Haldun Taner, 104. yaş gününde anıldı

Edebiyatımızın en önde gelen isimlerinden, öykücü, tiyatro ve kabare yazarı Haldun Taner, doğum günü olan 16 Mart’ta Kadıköy’de adını taşıyan müze evinde anıldı.

18 Mart 2019 - 11:03

Tiyatro oyunlarıyla olduğu kadar öykücülüğüyle de anılan, 71 yıllık yaşamı boyunca yazarlığının yanı sıra öğretim üyeliği ve gazetecilik de yapan Haldun Taner, doğum günü olan 16 Mart’ta Kadıköy’de anıldı. Haldun Taner Müze Evi’nde gerçekleşen anmaya, Haldun Taner’in eşi Demet Taner, sanatçı dostları Gülsen Tuncer ve Mehmet Zaman Saçlıoğlu’nun yanı sıra Kadıköylüler katıldı.

Haldun Taner için hazırlanan sinevizyon gösterimi ile başlayan etkinlikte il konuşmacı öykücü Mehmet Zaman Saçlıoğlu oldu. Saçlıoğlu, Haldun Taner Öykü Ödülü’nü alma hikayesini ve kendisiyle tanışmasa dahi Haldun Taner’in kendisi için ne ifade ettiğini anlattı.

“13 YAŞ MUZİPLİĞİ VARDI”

Saçlıoğlu’nun ardından ilk profesyonel gösterisini 1968 yılında Haldun Taner’in yazdığı Zilli Zarife oyunuyla yapan Gülsen Tuncer söz aldı. Taner için “Tanıdığım çok özel bir kişilikti” ifadelerini kullanan Tuncer şöyle devam etti: “Ulu bir kişiliği var bir kere. Çok aydın, çok bilgili ama bütün bunların yanında 13 yaş muzipliğini kaybetmemiş birisiydi. Ülkü Tamer ile birlikte iki çocuk gibi tiyatroya girip diğerlerine muziplikler yaparlardı ve çok eğlenirlerdi.”

Tuncer, Taner’in iyi bir İstanbullu olduğunu ve politik yönünü ise şu sözlerle anlattı: “Türü yok olmaya yüz tutmuş bir İstanbulluydu. Bugün böyle bir İstanbul ve İstanbullu kalmadı. Bir emekçi olarak toplumun her kesimiyle ilişkisi vardı. Politik kabare tiyatrosunu da bu ruhla çok iyi yaptı. Olgun, doğru bir politik yaklaşıma sahipti. Her zaman şunu düşündüm; Haldun Taner dünya çapında bir öykücüdür. Peki kendisi neden böyle ünlenmedi? Çünkü tiyatro vardı. Enerji ve zamanını tiyatro aldı. Sadece öykü kulvarında yürüseydi dünyanın önde gelen isimlerinden olacaktı. Ama iyi oldu; eğer tiyatro bugün bir yere geldiyse onun sayesindedir. Kendisine sonsuz minnet duyguları beslediğimi belirtmek istiyorum.” Tuncer, konuşmasının ardından Taner’in bir oyununu seslendirdi.

“70’Lİ YILLARDA, BUGÜNÜ YAZDI”

Tuncer’in ardından tekrar söz alan Saçlıoğlu, Haldun Taner’in öykü ve tiyatro oyunlarındaki yaratıcılığına, diline, siyasetle kurduğu bağa değindi: “Haldun Taner yalın ve açık dile sahiptir. Seçtiği düşünce kişiliğini oluşturmuştur, bugün geldiğimiz yeri üzüntüyle ama nesnel şekilde ortaya koymuş ve gelecekten hiçbir zaman umudunu kesmemiştir. Politik olarak Atatürk’ün neler yaptığını anlatan da bir yazısı var, 1979’da yayımlanan. Orada ‘sürekli bir kin ve hiddetle burnundan soluyan insanlar olduk’ diyor. Onun 70’li yıllardaki yazılarına bakınca bugünü görüyoruz ve umutsuzluğa düşebiliyoruz. Ama dediğim gibi Haldun Taner hiç umutsuzluğa düşmedi. Kendisini hep borçlu ve sorumlu hissetti insanlara karşı.”

Aklın ve eğitimin Taner için ne kadar önemli ve gerekli olduğunu vurgulayan Saçlıoğlu,  “Bugünlere gelişimizi, demokrasinin ülkemizde yerleşememesini, erdemimizi yitirmemize ve tembelliğe de dayandırır. Taner deyince akıl, bilgi, zerafet, sezgi, duyarlılık, sorumluluk ve çalışkanlık kelimelerini sıralarım. Kendisini tanımadan tanıdığımı söylemiştim. Cervantes ve Shakespeare’i de böyle tanıyorum. Böyle yaratıcılar öldükten sonra da çoğalıyorlar. Haldun Taner gibi. Üstelik insanı yazmışlar ve hep insanın iyiliği için yazmışlar.” diyerek konuşmasını noktaladı.

Konuşmaların ardından Haldun Taner Müze Evi’nin bahçesinde konukların da katılımıyla Demet Taner, eşi Haldun Taner’in anısına hazırlanmış temsili doğum günü pastasını üfledi.

Etiketler; haldun taner

ARŞİV