Lisedeki sergi, sergideki lise…

Moda’daki İstanbul Özel Saint-Joseph (SJ) Fransız Lisesi, 150. yaşgününü özel bir sergiyle kutluyor. “Saint-Joseph: Fevkalade bir Makinenin Kalbi. Biçimler, Sahneler ve Öykülerle 150 yıllık Bir Pedagoji Hikayesi” adlı sergide, lisenin 1.5 asırlık köklü tarihi konu ediliyor. Küratör Aslı Seven, “Bu sergi sadece geçmişle değil, gelecekle de ilgili. Bilim, sanatsal hayal gücünden beslenir. O kesişim noktasını görmek güzel olacaktır izleyici için.” dedi.

02 Ekim 2021 - 18:45

Bundan 150 yıl evvel Fransız frer’ler (rahip öğretmen) tarafından kuruldu. O zamanda bu yana ayakta ve eğitime devam ediyor. Aralarında akademisyen, dağcı, büyükelçi, jokey gibi pek çok farklı mesleklere sahip kişilerin ilk eğitim yuvası oldu. Yatılı okul olduğu zamanlarda kendi kendine işleyen bir sistemi vardı; bir doğa tarihi merkezi, çeşitli laboratuarlar, köklü bir arşiv, elektrik üretimi, ekmek fırını vb. Şimdilerde de bu çok işlevlilik, zamanın ruhuna uygun olarak sürmekte; çatısında güneş paneliyle kendi elektriğini üreten, sismografi ve meteoroloji istasyonu bulunan, çok çeşitli sanatsal etkinliğe ev sahipliği yapan bir eğitim kurumu burası…

Evet, Moda’da bulunan İstanbul Özel Saint-Joseph (SJ) Fransız Lisesi’nden bahsediyoruz. Bu ‘özel’ lise kuruluşunun 150. yıldönümünü özel bir sergiyle kutluyor. Aslı Seven küratörlüğünde tasarlanan “Saint-Joseph: Fevkalade bir Makinenin Kalbi. Biçimler, Sahneler ve Öykülerle 150 yıllık Bir Pedagoji Hikayesi” sergisi 2 Ekim’de açıldı. Sergide Dilşad Aladağ & Eda Aslan, Emre Hüner, Ekin Kano, Komet, Maude Maris, Daniel Otero Torres, Emin Fırat Övür, İz Öztat, Julien Prévieux, Sergen Şehitoğlu ve Virginie Yassef olmak üzere Türkiye ve Fransa’dan 12 sanatçının çalışmaları yer alıyor. Fransa Büyükelçiliği ve Fransız Kültür Merkezi’nin desteği ile gerçekleşen sergiye, 2021 sonbaharı boyunca halka açık bir seminer, sunum ve gösterim programı eşlik edecek.

 (Eda Aslan & Dilşad Aladağ, Mehpare Heilbronn ve Frère Jean, St Joseph Lisesine bağışlanan botanik çizimleri ile İstanbul Üniversitesi Botanik Enstitüsü’nde , 9 Nisan 1942, Alfred & Mehpare Heilbronn Arşivi, Kurt Heilbronn’un izni ile.)

150 SENELİK KORİDORDAKİ SANAT

Okulun arşivleri ve eğitim araçları etrafında, uzun süreli bir sanatsal araştırma ve üretim sürecinin sonucu olarak ortaya çıkan sergi; izleyicisini doğa tarihi koleksiyonları, biyoloji modelleri ve laboratuvar deney araçları gibi pedagojik araçların tarihi ve güncelliği açısından liseyi ‘fevkalade bir makine’  olarak düşünmeye davet ediyor.

Yaklaşık üç yılda kurgulanan ve 21 Ocak 2022’ye dek açık kalacak olan sergi, okulun derslik, koridor ve birçok salonunun sergi mekanına dönüştürülmesiyle oluşan bir parkura yayılıyor. Öğretmen ve velilerin buluşmaları için tasarlanmış olan “Görüşme odası”, vitrinleri ve cam kabinleri opaklık ve şeffaflık arasında kurgulanan bir kompozisyonla, pedagojik arşivler için bir sergileme aracına dönüşüyor. Tiyatro salonu, şeref salonu ve bir sınıf, bunları birbirine bağlayan koridorlar dahil olmak üzere, okul binası boyunca arşivleri, pedagojik işlevleri ve sanat eserlerini bir araya getiriyor. Alanında Türkiye'nin tek merkezi olan Doğa Bilimleri Merkezi ise, 1800'lerin sonundan 1960'a kadar toplanmış 30 bin hayvan ve 40 bin bitkiyi bir araya getiren tarihi hayvan, mineral ve bitki koleksiyonlarıyla sergi parkurunun içinde yer alıyor.

SJ MAKİNESİNİN KALBİ…

Serginin tanıtımı için 29 Eylül’de okulda bir basın toplantısı yapıldı. Toplantının açılışında, “Uzaklaşmaların, sınırlamaların ve bitmeyen son dakika gelişmelerinin damgasını vurduğu bir buçuk yıllık sürecin ardından, lisemizin 150. yılını nihayet layıkıyla kutlamak üzereyiz” diye sözlerine başlayan müdür Paul Georges, “Bizler, olağanüstü güzel bu ülkede, bu muhteşem şehirde bugün kalbi atmaya devam eden bu fevkalade makinenin, Saint-Joseph’in varisleriyiz. Eğitmenler olarak bizler, öğrenerek, deneyimleyerek, kardeşlik ruhuyla, seçkincilik yapmadan, tevazuyla, sadelikle geçmişle geleceği buluşturma hevesini bağrımızda taşıyoruz. Saint-Joseph makinesinin kalbi canlı canlı atıyor. Bu öyle güzel bir makine ki Türk ve Fransız sanatçılardan oluşan bir kolektife müthiş bir ilham vererek, lisemizin birçok alanını kapsayan bu sergiyi doğurdu.” dedi.  

Lisenin Kültürel Etkinlikler Koordinatörü Gizem Karakaş da, “Üç sene önce Paul Georges ile yaptığımız ilk toplantıda kendisine sergiyle ilgili beklentilerini sorduğumda, ‘Burası bir müze değil, yaşayan bir yer. Serginin de bunu yansıtması, geçmişle geleceği buluşturması gerekiyor’ demişti. Saint-Joseph Lisesi her gün eğitmenlerle öğrencilerin buluştuğu, hareket eden bir eğitim kurumu. Bunun ötesinde iş birliklerini ve kültürel açılımları kucaklayan bir karşılaşma mekânı. Bu sergi de, bu iş birlikleri sonucunda ortaya çıktı.” diye konuştu.

(Küratör Aslı Seven, katılımcılara sergiyi gezdirdi)

 “PANDEMİ FIRSAT OLDU”

Küratör Aslı Seven ise şunları söyledi: “Pandemi sebebiyle daha başlangıcında sekteye uğrayan bu süreç içinde, projeyi yeniden düşünmemiz ve değişen koşullar içinde esneklik göstererek ilerlememiz gerekti. Eğitimin uzaktan devam ettiği ve seyahatlerin olamadığı süreçte, kolektif ruhu koruyabilmek için uzaktan işbirliği metodları geliştirdik. Bu hazırlık sürecinin, pandemi sebebiyle sekteye uğraması ve planlanandan uzun sürmesi, okulun arşivleri tanıyarak  araştırmayı derinleştirmek için de bir fırsat oldu. 150 yıllık bir tarihin araçlarını, sanatsal yorumlamanın ışığında görmek heyecanlı. Bu sergi sadece geçmişle değil, gelecekle de ilgili. Bilim, sanatsal bir hayal gücünden beslenir. Yani sanat da aslında bilimsel araçlar kullanılarak üretilen bir şey. O kesişim noktasını görmek güzel olacaktır izleyici için.”


(Serge Şehitlioğlu’nun ‘satranç’ işi. Sanatçı, “Tüm sanatçılar satranç oyuncusu değildir ama tüm satranç oyuncuları sanatçıdır” diyor)


ARŞİV