Kadıköy'ün yeni nesil galerisi

Kızıltoprak’ta, ilçemizin yeni kültür vahası haline gelen Rüştiye Sokak’ın nevi şahsına münhasır galerisi Galeri 8+1; boydan boya cam kaplı vitrini, izleyicinin de bizzat müdahil olabileceği sergileri, çocuk ve kedi-köpek dostu ortamıyla yeni nesil bir sanat merkezi…

28 Aralık 2023 - 15:22

Geçenlerde değişik bir sergiye denk geldim sosyal medyada. Sanat mekanlarıyla Kadıköy’ün yeni kültür adacığı haline gelen Kızıltoprak Rüştiye Sokak’ta konuşlanan 8 ARTI 1 Galeri’de açılan Umut Yalım ve Erkut Tokman’ın “Post-Şiir” adlı sergisinden bahsediyorum. Sergi tanıtımında Katılımcılar “Asiye Nasıl Kurtulur” film afişi üzerinde boyalarla kendi izlerini bırakarak serginin bir parçası haline gelme şansı yakalıyor.” yazıyordu. İlgimi çekti.

Araştırdığımda ise klasik sanat ve galericilik anlayışından farklı nüvelerle karşılaşınca, soluğu Rüştiye’deki bu çağdaş sanat galerisinde aldım. Evvela sergiyi gezdim. Sözkonusu afişe yazacak manalı bir söz üretemedim ama meslek gereği hassas olduğum de-da bağlacını yanlış yazan bir başka izleyicinin yazısına tashih yaparak ben de sergiye dahil oldum..

Sonra da galerinin kurucusu Koray Arman ile konuştum. İşte anlattıkları…

  • Aslında reklamcıymışsınız, galeri işine nasıl giriştiniz?

Aslında ekonometri mezunuyum. Önce doğrudan pazarlama ve reklamcılık, sonra da yönetmenlik yaptım. Aynı zamanda fotoğrafçıyım. Kendime fotoğraf sergisi açmak için çıktığım yolda kendimi galeri sahibi olarak buldum. (gülüyor)  

  • Neden bu galeriyi ‘yeni nesil’ olarak tarifliyorsunuz? 

Çünkü ben yeni nesilim. Bu zamana ait bir gustom var. Reklamcılıktan elde ettiğim bilgiyi  sanat alanında kullanmak istedim. Mesela bir marka bir ürün çıkardığı zaman hedef kitlesini bilir ve ona göre hareket eder. Sanat dünyası kapalı bir habitat. Galerilerin kendi sahip olduğu koleksiyonerler üzerinden ilerleyen bir süreç sözkonusu. Oysa günümüzde siz bir sanat eseri yaptığınızda onun ulaşacağı, ulaşması gereken kişiyi tespit edebiliyoruz. Ben de kendi koleksiyoner kitlemi kendim oluşturduğum bir yolculuğa çıktım. Dedim ki ben o insanlara ulaşırım. Sanatçıların hedef kitlelerini belirlerim ve onlara sunarım. 

  • Kurulduğunuz Nisan 2020’den beri 10’u aşkın sanatçıyla 20’ye yakın sergi yaptınız nitekim. Peki bu sanatçıları ortak özelliği ne? 

Özgünlükleri, bir üslup sahibi olmaları… Hakiki bir dertleri olup insana dokunmaları… Sanatçılarımın büyük bir kısmı güzel sanatlar fakültelerinden mezun değil ama fakültelerin yan kolu olan yerlerden ( iç mimarlık, grafik tasarım, mimarlık) çıkıyor. Bunun da şu sebeple olduğunu düşünüyorum. Güzel sanatlar fakültesi mezunları kurallara çok fazla bağlı kaldıkları için özgünlüğe ulaşmaları daha zor. Ama dediğim gibi fakültenin hemen yan tarafında duran o diğer fakültelerdeki öğrenciler daha cesur oluyor. 

  • Galerinin sosyal medya hesabındaki “Just because nobody understands you, doesn't make you an artists - Kimsenin seni anlamaması seni sanatçı yapmaz” lafı, size ve galerinizin anlayışını özetliyor.

O cümleyi 2010’da San Francisco Modern Sanatlar Müzesi’nin tuvaletinde görmüştüm. Hatta biri de altına “it just makes you cool- bu sadece seni cool gösterir” yazmış. Çağdaş sanat ne kadar anlaşılmaz gözükürse, ne kadar ‘sanatçı burada ne yapmak istemiş’i düşündürttürse o kadar iyiymiş gibi bir algıya dönüştü, halbuki öyle bir şey değil. İzleyicide karşılığı olmayan işler var ortada ve bunlar işte çağdaş sanat olarak sunuluyor. Dolandırıcılığa çok teşne bir iş olduğu için, bu fırsatı kullanan da yok değil.

  • Peki burada açılan sergiler, izleyicide karşılık buluyor mu?

Görüyorsunuz burası normalde galerilerin olmadığı fiziki bir yapıda. Boydan boya cam kaplı. Vitrin galerisiyiz, göz hizasında. Aynı zamanda ben sokak sanatı hayranıyım. Burada da konvansiyonel sanatı sokağa çevirmek maksadım var. Hani galeriye girmek bazen çekinilen bir şeydir ya, elitist görünür. Ben halka aradaki o mesafeyi kaldırmak istediğim için bu tarzda bir galeri açtım. İzleyici kitlemizin büyük kısmı  sokaktan geçen insanlardan oluşuyor. Sanatla aralarındaki mesafenin kalktığını görmek beni de sanatçılarımı da memnun ediyor. 

  •  Rüştiye Sokak sanatın yeni merkezi haine geliyor. Gözlemleriniz neler? 
  • Buradaki 3. galeriyiz. Sonradan 2 tane daha açıldı. Toplam 5 galeri var bu sokakta. Sokağın çehresini değişimine katkıda bulunduk. Bizden sonra hem galeri sayısı hem kafe sayısı hem özgün restoran sayısı arttı. Ben burada galeriyi açtıktan sonra farkettim ki aslında her sanat galerisi aynı işi yapmıyor. Farklı farklı işler yapıyoruz, tarzlarımız, kitlemiz farklı. Ama kimi zaman aramızda paslaşmıyor da değiliz. Mesela benim sergisini yaptığım sanatçılardan birini, bu sokaktaki bir başka galeride tanımıştım. Rüştiye Sokak’ta, karşıdaki Akaretler’deki Artweeks gibi bir organizasyon olsa güzel olur. Kadıköy Belediyesi’nden bu konuda destek bekliyoruz.  Kadıköy’de bu kadar çok sanatçı olmasını faydalı buluyorum, bu kadar çok sergi açılması güzel bir şey. Benim beğenip beğenmemem önemli değil, hatta genel olarak bu sergilerin beğenilip beğenilmemesi de önemli değil. Önemli olan sanata önem verilmesi ve alan açılması. Misal 10 tane sergi yapılacak ve bir tanesi star olacak. Bunun sayısı ne kadar artarsa bizim o gerçek sanatçıya ulaşma olasılığımız da o kadar artacak. Kadıköy’ün sanat ortamı son 5 senede iyice yükseldi. Sanat alıcılarının (özellikle benim gibi Y kuşağı koleksiyonerin) ikamet alanı Kadıköy. Ben de uzun yıllardır buradayım. Kadıköy'ün havasında suyunda zaten sanat yapmanız için uygun bir ortam var… Evvelden beri bakarsanız bu böyle. Buranın ilk belediye başkanı ressam Osman Hamdi beyle başlayan bir gelenek. 

Galerinin sanatsever kedisi Caravaggio... Zaten burası çocuk ve kedi-köpek dostu bir galeri.


ARŞİV