İstanbul’un alternatif müzik tarihinin en ikonik anlarından birine imza atan efsanevi caz topluluğu Sun Ra Arkestra, şehre geri dönüyor. 1990 yılında İstiklal Caddesi’nde bir kamyonet arkasında gerçekleştirdikleri, sokakları rengarenk kostümler ve kozmik ezgilerle inleten o meşhur geçit töreniyle İstanbul’un caz hafızasına kazınan kült kolektif, Temmuz ayında yine İstanbul’da olacak. Grup, son yıllarda İstanbul’un bağımsız kültür sahnesinin buluşma noktalarından biri haline gelen Komünite’de 12-13 Temmuz tarihlerinde 2 performansla sahne alacak.
Spiritüel cazın en önemli temsilcilerinden Sun Ra Arkestra, saksafoncu Knoel Scott’ın müzikal direktörlüğünde yeniden hayat bulurken; Marshall Allen’ın vizyonuyla şekillenen ve 2026 Grammy adaylığı bulunan Lights on a Satellite albümünden eserlerle geçmiş ile geleceği aynı sahnede buluşturuyor. İstanbul’da da iz bırakmış bu müzikal miras, yıllar sonra yeniden müziği, felsefeyi ve sahne sanatlarını buluşturan disiplinler arası bir deneyim sunuyor.

KOZMİK KAÇIŞ VE MÜZİK
Sun Ra (Le Sony'r Ra) Amerika'da ırkçılıkla ve ayrımcılıkla mücadele etmenin yolunun dünyevî siyaset değil, kozmik kaçış olduğunu savundu. Kendisinin dünya gezegenine ait olmadığını, Satürn'den gelen bir uzaylı olduğunu ilan etti. Sun Ra Arkestra ile birlikte parlak, fütüristik, uzay kıyafetleri giyerek sahneye çıktılar. Onlar için uzay, siyah insanların beyaz sömürgeciliği ve kölelik olmadan tamamen özgür ve eşit yaşayabileceği ütopik bir sığınaktı. 1950’lerden 1990’daki vefatına kadar yönettiği Sun Ra Arkestra, değişken kadro yapısı ve farklı isimlendirmeleriyle dikkat çekmiş; cazın ragtime’dan free jazz’e uzanan tüm dönemlerini kapsayan geniş bir repertuvar sundu. Elektronik klavyelerin kullanımında öncü isimlerden biri olan Sun Ra, avangart cazın gelişiminde Ornette Coleman, John Coltrane ve Albert Ayler gibi isimlerle birlikte anılıyor. Sun Ra’nın vefatının ardından Arkestra, John Gilmore ve daha sonra Marshall Allen liderliğinde varlığını sürdürmüş; günümüzde Marshall Allen ve Knoel Scott yönetiminde, hem klasik Sun Ra eserlerini hem de yeni besteleri icra ederek sanatçının mirasını canlı tutmaya devam ediyor.

SEVGİ, BARIŞ, NEŞE VE UYUM
Sıra dışı yaşam tarzı ve müziğiyle tanınan bir caz bestecisi, grup lideri ve çok yönlü bir sanatçı olan Sun Ra’nın vizyonunu bugün hâlâ sahnede yaşatan topluluk, onlarca yılı aşan mirasıyla dünya çapında kült statüsünü koruyan nadir müzik kolektiflerinden biri. Afrofuturizm (Afrika diasporasının tarihini, kültürünü ve geleceğini bilim kurgu, teknoloji, müzik, sanat ve spekülatif anlatılar aracılığıyla yeniden yorumlayan bir yaklaşım) kımının öncülerinden olan grup, “sevgi, barış, neşe ve uyum” mesajını izleyicilerle müzik yoluyla aktarıyor.

90’LARDAKİ İSTİKLAL PERFORMANSI
Ancak grubun İstanbul'la bağı çok daha eskiye dayanıyor. Yıllar içinde Türkiye’ye pek çok kez gelen Sun Ra Arkestra, İstanbul caz sahnesinin yakından takip ettiği ve her ziyaretinde büyük ilgi gören gruplardan biri. Türkiye'nin vizyoner kültür girişimcileri (Pozitif ekibi; Mehmet-Ahmet Uluğ ve Cem Yegül), henüz ortada Babylon bile yokken, 1990’da Sun Ra Arkestra’yı Türkiye’ye davet etmişlerdi. İstanbul'a gelen grup sadece kapalı mekanda konser vermekle kalmamış; İstiklal Caddesi’nde bir kamyonetin arkasına biniyorlar, rengarenk kostümleriyle çala söyleye, sokakları inleterek tüm cadde boyunca geçit töreni yapmışlardı! Bu olay, İstanbul'un alternatif müzik sahnesini ve Pozitif/Babylon efsanesini başlatan en büyük kırılma anlarından biri olarak kabul ediliyorAyrıca 2014 yılında Babylon'da gerçekleştirdikleri konserin "Live at Babylon" adıyla albüm olarak yayımlanması da İstanbul'un grup için taşıdığı özel önemin göstergelerinden biri. Sun Ra Arkestra en son 2 sene önce Babylon'da izleyiciyle buluşmuştu.

Grup, Elle Dergisine verdiği röportajda “Hayatımızın en büyük deneyimlerinden birinin olduğu yere geri dönmek… İstanbul halkı 36 yıl önce kalbimizde özel bir yer edindi. İstanbul halkı ve Türkiye genelinde Arkestra o zamandan beri çok güçlü bir bağ kurdu. Bu geri dönüşü büyük bir heyecan ve sevgiyle bekliyoruz.” diyor.