Çağdaş sanatın öncü ve özgün isimlerinden Yoko Ono’nun eserleri Türkiyeli izleyiciyle buluşuyor “Yoko Ono: İçses ve İçyapı” başlıklı sergi, kariyerine 1950’lerin sonlarında New York’un avangart sanat çevresinde başlayan Yoko Ono’nun 70 yılı aşan sanatsal üretiminden kapsamlı bir seçki sunuyor. Akbank’ın desteği ve İspanya’nın León kentindeki çağdaş sanatlar müzesi MUSAC işbirliğiyle, Emirgan’daki Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi’nde (SSM) açılan sergi, Yoko Ono’nun Türkiye’de bugüne dek gerçekleşen en kapsamlı sergilerinden biri. Sanatçının en erken ve en etkili yapıtlarından bazılarını da içeren 67 yapıtı bir araya getiren sergi, sanatçının kariyeri boyunca çalıştığı pek çok biçime; erken dönem talimat parçaları ve kavramsal yapıtlardan performans, film, enstalasyon ve katılımcı işlere uzanıyor. Sergi adını, Ono’nun 1964’te ortaya attığı ve serginin kavramsal çerçevesini oluşturan içses ve içyapı kavramlarından alıyor.
Alvaro Rodriguez Fominaya, Kaan Gür, Ahu Antmen, Suzan Sabancı, Jon Hendricks ve Connor Monahan (soldan sağa)
BAHÇEYE YAYILAN SERGİ
Yoko Ono: İçses ve İçyapı sergisi, Kasım 2025–Mayıs 2026 tarihleri arasında León’daki MUSAC’ta izleyiciyle buluştuktan sonra Türkiye’ye taşındı. Ono’nun ilk kez 20 Temmuz 1964’te Japonya’nın Kyoto kentindeki Yamaichi Salonu’nda gerçekleştirdiği bir konser ve sergide kullandığı içses ve içyapı kavramları, serginin başlığını ve kavramsal çerçevesini oluşturuyor. Sanatçının kariyeri boyunca ürettiği yapıtları bir araya getiren sergi, sanatçının pratiğinin farklı alanlarından belli başlı örnekleri sunuyor; kronolojik bir anlatı izlemek yerine, farklı dönem ve disiplinlerden yapıtları birbirleriyle diyalog içinde ele alıyor. Sakıp Sabancı Müzesi’nin bahçesi de dahil olmak üzere tüm mekânlarına yayılan sergi, izleyiciyi katılıma ve katkıda bulunmaya davet eden çok sayıda yapıtı içeriyor.

Bunlar arasında ziyaretçileri yapıtın içinden geçerek sergiye kendi yollarını seçmeye davet eden “Kendinden Geçiş”; hareket, algı ve keşifle deneyimlenen şeffaf labirent “Şaşırt”; kişisel sevinç ve kederler üzerine düşünmeye çağıran “Temizlik Parçası”; annelere dair düşünce ve duyguların kolektif bir ifadesi olan “Benim Annem Güzel”; ziyaretçilerin haritalara IMAGINE PEACE [BARIŞI HAYAL ET] damgası basabildiği “Harita Düşleme Parçası”; kırık fincan ve tabakların farklı biçimlerde onarıldığı “Onarma Parçası”; ziyaretçilerin felaketler üzerine kendi düşüncelerini ekleyebildikleri “Cırcır Böcekleri” ve kişisel dileklerin sergi boyunca biriktiği “Dilek Ağacı” yer alıyor.

Sergi, SSM’de Galeri -2 ve Galeri -3’ün yanı sıra Sakıp Sabancı Müzesi bahçesi ve Atlı Köşk içindeki Kitap Sanatları ve Hat Koleksiyonu galerisine yayılan yapıtlarla geniş kapsamlı bir müze deneyimi sunuyor. Bahçede Gökyüzü Merdivenleri (1968), Dilek Ağacı (1996), Harita Düşleme Parçası (2003), Görünmez Bayraklar (2015) ve Görünmez İnsanlar (2009/2017) gibi yapıtlar galeri duvarlarının ötesinde, açık havada deneyimlenebiliyor. Kitap Sanatları ve Hat Koleksiyonu galerisinde ise Yoko Ono’nun Dört Rüzgâr (1991/1992) başlıklı kaligrafi serisi sergileniyor.
PALET YERİNE KAVRAMLAR
Sakıp Sabancı Müzesi Müdürü Ahu Antmen, “1950’lerin sonlarından günümüze çağdaş sanatın seyrini derinden etkilemiş Yoko Ono’yu öncü sanatçı kimliğiyle izleyicimizle buluşturabildiğimiz için çok mutluyuz.” İfadesini kullandı. Yoko Ono Stüdyo’nun direktörü ve serginin küratörlerinden Connor Monahan, “70 seneye yayılan yapıtları kronolojik bir anlatı izlemeden bir araya getiren sergi, tüm bu yapıtların merkezinde yer alan temel yaklaşımı ortaya koyuyor. Ono’nun yapıtları, mecrası ya da ölçeği ne olursa olsun, izleyiciyi tekrar tekrar aynı davete çağırıyor; yapıtın içine girmeye, katılmaya ve kendi eyleme gücünü fark etmeye. Bu davet müzenin duvarlarının ötesine uzanarak, bağ kurmaya ve değişim ihtimaline açılıyor.” dedi. Serginin küratörlerinden Jon Hendricks, “Müthiş bir sanatçı. Palet yerine kavramlar kullanıyor. Şarkıdan filme, sözcüklerden enstalasyonlara geçiyor; şiir ise hep orada. Çağları aşan bir sanatçı o.” Yorumunu yaptı. MUSAC Direktörü Álvaro Rodríguez Fominaya da “Bu sergi, performans sanatı ve deneysel filmin öncülerinden biri olan Yoko Ono’nun geniş kapsamlı pratiğini; sanatçının mekân, mimari ve enstalasyona dair düşünceleriyle birlikte ele alıyor.” diye konuştu.
ONO’DAN KADINLARA ÇAĞRI!
Yoko Ono, İçses ve İçyapı sergisi kapsamında Yükseliş (2013) başlıklı yapıtı aracılığıyla kadınlara bir davette bulunuyor. Şiddet deneyimi yaşamış kadınlar, deneyimlerini anlatan yazılı bir metin ve yalnızca gözlerini gösteren bir fotoğrafla çalışmaya katkıda bulunmaya davet ediliyor. Dünyanın her yerinden her yaştan kadına açık olan bu iletiler, sergi boyunca müzede yer alan Yükseliş enstalasyonunun bir parçası haline geliyor. İsteyenler posta yoluyla Sakıp Sabancı Müzesi adresine ya da e-posta yoluyla [email protected] adresine metin ve fotoğraflarını göndererek projeye katılım sağlayabilir.

25 Haziran’da açılan uzun soluklu sergi, 27 Aralık’a dek ziyaret edilebilecek.