Tarihin öğretmeni, tarihin dibine iniyor!

Kadıköylü tarih öğretmeni Cumhur Sarı, “Tarihin Dibi” adlı gösterisiyle geçmişin eğlenceli yönlerini anlatıyor

13 Ağustos 2015 - 18:07
Gökçe UYGUN
Osmanlı döneminde, Muharrem ayında, bir örnek giyinmiş kör dilenciler şehri sokak sokak gezerlerdi. Her evin kapısı önünde içlerinden biri ilâhi okur, ötekiler de her mısranın sonunda  “hoyyy… goygoy canım” derlerdi. Muharrem ayı itibariyle matem hissini de ifade eden bu âmalar gezintisinin dilencileri, uzun yıllar “goygoycular” diye anılmışlar. İşte günümüzde sık sık kullandığımız “goygoy yapmak” deyişinin kökeni de buradan geliyor.
Peki ben bunu nereden öğrendim? İnternetten değil, bir tarih öğretmeninin sahne şovundan... Adı Cumhur Sarı. Kadıköylü bir tarih öğretmeni. Üç yıldır “Tarihin Dibi” adlı gösteriler yapıyor. Cumhur hoca ile Kadıköy’de buluştuk, tarihli ve bol kahkahalı bir sohbete daldık.
Sizi biraz tanıyalım önce
1974, Manisa doğumluyum. Kadıköy’de yaşıyorum. İstanbul Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü mezunuyum. 5 yıl bir kolejde çalıştım, ardından üniversiteye ve KPSS’ye hazırlık dershanelerinde eğitim vermeye başladım. 
Stand-up yapma fikri nasıl ortaya çıktı? Derslerde de komik misiniz?
“Hocam Cem Yılmaz gibisiniz” diyen öğrencilerimin gazıyla oldu! 3 sene önce doğum günümde öğrencilerimi topladım, Kadıköy’de bir kafede ilk gösterimi yaptım. Aslında başlarken amacım birkaç kere yapıp, keyfimi almaktı. O arada öğrencilerimden biri T24’te çalışıyordu, orada bir haber yaptı, sonra Akşam gazetesi röportaj yaptı derken… 2 sene önce BKM Mutfak’ın açılışında sahneye çıkanlardan biri oldum. Şuanda 15 günde bir BKM mutfak sahnesinde çıkıyorum. Ayrıca Yeldeğirmeni’ndeki Atölye Hangart’ta sahne alıyorum.
Gösterinizde nelerden bahsediyorsunuz?
Genellikle Osmanlı üzerine. Dipte kıyıda kalmış konuları, kökeni geçmişe dayanan günlük deyimleri anlatıyorum. Ama gösteriyi yenileyeceğim; Adem ile Havva’dan yakın tarihe dek pek çok şey olacak.
Gösterilerinizde gelenleri bilgilendirmek gibi bir misyonunuz var mı?
‘Güldürüyor ama düşündürmüyor’ derler ya. Ben düşündürmüyorum,  bilgilendiriyorum. Sen düşünme, zaten gülmeye geldin gösterime. Ben arada vereyim bilgileri. Al koy cebine, ilerde de satarsın bu bilgiyi. Belki bir kızın kalbini çelersin, bana da dua etsen yeter (gülüyor).
“Şehzade dediğin uyanık olacak, ‘anlamadım babacım bir daha tekrar eder misin’ demeyecek” gibi güncel dokundurmalar da var. Endişe duymuyor musunuz?
Eş dost, ‘Yapma’ diyorlar da, yapmadan duramıyorum. Hakaret etmiyorum sadece siyasi gönderme yapıyorum. Bu yüzden bir endişem yok. Keşke dava açsa da meşhur olsam! 

“ERKEK DİLİYLE YAZILIYOR”
Tarihi kimler yazıyor sizce?
Bir olayı, o anda kim nerede nasıl yazdıysa, onu biliyoruz. Objektif tarih diye bir şey yok. Tarihe tanıklık etmek diye bir şey var ya, çok saçma. Nasıl, neresinden tanıklık ediyorsun? Gezi sürecini hangi tanık yazacak mesela? 50 yıl sonra ‘Destan yazıldı’ mı denecek yoksa ‘Çok can kaybettik’ mi denecek. Nereden baktığına bağlı... 
Anlattıklarınız arasında pek kadın olmaması dikkatimi çekti…
Çünkü tarih erkek diliyle yazılıyor. Bu dil kırılmadığı müddetçe kadın da zor yer alır tarihte. Mesela biz bir Hürrem’i biliyoruz, Hürrem’in hikâyesi hayata tutunma hikâyesidir. Mesela Kösem Sultan var. 3 oğlu 2 torunu padişah olmuş ki aslında bir dönem Kösem dönemidir. Biz ona 4. Murat dönemi diyoruz. Erkeklerin adıyla anılıyor.
Kadıköy’ün tarihiyle de ilgileniyor musunuz?
Tabi. Mesela  niye körler ülkesi diyorlar buraya?! Sen kendi güzellik anlayışına göre buraya ilk yerleşen adamı neden eleştiriyorsun ki? Belki senin körlüğün, buranın güzelliğini göremiyorsun (gülüyor). Kadıköy bence İstanbul’un en güzel yeri.

KARİKATÜRLERLE OSMANLI PADİŞAHLARININ HOBİLERİ 

Karikatürlerle Tarihten Sayfalar Serisi’nin beşinci kitabı “Osmanlı Padişahlarının Hobileri ve Bilinmeyen Yönleri” çıktı. Metin Reis’in hazırladığı kitap neşeli karikatürleriyle çocukların ilgisini çekerken, Osmanlı tarihini ve padişahların günlük yaşamlarına dair pek çok ayrıntıyı eğlenerek öğrenmelerini sağlıyor. Metin Reis’in yazıp Erdoğan Oğultekin’in resimlediği eserde, savaşlardan, fetihlerden, devlet işlerinden arta kalan zamanlarda padişahların neler yaptıkları, kimlerden eğitim alıp hangi alanlarda uzmanlaştıkları neşeli karikatürler eşliğinde anlatılıyor.

ARŞİV