Altunizade’de açılan deneyim odaklı dijital sanat merkezi The Cube, ilk sergisi “Confluence” (Kesişme/Akış) ile sanatseverleri ağırlıyor. Yeni medya sanatları alanında uzman Piksel. Creative Solutions prodüksiyonuyla hazırlanan serginin kürasyonunda, teknolojinin duyusal ve bedensel deneyim üzerindeki etkilerini merkeze alan çalışmalarıyla tanınan Olga Vad’ın imzası bulunuyor. Bu sergiyle mekân, ses ve hareket arasındaki sınırları bulanıklaştıran küratöryel yaklaşımını yeni bir düzleme taşıyan Vad, ışık, ses ve hareketin iç içe geçtiği, izleyicinin algısını dönüştüren çok boyutlu bir akış sunuyor. Olga Vad, teknolojinin duyusal ve bedensel deneyim üzerindeki etkilerini merkeze alarak; verinin, zamanın ve enerjinin görünmez katmanlarını keşfe çıkan bir seçki kurguladı.

Görsel-işitsel yerleştirmelerden jeneratif performanslara, sürükleyici dijital evrenlerden kozmik ses manzaralarına uzanan medya sanatı örneklerini buluşturan sergi, izleyiciyi algıyı dönüştüren bu deneyim alanına davet ediyor. Olga Vad, “Serginin konsepti; The Cube'un konumundan, minimalist ve teknoloji odaklı mimarisinden ve onu çevreleyen doğal ortamdan derinlemesine ilham alıyor. Projemiz aracılığıyla, teknolojinin gerçeklik algımızı nasıl yeniden şekillendirdiği sorusunu soruyor; dijital ve doğal dünyaların artık birbirine zıt kutuplar değil, sürekli bir akış ve kesişim içinde bir arada var olan güçler olduğu bir dünyanın sanatsal dışavurumunu sunuyoruz.” diyor.

ULUSLARARASI SANATÇILARIN ESERLERİ
Sergi, çağdaş dijital sanatın sınırlarını zorlayan altı uluslararası sanatçı ve grubun eserlerine ev sahipliği yapıyor. Maotik; "In This World" yerleştirmesinde, kübik geometriler ve çizgilerle mekânı akışkan bir yapıya dönüştürürken, yapay zeka ve teknolojik sistemlerin geleceğimizi nasıl şekillendirdiğini sorguluyor. Universal Everything; dış mekânda yer alan büyük ölçekli "Migrations" videosuyla, gerçek hayvan hareketlerini andıran gerçeküstü varlıklar üzerinden teknolojinin insanlık için yeni bir "doğa" haline gelişini araştırıyor. Amiangelika & 1100; "Black Sun" adlı eserlerinde kaos ve düzen, karanlık ve ışık temalarını birleştirerek izleyiciyi zihinsel bir yolculuğa çıkarıyor. Shihua Ma; geleneksel Budist formlarından esinlenen "Mandala" çalışmasıyla, kozmik enerjiyi galaksiler ve dalgalar halinde görünür kılıyor. Tatsuru Arai; "Face of Universe" yerleştirmesinde yapay zeka ürünü çiçekler aracılığıyla doğa, teknoloji ve kozmik güçler arasındaki bağlantıyı ses ve ışıkla deneyimletiyor. Playmodes da "Espectres" adlı eseriyle pikselleri ses kaynağına dönüştürerek "görselleri duymayı ve sesleri görmeyi" sağlayan kesintisiz bir akış yaratıyor.
12 Ocak’a dek açık kalacak olan sergiyi ziyaret için www.eventbrite.com adresinden ücretsiz bilet almak mümkün. Adres: Kısıklı Caddesi, Oymacı Sokak No:20, Üsküdar