60 kabilenin izleri Alan Kadıköy’de

Koleksiyoner Haluk Akın’ın 20 yıllık emeğiyle oluşan, 17 ülkeden 60 kabileye ait 600 parçalık Afrika maske ve heykel koleksiyonu Alan Kadıköy’de sergilenmeye başlandı

15 Ocak 2026 - 13:31

Üniversite yıllarında hobi olarak başladığı tropikal akvaryum balığı üretimini zamanla profesyonel düzeye taşıyan ve Türkiye’nin ilk Neon Tetra ile Discus balığı üreticisi olan Haluk Akın, bu kez koleksiyoner kimliğiyle sanatseverlerin karşısına çıktı. Akın’ın yaklaşık 20 yıl boyunca Afrika başta olmak üzere Amerika ve Avrupa’dan bir araya getirdiği maske ve heykellerden oluşan koleksiyonunda, 17 ülke ve 60 farklı kabileye ait toplam 600 Afrika maskesi ve heykeli yer alıyor. Koleksiyonunu ticari bir değer olarak değil, kültürel bir miras olarak gördüğünü belirten Akın’ın sergisi, Kadıköy Belediye Başkanı Mesut Kösedağı’nın katılımıyla 14 Ocak Çarşamba günü Alan Kadıköy’de açıldı ve 14 Şubat’a kadar sanatseverler tarafından ziyaret edilebilecek.

ÇOCUKLUKTA BAŞLAYAN HOBİ

Çocukluk yıllarında hobi geliştirdiğini, Afrika ile ilk temasının ardından koleksiyonerliğe başladığını anlatan ve sürecin planlı bir hedeften değil, zaman içinde gelişen bir meraktan doğduğunu söyleyen Akın, “1950 Üsküdar Salacak doğumluyum. Çocukluğumdan beri illaki bir şeylerim vardır. Çiçeğim, böceğim, kuşum, değişik objelerim… Akvaryumculuk da böyle başladı zaten, bir hobiyle başladım. Koleksiyonerlik ‘koleksiyoner olacağım’ diye başlayan bir şey değil. İnsanın içinde varsa oluyor. Ben gittiğim her tatilde oraya özgü ürünleri almayı çok severim. Mısır’a gittik, orada maskeleri ve kabilelere özgü objeleri görünce almaya başladım. Hatta o kadar çok aldım ki gümrükte beni ‘kaçakçı’ diye çevirdiler. Daha sonra kardeşimle Güney Afrika’ya gittik. Orada gördüklerim beni çok etkiledi, ondan sonra Afrika’ya daha çok bağlandım.” ifadelerini kullandı.

 “YAKLAŞIK 14-15 SENEDİR TOPLUYORUM”

Koleksiyonun nasıl oluşturulduğunu aktaran ve eserleri nerelerden, nasıl topladığını ifade eden Akın, “Burada 600 parça obje ve farklı ürünler var. Yaklaşık 14-15 senedir topluyorum ama bazıları daha eski. Avrupa’ya her gittiğimde antikacılara mutlaka uğrarım. Amerika’da oğlum yaşıyor, oradan da aldım. Afrika’dan, Amerika’dan, Avrupa’dan… Nerede hoşuma giderse oradan bulup aldım.” dedi.

Eserleri seçim sürecine de değinen Akın, aracı kişilerle çalıştığını şu sözlerle ifade etti: “Afrikalılarla muhatap olan aracılar var. Getirdikleri 50-100 tane içinden koleksiyon değeri olanları seçip aldım. Bir kısmını da Türkiye’ye getirmeye başladım, burada birkaç kişiye bu işi öğrettim.” 

 “BENDEKİLER SÜS EŞYASI DEĞİL”

Sergide yer alan eserlerin özgünlüğüne dikkat çeken ve koleksiyonundaki parçaların niteliğini, gerçek ile sahte eserler arasındaki farkları anlatan Akın, “Bugün Afrika’da süs eşyası olarak yapılıp satılan çok şey var ama benimkiler öyle değil. Bendekiler zamanında kullanılmış gerçek parçalardır. Bu masklarda ve heykellerde kesinlikle çivi kullanılmaz. Uzak Doğu’dan gelen sahte eşyaları çivilerle delip eski göstermeye çalışırlar. Gerçek parçalarda ise ağaç kurdu olur ve toz döker. Onları görünce neyin gerçek neyin sahte olduğu anlaşılıyor.” dedi.

“BAZILARI ‘FETİŞ’ AMAÇLI”

Maskelerin kullanım alanlarına ilişkin bilgi veren Akın, “Bazıları ‘fetiş’ amaçlıdır. Korkutmak ya da saklanmak için yapılır. Bazıları törenseldir, bazıları savaşlarda kullanılmıştır. Tarımsal törenlerde, ergenlik ritüellerinde, cenazelerde kullanılanlar koleksiyon içinde var. Mesela kabilelerde hakimler maske takarmış. Kim oldukları bilinmediği için çok daha rahat karar verirlermiş. Maske takınca kişilik ortadan kalkıyor, karar daha rahat veriliyor.” dedi.

 “PİCASSO KÜBİZMİ BAŞLATTI”

Afrika sanatının Batı sanatına etkisini de anlatan Akın, bu etkileşime ilişkin görüşlerini şu sözlerle dile getirdi: “Picasso bu işin dünyaya yayılmasında önemli bir yer tutuyor. Bu masklardan etkilenerek Kübizm akımını başlatmış. Bugün Batı sanatında gördüğümüz birçok şeyin kökeninde Afrika sanatı var.”

 “AFRİKA’YA GİTMEYE GEREK YOK, ALAN’A GELİN”

Sergiyi kamuoyuyla paylaşma sebebini anlatan Akın, “Bu işi hiçbir zaman ticari düşünmedim. İnsanlar hemen ‘kaç para?’ diye soruyor. Rockefeller’dan çıkan bir maske 6 milyon dolara satılıyor ama bu iş para işi değil. Maddi değeri benim için önemli değil. Sonuçta bu bir tahta ve bir gün çürümeye mahkûm ama kültürel değeri benim için paha biçilemez. Serginin sloganını aslında şöyle düşünmüştüm ‘Afrika’ya gitmeye gerek yok, Alan’a gelin.’ Okullar gelsin, gençler gelsin. Bu işleri görsünler, tanısınlar, öğrensinler istiyorum.” diye konuştu.


ARŞİV