Birlikte okumanın keyfi: “Kitap Okuma Atölyesi”

Kadıköy Belediyesi’nin Kozyatağı Kültür Merkezi’nde düzenlediği “Kitap Okuma Atölyesi”, 12 yıldır her ay farklı bir eseri edebiyatseverlerle buluşturmaya devam ediyor. Katılımcılar “Birlikte okumak başlı başına bir zevk” diyor

31 Ocak 2026 - 12:50

Kadıköy Belediyesi tarafından 2013 yılından bu yana düzenlenen Kitap Okuma Atölyesi, Kozyatağı Kültür Merkezi’nde her ay farklı kitaplarla edebiyatseverleri buluşturuyor. Başladığı günden bu yana her ay düzenli olarak gerçekleştirilen atölyede, bu ay Stefan Zweig’ın Sabırsız Yürek adlı romanı ele alındı. 28 Ocak’ta ziyaret ettiğimiz atölyede katılımcılar, romanın olay örgüsü, karakterleri ve temaları üzerine birlikte düşünerek farklı yorumlar geliştirme fırsatı buldu. 

“EDEBİYAT İÇİMDE HEP BİR UKDE OLDU”

Atölyenin yürütücülüğünü üstlenen yazar Fatma Burçak, edebiyatla kurduğu kişisel bağın zamanla bir atölye fikrine dönüştüğünü şu sözlerle ifade etti: “İstanbul İşletme Fakültesi'nden mezunum. Hayatımın okuldan sonra büyük bir bölümünü özel sektörde belli yerlerde görev yaparak geçirdim. Fakat hep içimde bir ukde olarak edebiyat vardı. Bu süre içinde de sürekli okudum ve yazdım. Zaten ilk kitaplarım çalışırken çıktı. Gençlere yönelik çeşitli edebiyat derlemeleri yaptım. Bu derlemeler (Halk edebiyatı, Mesnevi, Yunus Emre, Victor Hugo gibi büyük eserler) bana edebiyatta derinleşme fırsatı verdi. Özel sektörden ve çalışma mecburiyetinden kurtulunca tamamen edebiyatın içinde olmaya, yazmaya, okumaya ve okuduklarımı paylaşmaya karar verdim. Bunun ilk adresi de 2013 yılında 5 katılımcıyla başladığımız Kozyatağı Kültür Merkezi’ndeki Kitap Okuma Atölyesi oldu. Hali hazırda 90-100 kişiyi bulan, büyüyen ve genişleyen bir aile gibiyiz.”

“BENİM İÇİN SOSYAL SORUMLULUK PROJESİ”

Atölyenin nasıl işlediğini ve çalışma düzenini anlatan Burçak, “Atölyemizi yazın başından itibaren belirlediğimiz bir planla ayda bir kez, çarşamba günleri saat 11.00’de yapıyoruz. Her ay hem Türk hem dünya edebiyatından, klasik ve çağdaş kurmaca eserler okuyoruz. Katılımcıların okuyup geldiği kitap üzerine yaklaşık 45 ila 60 dakika süren bir inceleme yapıyorum. Bu incelemede karakterler, temalar, metaforlar, semboller ve yazarın ne demek istediği gibi konuları paylaşıyorum. Ardından katılımcıların sorularını yanıtlıyoruz ve kitap üzerine dostane bir muhabbet ediyoruz. Her bir atölye yaklaşık bir buçuk saat sürüyor.” dedi.

Burçak, atölyenin kendisi için taşıdığı önemi ise şu sözlerle anlattı: “Atölye fikri aslında benim öğrenme ve anlama biçimim olan ‘anlatmak’ üzerine kurulu. Okuduklarımı ve edebiyatın teorik kısmını pratiğe dökme ve paylaşma ihtiyacı ile bu işe başladım. Burası benim için bir sosyal sorumluluk projesidir ve profesyonel olarak başka yerlerde de bu işi yapmama rağmen buradan hiç vazgeçmek istemedim. Grup çok büyüdüğü için artık tanıdığım birkaç arkadaşım grubun yönetiminde bana yardımcı oluyor. Ayrıca her yıl sonunda programımızı İstanbul'da bir edebiyat-sanat gezisiyle bitiriyoruz.” 

“DERİN BİR DÜŞÜNME ALANI AÇIYOR”

Atölyeye yıllardır düzenli olarak katılan ve bu buluşmaların okuma alışkanlığı üzerindeki etkisini anlatan Figen Özden, “Ben Avrupa yakasında Şişli’de oturuyorum. İlkinde sadece dinlemek için gelmiştim. Fakat ondan sonra her ay gelmeye başladım. Düzenli kitap okumanın önemini ve beni geliştirdiğini fark ettim. Beni ruhsal olarak hem dinlendiriyor hem de güçlendiriyor. Sonra başka arkadaşlarıma söyledim. Atölyeye her gelen arkadaşım devam etmeye karar verdi. Fatma Hanım, konusunda çok iyi. Zaten edebiyatın içinde, çok da güzel anlatıyor ve katkılarından dolayı kendisine teşekkür ederim. Okuduğumuz kitabı daha farklı bakış açılarıyla değerlendiriyoruz. Bu da sizi hem araştırmaya hem okumaya teşvik ediyor. Kitapları burada hep birlikte okumak derin bir düşünme alanı açıyor.” dedi.

“BİRLİKTE OKUMAK FARKLI BİR DUYGU”

Pandemi sonrasında atölyeye katılan ve emeklilik döneminde okuma gruplarının önemine dikkat çeken Filiz Sever ise şunları söyledi: “Ben de bu gruba pandemiden sonra başladım. Emekli olduktan sonra bu kitap atölyelerine devam ettim. Çalıştığım iş yeri Avrupa yakasında idi. Ben de gidip gelirken hep serviste kitap okuyordum. Keşke hepimiz aynı kitabı okusak da tartışsak, kitabın yorumunu yapsak diye hep hayal ettiğim bir şeydi. Atölyenin verdiği topluluk hissi, hocamızın katkılarıyla bir kitabın analizini yapmak çok farklı görüşleri birden beyninize kaydetmeyi sağlıyor. ‘Aa ben böyle düşünmemiştim’ dediğiniz şeyler oluyor. Emekliliğimden beri on yılı aşkın süredir farklı okuma gruplarına katıldım ama böyle bir toplulukla okumak başlı başına daha farklı ve çok keyifli bir duygu. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.” 

KİTAP OKUMA GÜNLERİ PROGRAMI

Her ay Kozyatağı Kültür Merkezi’nde herkesin katılımına açık olarak devam eden Kitap Okuma Atölyesi’nin önümüzdeki aylara ait programı şöyle:

25 Şubat: Son Kadeh – Zabel Yesayan

1 Nisan: Bütün İsimler – José Saramago

29 Nisan: Aşağıdakiler – İrfan Yalçın

13 Mayıs: Kumların Kadını – Kobo Abe

 

 

ARŞİV