8 Nisan’da hayatını kaybeden Merve Dündar’ın yaşarken hazırladığı son sergisi izleyiciyle buluşuyor. "Deftere Düşen Sabah Işığı" isimli solo sergisi, Nergis Abıyeva küratörlüğünde 28 Nisan’da İçerenköy’deki Quick Art Space’te açıldı.
Sanatçının sabahın erken saatlerinde doldurmaya başladığı defterlerine ve yürüyüşlerine, yani gündelik rutinlerine referans veren sergide son dört yılda ürettiği desen, kolaj, asamblaj, resim ve yerleştirmeden oluşan kapsamlı bir seçkiye yer veriliyor. Hazırlıklarına 2025 yılının başında, Dündar’ın sağlığında başlanan sergi, kendisinin, ailesinin ve yakın çevresinin isteği doğrultusunda planladığı biçimiyle hayata geçirildi. Dündar’ın Quick Art Space (QAS) Yönetim Kurulu Başkanı Mine Erdemoğlu’yla birlikte geliştirdiği kolektif çalışma da sergide yer alıyor.

HASTA YATAĞINDAN SERGİ SALONUNA
Serginin adını veren, bu sergiyi kurgularken Merve Dündar’ın hastalığını öğrenen ve tedavi sürecinde zorunlu olarak izole olduğu dönemde iletişimi mektuplaşmaya benzer bir yazışma biçimine dönüştüren küratör Nergis Abıyeva, bu süreci “bilmediğimiz bir yerden sergi yapmak” olarak tanımlıyor. Abıyeva, Argonotlar sitesine verdiği röportajda şunları anlatıyor: “Merve 2026’nın Ocak ortasında tanı aldığını ve tedavi sürecine başladığını benimle paylaştığında, Nisan ayında açılacak solo sergisini ertelemeyi istemediğini, işlerinin hazır olduğunu söylemişti. Tedavi sürecindeki ilk ziyaretimden sonra, ‘Bugün bana çok iyi geldin. Teşekkür ederim’ diye mesaj atmıştı. Aslında beni harekete geçiren de bu mesaj oldu. Bu sergiyi yapma yöntemimiz bildiğimiz bir yerden olmayacaktı. O ilk kez tedavi sürecinde sergi açacak, ben de ilk kez tedavi sürecinde olan bir sanatçıyla çalışacaktım. Dolayısıyla sadece alet çantamızdakileri değil, sergi yapma yöntemimizi de değiştirmemiz gerekiyordu. Sürecin kendisini ve bu yeni yöntemi birlikte bulmaya çalışmak için mektuplaşma tadında yazışmak gelmişti aklıma. Merve’yi yormayacak şekilde serginin açılışına kadar yazışmayı önermiştim. ‘Son bir aydır tüm kimliklerim yok oldu ve sadece hasta kimliğimle ayaktayım. Sen bana sanatçı kimliğimi hatırlattın. Dolayısıyla seninle bu paylaşacağımız bu sürecin her açıdan bana iyi geleceğini düşünüyorum. Ben varım’ diye yanıtlamıştı. Benim için küratörlüğün sorumluluklarını yeniden düşündüğüm bir dönem oldu. Karşılıklı şefkatin küratör-sanatçı ilişkisinde ne kadar önemli olduğunu bir kez daha anladım. Merve de en zor günlerinde bile QAS ekibine karşı şefkatini ve ihtimamını hep hissettirdi.”

Afiş tasarımını Suat Gürsözlü’nün yaptığı sergi, 31 Ağustos’a dek haftanın her günü 09.00 - 20.00 saatleri arasında, İçerenköy, Umut Sk. No:10-12 Ataşehir adresinde görülebilir.

Ekonomist sanatçı
Merve Dündar, lisans eğitimini 1986-1990 yılları arasında Boğaziçi Üniversitesi İdari Bilimler Fakültesi Ekonomi Bölümü’nde tamamlamıştı. 2012-2016 yılları arasında Yeditepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Plastik Sanatlar Bölümü’nde yüksek lisans yapmış ve 2015 yılında Salzburg International Summer Academy of Fine Arts bünyesindeki "Irina Nakhova" atölyesine katılmıştı. Sanatçı, kişisel sergilerini İstanbul’da Galeri Bu’da "Hangisi Ağır Hangisi Gerçek" (2019) ve Mixer Proje Odası’nda "Zihinde bir Dalga" (2022) başlığıyla gerçekleştirmişti. Kariyeri boyunca 28 grup sergisine ve sanat etkinliğine katılan Dündar; ayrıca Artist 2017 İstanbul Sanat Fuarı ve Step İstanbul gibi organizasyonlarda Galeri Bu ile yer almış, Kadınlar Yaşasın Diye sosyal sorumluluk projesi kapsamındaki sergiye katkıda bulunmuştu.
Merve Dündar, çalışmalarında dilin, toplumsal normların ve duyusal deneyimlerin; duygusal algı ile benlik ve gerçeklik kavrayışını nasıl biçimlendirdiği sorusundan hareket eden bir sanatçıydı. Çizim, heykel, yerleştirme ve metin temelli işlerinin yanı sıra, izleyici katkısına açık üretimler de sanat pratiğinin bir parçası olan sanatçı, kullanılmış kâğıt, dikiş ve tebeşir tozu gibi kırılgan ve mütevazı malzemeleri kullanırdı.
sergi fotoğrafları: Tahir Akkurt