Fenerbahçe’de 2022 yılında çağdaş bir sanat galerisi olarak kurulan Chi Art Gallery, "Be The Sun" başlıklı karma sergiye ev sahipliği yapıyor. 21 Temmuz’da açılan sergide, Aziz Çınar, Feyza Çoban, Ekinakis, İrfan Erdal, Erman Gürcüm, Daniel Horoz, Buket Ada Kılıç, Ceren Müftüoğlu, Yunus Özaksu, Cem Öztürk, Loya Kader Öztürkmen, Çiğdem Polat, Ege Subaşı, Ufuk Güneş Taşkın ve Elif Tutka'nın eserleri sanatseverlerle buluştu.

Chi Art Gallery Kurucu Direktörü Çiğdem Özdemir, “Bu yıl ‘Be The Sun’ başlığı altında 15 sanatçıyı bir araya getirdik. Üretimlerin büyük bölümü bu sergi için özel olarak seçildi. Sergi, kendi karanlığından ışık üretmek fikri üzerine ilerliyor. Yaz mevsimine de çok uygun, keyifli bir sergi oldu.” dedi.

“BEN KİMİM, NE İSTİYORUM?”
Ressam Ege Subaşı, sergide üç eserinin yer aldığını belirterek, “Benlik ve kimlik kavramları üzerine çalışıyorum. Genellikle yağlı boya kullanıyorum ancak farklı malzemelerden de yararlanıyorum. Eserlerimi yaparken mutlaka bir eskiz aşaması oluyor. Çalışmalarım kavramsal olarak kimliğimizin ve benliğimizin değişken ve akışkan olması. Resimlerimin başlangıç noktası, kendi içimdeki çıkmazların ve soruların cevaplarını aramak oluyor. Bu süreçte 'Ben kimim, ne istiyorum?' gibi hayatla ilgili pek çok soru soruyorum. Böylece kendi benliğime döndüğüm bir noktada, bizi sürekli bir dönüşüm ve değişim hâlinin karşıladığını fark ediyorum.” ifadelerini kullandı.

TAKIMYILDIZLARI VE SEMBOLLER
Yunus Özaksu, Geleneksel Türk Sanatları mezunu olduğunu ve yüksek lisans tezini takım yıldızlarının ikonografik incelemesi üzerine hazırladığını belirterek, “Tezim, 11'inci yüzyılda Arap Yarımadası'nda yazılmış bir astronomi kitabını konu alıyor. Çalışmalarımda, antik dönemlerde ve antik dilin yayıldığı coğrafyalardaki sembollerin günümüzde yeniden kullanılıp kullanılamayacağını araştırıyorum. Eskiden kutsallık, güç ve iktidarla ilişkilendirilen sembollerin bugün gündelik hayatla ya da bireyin kendi meseleleriyle ilgili yeni anlamlar üretip üretemeyeceğini inceliyorum. Sembollerin yalnızca ait oldukları dönemde kalmayıp bugüne bir köprü kurup kuramayacağı üzerine incelemeler yapıyorum. Eserlerimin genellikle mitolojik bir altyapısı oluyor.” şeklinde konuştu.

İÇSEL DUYGULAR, RUH HALİ VE BEDEN
Heykeltıraş Ufuk Güneş Taşkın da sergiye “Ruhun Anatomisi” adlı heykeliyle katıldığını belirterek, "Kompozit ve paslanmaz çelikten oluşan karışık materyalli bir eserle sergide yer alıyorum. Genellikle figüratif heykeller üzerine çalışıyorum. Yüksek lisans ve doktora tezlerimi de bu bağlamda hazırladım. Heykellerimde insanın içsel duygularını, ruh hâlini ve bedenini anlatmaya çalışıyorum. Çalışmalarımda çoğunlukla kendi duygularımdan ve tecrübelerimden yola çıkıyorum.” dedi.
Sergi, 25 Ağustos’a kadar görülebilir.