Emre Karayel ile erkeklik halleri üzerine…

Özgürlük Parkı Sanat Günleri'nin konuğu, Emre Karayel ile “Erkek Aklı Oksimoron” oyunu öncesinde Kadıköy'le ilişkisini, açık hava sahnelerini ve erkeklik hallerini konuştuk

30 Temmuz 2026 - 13:32

Kadıköy Belediyesi'nin desteğiyle düzenlenen Özgürlük Parkı Sanat Günleri, yaz boyunca tiyatro oyunları, konserler ve sahne gösterileriyle sanatseverleri ağırlamaya devam ediyor. Etkinliğin konuklarından biri olan oyuncu Emre Karayel, 28 Temmuz Salı akşamı “Erkek Aklı Oksimoron” oyunuyla Özgürlük Parkı'nda seyirci karşısına çıktı. Biz de oyun öncesinde kuliste bir araya geldiğimiz Karayel ile Kadıköy ve erkeklik halleri hakkında konuştuk.

“FARKLI BİR KEYİF”

Bugün Özgürlük Parkı Amfi Tiyatro’dayız, açık havada seyircilerinizle buluşacaksınız, düşüncelerinizi alabilir miyiz? 

Buradaki ilk oyunum değil, her sene Özgürlük Parkı’nda tiyatrolar oynuyoruz. Açık hava ve seyircisi farklı bir keyiftir. Dinamiği, seyircinin yaklaşımı ve sıcaklığı çok farklıdır. Bir de bana çocukluğumda gittiğimiz yazlık sinemaları hatırlatır. O yüzden açık hava oyunlarını çok severim. Seyircimizle tekrar açık havada buluşacağımız için heyecanlıyız.

Size Kadıköy seyircisini sorsam?

Biliyorsunuz, tiyatro salonları Beyoğlu’ndan Kadıköy’e, Moda’ya taşındı. Kadıköy’de çok fazla irili ufaklı tiyatro salonu açıldı. O yüzden Kadıköy seyircisi, tiyatro kültürüne aşinadır, çok da sahiplendiler. Hatta ben burada pandemi döneminde bir oyun oynadığımda, biraz hastaydım, oyunu yarıda bırakmak zorunda kalınca seyirci alkışlayarak bana destek verdi sağ olsun. O yüzden, Özgürlük Parkı’ndaki bu açık hava sahnesi ve Kadıköy seyircisi benim için çok özeldir.

Kadıköy’ün sanat hayatınızda herhangi bir yeri var mı?

Ankara menşeili bir oyuncuyum, tiyatro bölümünden orada mezun oldum. İstanbul’a geldiğimde, tiyatroya Haluk Bilginer’in yanında Oyun Atölyesi’nde başladım. Dolayısıyla Moda, Kadıköy, rıhtım, sahil ve Bahariye benim için çok özeldir. Sekiz sene Oyun Atölyesi’nde oynadım, oralara her gittiğimde çok duygulanırım, mutlu olurum. Kadıköy’ü çok severim. 

KADINLAR NE İSTER?

Yıllarca sizi 1 Kadın 1 Erkek'te bir ilişkinin içinde izledik, şimdi Oksimoron ile yine “erkeklik halleri” ile sahnedesiniz. Arada nasıl bir fark var?

Orada iki kişiydik, şimdi tek kişiyim böyle bir fark var. Ama kadın ile erkek ilişkisini konuşuyoruz burada da. “Kadınlar ne ister” sorusuna cevap vermeye çalışıyoruz. Aslında biraz onunla benziyor, çok bir fark yok, bu sefer tek bir erkek üzerinden tartışıyoruz. 

Oyunun adı Oksimoron yani bir nevi çelişkiler. “Erkekliğin” en büyük çelişkisi ne sizce?

Erkekliğin en büyük çelişkisi kadınları anlayamamalarıdır bence.

Sahnede anlattığınız durumlar arasında kendi hayatınızda da sıkça yaşadığınız bir şey var mı?

Aslında biz kadınları anlamaya çalışıyoruz, oyunda da bunu söylüyoruz ve bunu bir denge kurarak yapabiliriz diyoruz. Bazen özel ve aile yaşantımda dengeyi kuramadığım durumlar oluyor. Ama mesele insanın hatasını fark edip, özür dileyebilmesidir. 

EMPATİ KURMAK

Bu oyundan çıkan bir seyircinin salondan nasıl bir hisle ayrılmasını istersiniz?

Her iki tarafın da birbiriyle empati kurabilmesini isterim. Empati kurarsak, bu oyunda bahsettiğimiz dengeye daha kolay ulaşırız. Güvenmek en önemli mesele. 

Benim sormadığım Kadıköylülere söylemek istediğiniz herhangi bir şey var mı?

Oyunlarımıza hep geliyorlar, bu bizler için çok kıymetli. Seyirci olmadan tiyatronun bir anlamı yok. O yüzden hepsini sadece benim oyunlarıma değil, sahnelenen tüm oyunlara bekliyoruz. 


ARŞİV