak kalmıyor. Her kırılmanın fotoğrafçıların bakışını, üretim biçimlerini ve içinde yaşadıkları görsel iklimi nasıl değiştirdiği araştırılıyor. Özellikle 12 Eylül sonrasında Türkiye’nin siyasal ve ekonomik yapısında meydana gelen değişimlerin yanı sıra kültürel ortamda yaşanan dönüşüm ve bunların fotoğrafa yansımaları kitabın merkezinde yer alıyor.

TANIKLARIN SESİNDEN KADRAJ ARDI

Çalışmanın belki de en güçlü taraflarından biri tarihin nesnesi olan insanları ve dönemin belgecilerini bizzat konuşturması. Kitabın ekler bölümünde yer alan 18 ayrı röportaj, çalışmayı kuru bir dönem analizinden çıkarıp yaşayan bir oral history (sözlü tarih) belgesine dönüştürüyor.

Aclan Uraz, Çerkes Karadağ, Gülnur Sözmen, Gültekin Çizgen, Haluk Çobanoğlu, Hilmi Etikan, İbrahim Akyürek, Kadir Can, Kamil Fırat, Kemal Cengizkan, Mehmet Bayhan, Mehmet Kaçmaz, Merih Akoğul, Orhan Cem Çetin, Özcan Yaman, Özcan Yurdalan, Tolga Sezgin ve Yücel Tunca gibi  fotoğraf ve belgeselciliğinin önemli isimleriyle yapılan görüşmeler kadrajın ardındaki tereddütleri, cesaret adımlarını ve çekiniklikleri görünür kılıyor.

Fotoğrafın Sırtındaki Kambur 12 Eylül, adındaki “kambur” imgesiyle de geçmişin bugüne taşıdığı ağırlığa işaret ediyor. Aybat’ın çalışması, 12 Eylül’ü yalnızca geçmişte kalmış bir tarihsel olay olarak değil, Türkiye’nin fotoğraf hafızasında iz bırakan ve sonraki kuşakların bakışını da biçimlendiren bir kırılma olarak ele alıyor.


ARŞİV