Kadıköy'ü Latin ateşi saracak!

Sokak şarkıcılığı kökenli Latin Amerikalı Che Sudaka grubu, Kadıköy’ü Latin enerjisiyle ısıtmaya geliyor. “Bizim müziğimiz insanlar için” diyen Che Sudaka, anlamsız şarkılar yapmak yerine insanları sosyal sorumluluklarının farkına vardıran bir müziği tercih ediyor.  

26 Şubat 2014 - 09:31

Gökçe UYGUN
 
İspanya'da sokak şarkıcılığından Avrupa'nın en önemli festivallerine sıçrayan Latin Amerikalı müzik grubu Che Sudaka, geleneksel Güney Amerika ve İspanyol müziğini ska, reggae ve rock ile birleştirerek neşeli bir müzik yaratıyor. Kendi kurdukları plak şirketi Cavernicola bünyesinde kaydettikleri albümleri ile geniş bir coğrafyada hatırı sayılır bir hayran kitlesi oluşturmayı başarmış olan, canlı performanslarıyla ünlü grup, 6 Mart’ta KadıköySahne’de izleyiciyle buluşacak. Che Sudaka’ya Kadıköy ziyaretleri öncesi birkaç soru sorduk. İşte yanıtları..
 
-Grubunuz hakkında az şey biliyoruz. Kendinizi 3-5 cümleyle nasıl anlatıyorsunuz soranlara? 
Che Sudaka savaşan bir ruh, dans etmek ve düşünmek için bir müzik olarak tanımlanabilir.
 
Che Sudaka’nın anlamı ne? Che Guevera ile bağlantısı var mı bu ismin?
Che, bir Hindu dilindeki “Mapuche” kelimesinden geliyor ve bu kelime içindeki “Che”, “İnsanlar” anlamına geliyor. “Sudaka” ise faşist insanların Güney Amerika’lı insanları aşağılamak için kullandıkları bir kelime. Fakat biz buna güldüğümüz için adımızda kullanıyoruz.
 
Sokaklarda şarkı söylerken, birden ünlenip sahnee çıkmaya başlamışsınız. Sokak mı sahne mi?
Sokak sanatçılarına saygımız çok büyük. Sahnede çalmayı da sokakta çalmayı da çok seviyoruz, Doğrusu, çalmayı çok seviyoruz. Bu yüzden bir ayrım yapmak çok zor bu konuda.

-Müziğin türünüz konusunda kafam karışık.. Çok güzel, eğlenceli, enerjik… Ama tarzı ne?
Bizim müziğimiz insanlar için. İlla bir tarz söylemek gerekirse, sanırım, Cumbia, Ska, Punk diyebiliriz.

-Şarkılarınızın temaları neler?
Biz, müzisyenlerin sosyal görevlerini fazlasıyla umursuyoruz. Bir çok insanın önünde çalma fırsatına sahibiz ve bunun büyük bir sorumluluk olduğunun farkındayız. Bu sebeple, anlamsız şarkılar yapmak yerine insanları sosyal sorumluluklarının farkına vardıran ve birlikte uyum içinde yaşamaya çağırıyoruz ki iyilik yeşerebilsin.
 
-Ne için/kimin için müzik yapıyorsunuz?
Müziği seviyoruz, dolayısıyla çalmayı ve icra etmeyi de seviyoruz. Bu, bizim dünya ile iletişim kurma şeklimiz.
 
Konser albümleriniz varmış. Hangi ülkelerde kaç konser verdiniz bugüne dek?
Son albümüzün adı “1111 Lives” ve bu isimdeki “1111” verdiğimiz konser sayısından gelmekte. 35 ülkede performansımızı sergiledik bu güne kadar ve 7 albüm yayınladık.

-“Politikaların ötesinde, bizler insanız” diyorsunuz. Yanıtı uzun bir soru belki ama, nasıl bir politika, nasıl bir insanlık arzunuz?
Dengeli bir politika, insanları ayırt etmeyen ve her şeyin herkes için olduğu bir sistem… Bunun mümkün olduğunu düşünüyoruz ve bu, herkesin ufacık dünyasını değiştirmeye cesaret etmesi ile başlayacak.

-Dünya müzikle değişir mi?
Müziğin ruh için bir terapi olduğu bir gerçek. Müzik, insanların hayatları boyunca yanlarından ayrılmayan gerçek bir dost. Bir çok duyguya direkt temas edebilen inanılmaz bir güç…
 
10” adlı albümünüzü ücretsiz paylaşıyormuşsunuz.Müzikte mülkiyete inanmıyor musunuz?
Evet, fakat bugünlerde müzik dünyası, başında olan isimlerden dolayı sadece bir “ölü”. Bütün plak şirketlerinin başındaki insanlardan bahsediyoruz. Sanatçıları ödül için para verebilecek canlılar haline getirdiler. Bu yüzden korsan yayınlar arttı ve biz bu yüzden, bu yolu tercih ettik. Eğer özgürlüğe inanan insanlar olmak yerine güce ve şöhrete tapıyor olsaydık, Japonya’ya kadar uzanan coğrafyalarda milyonlarca hayranımız olurdu.
 
-Türkiye’nin farklı kentlerinde konserler vereceksiniz. İstanbul konseriniz için heyecanlıyız. Sizce Latin ateşi ile Türk sıcaklığı nasıl bir enerji  doğuracak? Ve klasik soru; dinleyicilere bir mesajınız var mı?
Açıklandığı günden beridir İstanbul konserimizi heyecanla bekliyoruz. Latin ateşi ve Türk insanın sıcaklığı da eminiz ki harika bir karışım olacak. Rock’n Coke’ta buna şahit olmuştuk, artık Türk insanını tanıyoruz ve daha da heyecanlıyız. Herkesi büyük bir sevgiyle kucaklıyoruz ve bekliyoruz!

ARŞİV