Bir şair, bir yazar: Marmara ve Atılgan

Türkiye Yazarlar Sendikası’nın “Bir Şair, Bir Yazar” başlığıyla düzenlediği Edebiyat Matineleri’nin bu ayki konukları Nilgün Marmara ve Yusuf Atılgan oldu

09 Ekim 2026 - 17:53

Edebiyata ilişkin bir bellek oluşturmak amacıyla çalışmalarını sürdüren Türkiye Yazarlar Sendikası, “Edebiyat Matineleri” programını “Bir Şair, Bir Yazar” başlığıyla sürdürüyor. 6 Ekim Salı günü Barış Manço Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen matinenin bu ayki konukları, şiirin ve romanın iki önemli ismi Nilgün Marmara ve Yusuf Atılgan oldu. Etkinlikte Zeynep Aliye, Atılgan’ın ‘Evdeki’ öyküsünü okurken; Dilruba Nuray Erenler, Eser Ceran Erdi, Seçil Hidayet ve İzel Karaca ise Marmara’nın şiirlerini seslendirdi. Ayrıca yönetmen koltuğunda Tolga Oskar’ın yer aldığı Nilgün belgeselinden bir kesit gösterildi.

“EDEBİYATINI GÖRÜNÜR KILMAK”

Üç yıldır edebiyatı matine geleneğiyle yeniden okurla buluşturmayı amaçladıklarını belirten Türkiye Yazarlar Sendikası İkinci Başkanı Mustafa Köz, “Üçüncü yılımızın ilk matinesini gerçekleştiriyoruz, bu salon üç yıldır bize açıldığı için Kadıköy Belediyesi’ne teşekkür ederiz.” dedi. Gündelik dilin edebiyata göre çok farklı bir yerde olduğunu söyleyen Köz, “Sokaklar büyük çılgın kalabalıkların yaşam alanına dönüştü, edebiyatını görünür kılmak ve sokağın dilini yeniden oluşturmak için bu buluşmaları çoğaltmayı çok anlamlı buluyoruz.” şeklinde konuştu.

YALIN BİR DİLLE ANLATMAK

Mezun olduktan sonra Atılgan’ın Maltepe Askeri Lisesi’nde edebiyat öğretmenliği yaptığını ama tutuklandıktan sonra meslekten atılıp memleketi Hacırahmanlı’ya döndüğünü kaydetti. Şirkan, “Yusuf Atılgan’ın öykülerini düşündüğümüz zaman köyde, kentte ve kasabada geçiyor. Üç yerde de Atılgan’ın dünyasında bireysellik vardır ve varoluşçudur. Anlattığı insanlar umutsuzdur, ruhsuzdur, yalnız ve kimsesizdir.” diye konuştu. Atılgan’ın insanların dünyasını yalın bir dille anlattığını vurgulayan Şirkan, “Okursunuz ve çok iyi anlarsınız, sade bir dili vardır. Bir söyleşisinde okumuştum ‘en iyi dil, zabıt katibinin dilidir’ der.” dedi.

“DAKTİLOYLA ÇEKİLMİŞ ŞİİRLERİNİ GETİRDİ”

Nilgün Marmara’nın şiirlerinin, gidişinden sonra yayımlandığını söyleyen Haydar Ergülen, “Onunla tanışmam Kızıltoprak’taki evinde oldu. Aslında Hatay Meyhanesi o zamanlar Kadıköy’de PTT’nin yanındaydı, cuma ve cumartesi akşamları oraya pek çok şair yazar; Can Yücel, Ece Ayhan, İlhan Berk, Edip Cansever, Tomris Uyar ve Cemal Süreya neredeyse tanıdığımız herkes oraya gelirdi. Belki de orada tanıyıp, evlerine gitmiş olmalıyız kalabalık bir grup halinde. Cuma ve cumartesi akşamları Nilgün’ün evinde kalınırdı, saydığım kişilerin dışında daha genç olanlar da.” ifadelerini kullandı.

Ergülen, “Nilgün şiir yazdığını kimsenin bilmediği birisiydi. İlhan Berk ısrarla onun şiir yazdığını ama bize göstermediğini ve mutlaka görmek istediğini, Nilgün de yazmadığını söylerdi. Biz arkadaşımız olduğu için sormazdık ve nasıl olsa yazıyordur bize okuyacaktır ya da bir dergide karşımıza çıkacaktır diye. Merak etmezdik ama Nilgün’ün şiir yazmasını beklerdik, öyle bir donanım, okudukları yazdıkları ve konuştuklarımız.” dedi. Marmara’nın ölümünden sonra Şiir Atı’nda şiirlerini kendisinin yayımladığını kaydeden Ergülen, “Çalıştığım ajansa geldi büyük bir çantayla, odanın kapısını kapatıp ‘sana bir şey getirdim’ dedi, çantasından blok halinde daktiloyla çekilmiş şiirlerini getirdi. Vefatından bir ay önceydi. Eve gidip gece yarısına kadar okudum ve telefon açtım, eşi Kağan da arkadaşımız. Konuştuk biraz, bir daha da görüşmedik, son görüşmememiz de ajanstaki o görüşmeydi. Bir yıl sonra da yayımladık.” diye konuştu.Yusuf Atılgan hakkında konuşan Tahir Şirkan, “Balıkesir Lisesi’nden sonra İstanbul Edebiyat Fakültesi’nde Türkoloji bölümünde okuyor ve çok yakın arkadaşlarından biri Vedat Türkali. Solcu olmuşlar. Türkali’nin Güven romanının iki temel karakteri vardır; Turgut ile Halil. O karakterler Atılgan ve Türkali’den güçlü izler taşır.” dedi. 

TÜRKİYE YAZARLAR SENDİKASI’NA TARİHİ BAĞIŞ

Türkiye Yazarlar Sendikası (TYS), “kurulduğu günden bugüne çantasında taşıdığı mücadelesini” artık kendi genel merkez dairesinde sürdürecek. Sendika üyesi ve eski saymanları Rıza Zelyut, Yenibosna’daki 160 metrekarelik dairesini, satılmamak ve Genel Merkez veya Yazarlar Evi olarak kullanılmak üzere Türkiye Yazarlar Sendikası’na bağışladı. “Bir Şair, Bir Yazar” programından önce Zelyurt’a TYS Başkanı Adnan Özyalçıner tarafından bir plaket takdim edildi.


ARŞİV