Kitap rafı

Gazetemize gelen ya da yeni çıkan kitaplardan bir seçki hazırladık

13 Mart 2026 - 10:19

Ölülerin Göçü

Şengül Engin’in romanı Ölülerin Göçü, rüyalarla çağrılan bir dönüş hikâyesi üzerinden hafıza, göç ve geçmişle yüzleşme temalarını ele alıyor. İstanbul’daki hayatını geride bırakan bir kadın, rüyalarında kendisini çağıran boşaltılmış köyüne geri döner.

Engin, romanında doğaüstü bir hikâyeden çok insanın geçmişle kurduğu ilişkiyi, hatırlanma arzusunu ve göçün bıraktığı izleri anlatıyor.

Sürgünlere ya da zorla göç edilenlere adanan Ölülerin Göçü, belleğin ve kayıpların peşinden giden, geçmişin bugüne nasıl sızdığını sorgulayan bir anlatı sunuyor.

Romanın temel sorusu ise: Ölüler nereye göçer, mezarlar kimi bekler?

Yayınevi: h2o KİTAP

Troya Blues

Abdullah Ezik’in ikinci şiir kitabı Troya Blues, Troya anlatısını bugüne taşıyan, Homeros’un İlyada’sıyla çağdaş bir duyarlılık arasında köprü kuran bir şiir evreni kuruyor.

Kitap, kahramanlık söyleminin arkasında kalan yitim, ölüm ve kayıp duygusunu merkeze alırken; tarihsel yıkımın bugünün yaralarına nasıl değdiğini şiirin ritmiyle yokluyor.

"Kahramanlık, ne güzel

oysa yitim, ölüm, kayıp da bir gerçek

zafer, ne büyük arzu

oysa arkasında ne yitik ruhlar var"

Yayınevi: Everest Yayınları

Ay Işığında Yolculuk

Belgin Bıyıkoğlu’nun Ay Işığında Yolculuk romanı 6 Şubat depreminin ardından yaşanan acıları ve insanların yeniden ayağa kalkma çabasını anlatıyor.

Roman, felaketin yarattığı yıkımın ardından aşkın ve dayanışmanın iyileştirici gücüne dikkat çekiyor.

Günlük hayatın sıradan akışı sürerken beklenmedik olaylar insanların yaşamını bir anda değiştirebiliyor. Romanda yer alan karakterler kurmaca olsa da anlatılan hikâyeler yaşamın içinden geliyor. Bıyıkoğlu, insanların karşılaştıkları zorlukları, ilişkilerini ve hayata tutunma çabalarını yalın bir dille anlatıyor.

Yayınevi: Cumhuriyet Kitapları

Kusursuzluk

İtalyan yazar Vincenzo Latronico’nun Kusursuzluk adlı romanı, Berlin’de yaşayan genç bir çiftin hayatı üzerinden modern yaşamın “kusursuzluk” arayışını anlatıyor. Tasarımcı Anna ve Tom, Berlin’e taşınarak hayallerindeki özgür ve yaratıcı hayatı kurduklarını düşünür. Bitkilerle dolu daireler, minimal mobilyalar, freelance çalışma düzeni ve sürekli çevrimiçi bir yaşam… İlk bakışta her şey kusursuz görünür.

Ancak roman ilerledikçe bu kusursuz görünen hayatın ardındaki boşluk ve tatminsizlik ortaya çıkar.

Georges Perec’in Şeyler romanından ilham alan Kusursuzluk, günümüz şehir hayatını ve dijital çağın beklentilerini ince bir ironiyle sorgulayan bir roman.

Yayınevi: Yapı Kredi Yayınları

Küresel Sendikalar Kılavuzu – Uluslararası Sendikal Hareket ve Küresel Sendikalar

Kıvanç Eliaçık’ın Küresel Sendikalar Kılavuzu adlı kitabı, uluslararası sendikal hareketin tarihini ve bugün dünyada faaliyet gösteren küresel sendika örgütlerini ele alıyor. Üretimin, ticaretin ve hizmetlerin küreselleştiği günümüzde, çok uluslu şirketler ve küresel sermaye karşısında sendikal dayanışmanın önemine dikkat çeken kitap, bu alanda kapsamlı bir rehber sunuyor.

Kitabın ilk bölümünde, 1. Enternasyonal’den Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu’na (ITUC) uzanan uluslararası sendikal hareketin tarihsel gelişimi özetleniyor. İkinci bölümde ise günümüzde faaliyet gösteren küresel sendika federasyonları inceleniyor. Üçüncü ve son bölümde ise Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) ve diğer uluslararası kuruluşlar hakkında genel değerlendirmelere yer veriliyor.

Sendika eğitimlerinde kullanılmak üzere hazırlanan Küresel Sendikalar Kılavuzu, aynı zamanda konuyla ilgilenen araştırmacılar ve öğrenciler için de temel bir başvuru kaynağı niteliği taşıyor.

Yayınevi: NotaBene Yayınları

Rüyanın Kapıları

İdil Nalbantoğlu’nun Rüyanın Kapıları adlı kitabı, hayal gücü ve umutla örülmüş öykülerden oluşuyor. Yazar, sıradan görünen anların içinden küçük rüyalar çıkarıyor ve okuru masalsı bir yolculuğa davet ediyor.

Ejderhalar, karanlık büyüler ya da şeytani tuzaklar yok bu öykülerde. Bunun yerine uzun ya da kısa yolculuklar, yaşam sevinci, şaşkınlıklar ve gülümseten sürprizler var.

Yazar, kalemini adeta bir kazan gibi kullanarak hayal gücünü ve umudu bu öykülerin içine katıyor.

Çocuklardan yetişkinlere her yaştan okura seslenen Rüyanın Kapıları, okuru bir masalın içine sokup bir rüyanın kapısını aralamaya çağırıyor.

Yayınevi: h2o KİTAP

Zaten O Şarkıyı Ben Sana Yazmadım

Orkun Galolar’ın Zaten O Şarkıyı Ben Sana Yazmadım adlı romanı, aşk, pişmanlık ve söylenemeyen duygular etrafında şekillenen bir hikâye anlatıyor.

Romanın merkezinde Elif’in çocukluk yıllarında başlayan ve yıllar boyunca içinden atamadığı bir sevgi var. Ancak bu sevgi, başından itibaren imkânsızdır; dokunulamayan, söylenemeyen ama vazgeçilemeyen bir duygu olarak kalır.

Elif, babasının ruhunda açtığı yaralarla ve kendi hayatındaki kırılmalarla baş etmeye çalışırken, geçmişin izleriyle de yüzleşir. Geride kalan bir adam içinse sevmenin bazen yalnızca beklemek anlamına geldiği bir süreç başlar.

Yayınevi: İnkılap Kitabevi

Yarınlar Bizim

Ali Rıza Binboğa’nın Yarınlar Bizim adlı otobiyografisi, dağların eteklerinde doğan bir köy çocuğunun zorlu yaşam mücadelesini ve başarı hikâyesini anlatıyor.

Öğretmenlikten mühendisliğe, oradan müziğe uzanan bu yolculukta Binboğa; Köy Enstitüsü geleneğinin izlerini taşıyan öğretmen okulundan İTÜ yıllarına, mühendislik çalışmalarından müzik dünyasındaki yükselişine kadar hayatının pek çok dönemini okurla paylaşıyor.

Kitapta 1960’lı yılların gençlik ortamı, 1975 Eurovision Türkiye elemelerinde yaşanan tartışmalar, sahne çalışmaları, tiyatro ve sinema deneyimleri de yer alıyor. Binboğa ayrıca 12 Eylül döneminde yaşadığı sahne yasağını, müzikten uzak kaldığı yılları ve telif haklarının yerleşmesi için verdiği mücadeleyi de anlatıyor.

Yayınevi: NotaBene Yayınları

 


ARŞİV