“Güldürmek bir insanı değiştirmek anlamına geliyor”

Erkeklerin günlük hayatta rahatça kullandığı eril dili, cinsiyet eşitsizliğini, kadınlık hallerini sahneye taşıyan komedyen Seda Yüz, “Bir kadın tarafından güldürülmek bir erkek için iktidarının sarsılması anlamına geliyor. Asla onu bırakmak istemiyorlar” diyor

17 Haziran 2020 - 10:31

Geçtimiz haftalarda sosyal medyada başlayan başlayan “Erkek yerini bilsin” akımı, cinsiyet eşitsizliğini her zamankinden farklı bir şekilde gündeme getirdi. Günlük hayatta farkında olarak ya da olmayarak kadınlara yönelik kullanılan ve ‘masum’ gelen pek çok sözün, erkeklere uyarlanmasıyla cinsiyetçi söylemlere dair ezberler sarsıldı. Bu sarsıntının benzeri Seda Yüz’ün “Sıfır Makyaj” isimli stand-up gösterisinde de yaşanıyor. Erkeklerin kadınlara yaklaşımını, eril dili, cinsiyet eşitsizliğini, kadınlık hallerini sahneye taşıyan Seda Yüz ile komik ve kadın olmayı, Sıfır Makyaj’ı ve erkeklerin “neden yerlerini bilmediğini” konuştuk.

  • Gösterinizi ben izleyemedim ama pandemi sırasında gösteriden kısa bir videoyu arkadaşım göndermişti. Sıfır Makyaj’da kadınlık hallerinin eşitsizliğin mizahı anlatılıyor tanımlaması var.  Siz nasıl tanımlıyorsunuz? Derdiniz neydi, ne anlatmak istediniz?

Üç sene önce stand-up yapmaya karar verdim. Stand-up kendi dert ettiğin şeyleri kendi bakış açından anlattığın bir şey. Dolayısıyla ben nasıl bir insansam dünyayı nasıl görüyorsam, neleri dert ediyorsam gösteriye onlar yansıdı. Ben bir kadın, bir feminist olduğum için doğal olarak onunla ilgili şeyler gösterinin içinde çok fazla var.

  • Adı neden Sıfır Makyaj?

Makyaj meselesi benim hep dalga geçtiğim bir şeydi. Stand-up’ın doğasına da bir gönderme var, mecazi anlamda o sahnede makyajsızsın. Bir rolde değil, kendin olarak oradasın. Hepsi biraraya gelince öyle bir isim seçtim.

  • Gösteriye gelenlerin tepkileri nasıl oluyor? Erkek ya da kadınların tepkileri farklı mı?

Gösterinin içinde bolca ironi var. Biraz sınırlarda dolaşma gibi bir durum oluyor. Ben esasen komedi yapıyorum yani orada bir bildiri metni okumuyorum, propaganda yapmıyorum. Bu önemli bir ayrım. Ben her şeyden önce komedyenim ve kendi bakış açımla ilgili bir şey anlatıyorum. Seyircilerin tepkileri her zaman çok iyi oldu. Olumsuz bir şey hiçbir zaman yaşamadım. Erkek kadın üzerinden gidersek, kadınlar daha fazla reaksiyon verir diye düşündüğüm birçok noktada erkekler çok daha fazla reaksiyon verdiler.

 “KOMEDİ ERKEK İKTİDAR ALANI”

  • Bu erkek izleyici ne izleyeceğini bilerek geldiği için de olabilir mi?

Bilmiyorum. Şöyle bir seyirci kitlesi de var; “bir kadın stand-up yapıyormuş nasılmış acaba” diye ilgi duyup gelebiliyorlar. Benim gösterim soft bir içerik değil, sert bir içerik ama her zaman gülerek ayrılıyorlar. Orada ayarı iyi yapmak lazım. Ben her şeyden önce insanları güldürmeyi hedefliyorum. Tabii inandığım şeyi yaparak. Ama benim ilk hedefim iyi bir komedyen olmak, iyi mizah yapmak. Bunu başaramazsam dediğim şeyin de bir önemi yok.

  • Erkek komedyenlerin sahnede argo kullanması makul görülürken kadınlar için bu durum öyle değil.  Sizin gösterinizin videosunu izlediğimiz bir bölümde argo var. Ona nasıl karar verdiniz? Çünkü bu biraz da cesaret işi.

Aslında ben bunun çok cesur falan olduğunu düşünerek yapmadım. Çünkü bu bir dert üzerinden çıkan bir şey. Bir gün komedi kulisindeydim ve sadece ben kadındım. Herkes bu küfrü ediyor. Ve o soru geldi aklıma. Ne oluyoruz? Çok gerçek durumdan çıkan bir şey. Hepsini çocuksu bir yerden sorguladığım bir şey. O yüzden de çok dokunuyor. Bir sürü erkek bana gelip bunun sizin tarafınızdaki karşılığının bu olabileceği hiç aklımıza gelmedi gibi şeyler söylüyorlar. Küfür etme meselesine gelince ben rahatsız olduğum küfrü söyleyerek anlatabilirim. Başka türlü nasıl anlatabilirim. Böyle bir lafı nasıl ağzına aldın diyorlar. Ben almadım bu bana söylenen bir şey. Ben küfür etmiyorum, küfürle ilgili bir şey söylüyorum.

  • Stand-up deyince bunu erkek yapar kurgusu var. Sahnede kadın olmak nasıl bir şey? Bunu yapacağım dediğiniz zaman ne gibi tepkilerle karşılaştınız?

Asıl mesele onu diyene kadar. Biz kadınlar olarak hayalini kuramadığımız şeylerle ilgili sorun yaşıyoruz. “Ben komedyen olabilirim” fikri kafanda hiç oluşmadığında buna karar verebilmen ve yapabilmen zaten imkansız. Bu kadınlarda çok fazla meslek için geçerli. Şu an 35 yaşındayım, esas problem 33 yaşına kadar bunun aklıma gelmemesi. Ben o kadar yıldır tiyatro yapıyordum neden aklıma gelmemiş.

Bunun dışında komedi erkekler için çok ciddi bir iktidar alanı. Çoğu şey öyle ama komik olmak bir erkeğin çok önemsediği bir şey.

  • Komedi niye erkeklerin bu kadar hakim oldukları bir alan?

Aslında birini güldürmek başka bir güç. Senin üstünlüğünü kabul etmesi gibi bir şey haline geliyor. ‘Bir kadına gülmek mi?’ Bir kadına güldüğünde küçük duruma düşeceklerini düşünüyorlar. Onlar için komedi bir kadını etkileme aracı. Ellerinde bulundurdukları bir koz. En temelde baktığınızda güldürmek bir insanı değiştirmek anlamına geliyor

  • Nasıl?

Bir insanın güldüğü an, savunmasız olduğu an. Dolayısıyla bir kadın tarafından güldürülmek bir erkek için iktidarının sarsılması anlamına geliyor. Asla onu bırakmak istemiyorlar. Bunu çok net bir şekilde gördüm. “Kadınlar yapamıyor, asla komik olmuyor” derecesinde bunu savunuyorlar. Bu bana çok komik geliyor. Bunu da gösterimde kullanıyorum.

“KAVUK İŞİN SON NOKTASI”

  • “Kadın komedyen olur, neden olmasın” dense bile kavuk şimdiye kadar hiçbir kadın komedyene gitmedi. Bu gücü bir kadının eline vermek istememek anlamına mı geliyor?

Kavuğun verilmesinin çok sembolik bir şey olduğunu düşünüyorum. Kavuk bir kadına da gidebilir. Ama şu an kavuğun sahibi olan Rasim Öztekin’in kadın komedyenlerle ilgili açıklamasına bakarsanız, “kadınlar komediyi yapamıyor çünkü kadınların doğal hayatta yaşadığı şeyler komediye uygun değil. Sarhoş kadın komik değildir, iticidir” açıklamaları var. Yani kavuk işin son noktası. Önemli olan niyetin değişmesi. Bu açıklaması olmasın kavuk erkekte kalsın. Politikayı böyle söylemler üretiyor. Sözler böyle bir şey, bunun varlığına inanıyorsun ve bu çok tehlikeli bir şey.

  • Geçtiğimiz günlerde sosyal medyada oldukça gündeme gelen  #erkekyerinibilsin akımı ile sizin gösteriniz arasında benzerlikler var. Bu tersten gönderme ve yer değiştirmeyle ilgili ne düşünüyorsunuz?

Twitter'da akımı görüp ne yapılmaya çalışıldığını anladığımda bir videomu yükledim. Bu video pandeminin başından beri internette var. Erkeklerin altına yazdığı korkunç yorumlardan o yorulmuştum ki. Ben ne yaptım dediğim zamanlar oluyordu. Bazen kendine çok güvenemiyorsun. İnişler çıkışlar yaşıyorsun. Etiketi gördüm ve benim gösterimden video tam da yerine oturdu. O akım da yerini değiştiriyor. Erkekler normal hayatta bu konuyla ilgili çok düşünmüyor anlamıyorlar. O kadar fazla yer değiştirme yapıldı ve mizah o kadar güçlü bir şekilde kullanıldı ki bence bir sürü erkek “böyle bir şeymiş” diye düşündü. Değiştirme şansı olması açısından önemli buluyorum. Komedi bu açıdan çok güçlü. Değiştirme gücü çok yüksek.

  • Peki sizce kadın-erkek yer değiştirirse hayat nasıl olur?

Ben biraz daha denge meselesi olarak bakıyorum. Bu dünyanın dengesinin şaşmış olmasıyla ilgili bir şey. İnsanın içinde dişi ve eril olan taraf iki cinste de var. Biz bunların farkında olarak, baskıdan uzak davranamıyoruz. Cinsiyet problemi erkek için de ciddi bir problem. Bir şeyde sürekli erillik ön plana çıkarsa vahşi bir iktidar anlayışına doğru gideriz. Kadın erilliğini, erkek dişilliğini baskılamak zorunda kalıyor. Mesela neden biz kadınlar sürekli anaç olmak, kapsayıcı olmak, barışçıl olmak durumundayız. Bunlar oluyordur ama böyle hissetmeyen de bir sürü kadın var. Annelik mesela,  her anne öyle mi olmak zorunda? Bütün kadınlar kendinden vazgeçmek zorunda mı? En büyük özgürlük kendin olabilmek özgürlüğü ama bir kadın için neredeyse imkansız bir şey. Kendini düşünmek bir kadına asla yakıştırılmayan bir şey. İşini düşünmek bir kadına asla yakıştırılamayan bir şeyken bir erkek için çok okey bir durum.

“HERKES AYNI KALIPTA OLAMAZ”

  • Hele anne olan bir kadına?

Anne olan bir kadın için işini ön plana koymak etrafındakiler için bile “nasıl böyle bir şey olabilir” diye düşünüp algılanamıyor. Kendini gerçekleştirme meselesi asla kadına yakıştırılmıyor. Kadın kendini sadece anne olarak gerçekleştirebilir diye düşünülüyor.

  • Sizin iki çocuğunuz var, siz o süreci nasıl yaşadınız?

Evet, ikiz çocuklarım var. Hamilelikten bir süre önce stand-up yapmaya karar vermiştim. İkisini aynı anda götürmeye çalıştım. Bir yanda ezberler var tamam ama ben böyle bir insanım ve böyle yaşayacağım dedim. Ben kendim için bunu yaparak çocuklarım için iyi bir şey yaptığımızı düşünüyorum. Bu öyle ciddi bir tabu ki kendini kötü hissettiğin zamanlar oluyor. Ben kötü bir anne miyim diye çelişki içinde devam ediyorsun. Herkes o kalıpta bir anne, bir eş olmaz. Olmak zorunda değil.

  • Pandemi nedeniyle gösteriler doğal olarak iptal olmuştu. Sizi yeniden ne zaman izleyebileceğiz? 

Tuz Biber Stand-up’ta gösteriler Temmuz’da başlayacak. Onun dışında Gri Sahne’de de çıkıyorum. Temmuz’da başlatırız diye düşünüyorum. Turne de olabilir. Bir yandan talep de geliyor.

  • Gösteride bir metin var. Bu metin gündeme olaylara göre gelişip değişen bir metin miydi?

Bu metin benim çok uzun zamandır yazdığım bir metin. Sadece küçük bir şeyler eklenip çıkabiliyor. Ama her gösteride büyük değişiklikler olamıyor. Şimdi daha farklı şeyler de yazdım. Biraz elden geçirip güncelleyeceğim.

  • Pandemi sürecinde kadınlık hallerinde farklı deneyimlerimiz de oldu. Onlara ilişkin bir şeyler yazar mısınız?

(Gülüyor) Sekteye uğramayan tek sektörün ev hanımlığı olması olarak. Tüm sektörler battı ev hanımlığına gene bir şey olmadı. Gerçekten kadınlar için zor bir süreçti. Ev işleriyle ilgili şakalar olur diye düşünüyorum. Bir şeyler yazdım. Onlara biraz çalışmam lazım.

Etiketler; Seda Yüz

ARŞİV