Kadıköy Plak Günleri devam ediyor

Kadıköy Plak Günleri, plak stantları ve DJ performanslarıyla müzikseverleri bir araya getiriyor

13 Eylül 2026 - 10:41

10. Kadıköy Plak Günleri, 12 Eylül Cumartesi günü Kadıköy Belediyesi’nin bahçesinde başladı. Bu yıl Türk müziğinin unutulmaz isimlerinden Esin Afşar anısına düzenlenen etkinliğin ilk gününde plakçılar, müzikseverler ve koleksiyonerler bir araya gelirken, farklı dönem ve türlerden plaklar da müzikseverlerle buluştu. Etkinlikte plak stantları ziyaretçilerin yoğun ilgisini gördü. Saat 13.00’te DJ Nazlı Erdol’un performansıyla başlayan program, DJ Emin, DJ Eray Düzgünsoy, DJ Hünkar ve DJ Paratonel’in performanslarıyla devam etti. İlk gün ayrıca Esin Afşar’ın sanat yaşamının ve Türkiye müzik tarihindeki yerinin konuşulduğu “Sesin Hafızası: Esin Afşar ve 60’lardan 80’lere Türkiye” başlıklı söyleşi gerçekleştirildi. Plak Günleri’ni Kadıköy Belediye Başkanı Mesut Kösedağı ve eşi Nihal Kösedağı da ziyaret ederek stantları gezdi.

ESİN AFŞAR’IN MÜZİK YOLCULUĞU KONUŞULDU

Müzik yazarı Murat Beşer’in moderatörlüğünde gerçekleştirilen “Sesin Hafızası: Esin Afşar ve 60’lardan 80’lere Türkiye” başlıklı söyleşide Esin Afşar’ın müzik hayatı, yurt dışı çalışmaları, sanat anlayışı ve Türkiye müzik tarihindeki yeri konuşuldu. Söyleşiye sanatçının kızı Pınar Afşar da katıldı.

Annesinin yoğun çalışma temposunun çocukluk yıllarına da yansıdığını belirten ve annesini hem sanatçı hem de anne olarak anlatan Pınar Afşar, “14 Eylül annemin doğum günü ve plak günlerinin onun anısına olması beni çok mutlu etti. Esin Avşar’ın kızı olmak zor bir şeydi. Çünkü herkes sizden aynı kaliteyi ve performansı bekliyor. Çünkü ben anneme hep hasrettim. Annem iki ay Rusya, iki ay Japonya, Afrika, Amerika, Avrupa derken yurt dışındaydı. Ben annemi haritadan takip ederdim. Ama insan ve anne olarak şefkatliydi, bana zaman ayırırdı. Çalışkandı, çok dinamikti ve disiplinliydi.” dedi.

Çocukluğunun sanatçı ve aydınların bir araya geldiği bir ortamda geçtiğini anlatan ve evlerinde dönemin önemli isimlerinin bulunduğunu belirten Afşar, “Gözümü açtığımda Muhsin Ertuğrul, Can Yücel, Ruhi Su, Avni Arbaş, Abidin Dino gibi ressamlar, yazarlar, şairler evimizdeydi. Ankara’daki Sanat Sevenler Kulübü de bütün yazarların, düşünce insanlarının bir araya geldiği, seviyeli ve yüksek ses çıkarmadan nitelikli tartışmaların yapıldığı müthiş bir mekândı.” ifadelerini kullandı.

“ARANJMAN SÖYLEMEYİ KESİNLİKLE REDDETTİ”

Esin Afşar’ın müzikte kendi çizgisini oluşturduğunu belirten Afşar, annesinin dönemin popüler müzik anlayışından farklı bir yol izlediğini söyledi. Afşar, “Aranjman söylemeyi kesinlikle reddetti. Türkçe sözlü hafif müzik söylemedi. Ruhi Su ve İlhan Selçuk’un yönlendirmesiyle anonim halk müziklerine ve çok sesli folka yöneldi.” dedi.

Annesinin yurt dışındaki çalışmalarına da değinen ve annesi Esin Afşar’ın 1969 yılında Dışişleri Bakanlığı’nın müzik elçisi olarak yurt dışına gönderildiğini anlatan Afşar, “Diplomatik pasaportlu ilk ve tek sanatçı unvanıyla yurt dışı konserlerine gönderildi. Annem de babam da herkese sanatçı denmeye başlanması üzerine ‘sanatçı’ titrini reddettiler sadece şarkı söyleyen icracı ile üreten sanatçının ayrılması gerektiğini savunurlardı.” diye konuştu.

Modern Folk Üçlüsü ile yapılan çalışmaların da söyleşide anlatıldığını belirten Afşar, grubun ilk adı olan “Bangibas” yerine “Modern Folk Üçlüsü” ismini annesinin önerdiğini ve birlikte yurt dışı turnelerine çıktıklarını söyledi. “Bayan Yoh-Yoh” plağıyla elde edilen başarıyla ilgili de konuşan Afşar, annesinin Fransa turnelerinde Jacques Brel ve Gilbert Bécaud ile aynı organizasyonlarda yer aldığını ve Dario Moreno Ödülü’nü aldığını anlattı.

Esin Afşar’ın sanat yaşamında toplumsal konuların da önemli bir yer tuttuğunu belirten Afşar, annesinin 1980 askeri darbesi sonrasında Aziz Nesin öncülüğünde hazırlanan Aydınlar Dilekçesi’ne imza attığını hatırlattı. Bu nedenle TRT’de 5 yıl yasaklı kaldığını aktaran Afşar, annesinin Manisalı gençler davasında gözaltına alınan gençlere ve görme engellilere yönelik çalışmalara da destek verdiğini ifade etti.

PLAK GÜNLERİ GENÇLERİN İLGİSİNİ DE ÇEKİYOR

Etkinliğin ilk gününde plakçılar da müzikseverlerle bir araya geldi. Leylek Records’ın sahibi Miray Caner Kadıköy Plak Günleri’ne bu yıl ilk kez plakçı olarak katıldığını, daha önce etkinliği ziyaretçi olarak takip ettiğini belirtti. Caner, “Bence İstanbul’da yapılan en iyi plak etkinliği diyebilirim. Hem satış açısından hem müşterilerle olan ilişki açısından, bu kadar çok plakla ilgilenen insanın ve her türlü janrla ilgilenen insanın toplanması açısından çok önemli. Plakçıların birbirleriyle olan ilişkileri ve alışverişleri açısından da çok önemli buluyorum.” dedi. Ayrıca bağımsız plak şirketlerinin etkinlikte yer almasının da önemli olduğunu şu sözlerle belirtti: “Sadece satış yapan, dükkânı olan kişilerin değil, plak şirketlerinin de katılmasını çok önemli buluyorum. Gençlerin plağa yönelimi kesinlikle var. Gençlerin aynı zamanda çok bilinçli müzik dinlediklerini düşünüyorum. Plağa yönelimde kesinlikle bir artış var.”

Tırpan Records’dan Talha Çelik, etkinliğe ikinci kez katıldıklarını belirterek, “Plak Günleri, hem seçkimizi hem de plak şirketimizin kimliğini müzikseverlere anlatmamız açısından önemli. Türkiye’deki bağımsız sanatçıları desteklemeye çalışıyoruz. Seçkimizde Türkiye’deki underground müzikle bağlantılı çalışmalara da yer veriyoruz.” dedi.

Etkinliğe katılan Ece Sevinç ise daha önce de Plak Günleri’ne geldiğini belirterek, “Daha yeni geldik ama durduğum üçüncü stanttan iki farklı plak seçebildim. Herhalde cüzdanımı burada bırakıp gideceğim. Çok keyifli. Bu kadar kalabalık olması da çok hoşuma gidiyor. İnsanların ilgi gösterip böyle kolektif bir şekilde aynı bilinçle gelip alışveriş yapması çok keyif veriyor.” dedi.

Etkinliği çok eğlenceli bulduğunu belirten Sertaç Çelik, “Plakları çok sevdiğim için etkinlik çok hoşuma gitti. Çok güzel ve eğlenceli bir yer. Umarım daha da tekrarlanır. Ben özellikle 60’lardan ve 70’lerden plaklar topluyorum. Burada da çok güzel plaklar buldum, ilgimi çeken kayıtları gördüm. Fiyatlar geçen seneye göre biraz yüksek ama yine de normal.” dedi.

 


ARŞİV