Kadıköy Belediyesi’nin yazarları, gazetecileri ve akademisyenleri okurlarla buluşturduğu 10. Kadıköy Kitap Günleri’nin resmi açılışı, 13 Haziran Cumartesi günü belediye bahçesinde gerçekleştirildi. Yaklaşık 100 yayınevinin katıldığı etkinliğin ilk gününde sekiz farklı söyleşi düzenlendi. Biz de söyleşilere katılan bazı yazar ve gazeteci görüşerek etkinliğe ilişkin değerlendirmelerini ve okurlarla buluşmanın kendileri için ne ifade ettiğini konuştuk.

‘Coğrafya, Yazgı ve İsyan: Murat Uyurkulak Romanlarında İnsan Halleri’ başlıklı söyleşisinin ardından mikrofonumuzu Murat Uyurkulak’a uzattık: “Şahane ve çok güzel. Kitap Günleri’nin yerleşimini de çok beğendim, dışardan öyle gözükmüyor ama içerisi çok büyük. Bugün bir talihsiz olarak biraz yağmur ve fırtına var. Kadıköy’ü çok seviyorum, bir dönem burada da yaşamışlığım var. Kadıköy her zaman okurun, yazarın, sanatın merkezlerinden üst düzey eğitim seviyesi olan bir yer. Burada her zaman insan kendini iyi hissediyor.” ifadelerini kullandı.

“KADIKÖY KİTABIN MERKEZİDİR”
‘Huzur Tanpınar’da’ başlıklı konuşmasının ardından gazetemize konuşan Murat Menteş, “Kadıköy kitabın merkezidir. Çocukluğumuzda ve gençliğimizde Kadıköy kitapçılarından, sahaflarından ve kitap tezgahlarından kitap satın alırdık. Kitap, Kadıköy’ün demirbaşlarından biridir, dolayısıyla Kadıköy’de Kitap Günleri’nin yapılması kadar doğal bir şey olamaz ve buna gösterilen yoğun ilgi de son derece beklendik ve sevindirici bir görüntü. Entelektüel yazar ve akademisyenlerin davet edildiği, entelektüel okur ve aydınlanma peşindeki insanların ziyaret ettiği bir ortam olması harikulade.” dedi.

Irmak Zileli ile Neslihan Önderoğlu ise etkinlikte “Bir Hikâye Nasıl Başlar?” söyleşisi ile okuyucularıyla bir araya geldi. Önderoğlu, “Benim için büyük bir fırsat, çünkü Kadıköylüyüm. Okurla böyle bir vesileyle bir araya gelmek ve havanın azizliğine rağmen ilginin yüksek olması bizi çok memnun etti. Bize bu fırsatı verdiği için Kadıköy Belediyesi’ne çok teşekkürler, umarım bu güzel ortamı her yıl yaşama fırsatımız olur.” şeklinde konuştu. Zileli ise “Dikkatli ve meraklı bir okur kitlesiyle karşılaşmak beni çok mutlu etti. Yerel bir belediyenin böyle bir şey yapması muhteşem çünkü, insanların bulunduğu mahallenin içinde böyle bir etkinlik olması, komşuya gider gibi evden çıkıp bir fuara gidebilmesi hasret duyduğumuz bir şey. Biliyorsunuz fuarlar artık şehrin dışına atılmış durumda, kültürel hizmetlerin kitapla ilişkinin bu kadar hayatlara uzak yerde olması gerekiyor.” dedi.

KADIKÖY GAZETECİLİK VE HABER ALMA HAKKINA SAHİP ÇIKIYOR
75 günlük tutukluluğunun ardından ilk kez bir söyleşiye, okurlarıyla bir araya gelen gazeteci İsmail Arı ‘Halkın Haber Hakkı ve Gazetecilik’ hakkında konuştu. Söyleşisinin ardından mikrofonumuzu Arı’ya uzattık ve Kitap Günleri hakkındaki görüşlerini aldık. Arı, “Yağmura ve serin havaya rağmen Kadıköy halkı buradaydı. Hem alanda hem de sağ olsunlar söyleşimde yoğun bir katılım vardı. Gazetecilik ve haber alma hakkına Kadıköy halkı her zaman olduğu gibi sahip çıktı, Kadıköy Belediyesi’ne bu güzel etkinliğe beni davet ettikleri için teşekkür ederim.” diye konuştu.

‘Roman Kahramanları ve Empati’ başlıklı konuşmasının ardından gazetemize konuşan Sinem Sal, “Kadıköy’de olmak çok güzel, ilk gençliğim burada geçti. Bu sokaklarda iyi bir film izlemiş birine rastlarsınız, iyi bir kitap okumuş sahaf mutlaka size bilmediğiniz bir yazarı önerir ve onunla tanışırsınız. Ben de kitaplarımda bu sebeple Kadıköy’e borcumu ödedim. Behice’nin Yarım Kalan İşleri kitabımı Kadıköy’de geçecek şekilde tasarladım ve yazdım. Bu yüzden burada olmak benim çok güzel.” dedi.