“Bu sergi, çizgiyi bir ifade aracı olarak değil, bir tanıklık pratiği olarak ele alır.” diyen Alper Yahya, eserlerindeki figürleri bireysel portreler olmaktan çok, belirli bir dönemin toplumsal ve duygusal izlerini taşıyan görsel kayıtlar olarak tanımlıyor. Yahya, çizginin bu noktada estetik bir tercih değil, hatırlama ve kayda geçirme biçimi olduğunu vurgulayarak, şunları söylüyor: “Siyah-beyaz kullanım, biçimi öne çıkaran bilinçli bir sınırlamadır. Rengin dışarıda bırakılması, izleyiciyi süsten arındırılmış bir görsel alanla baş başa bırakır. Bu açıklık, eserlere rahat bir okuma sunmaktan çok, bakışı sürdürmeye ve yüzleşmeye davet eder. Bu çalışmalar temsil etmekten çok işaret eder; açıklamak yerine gösterir. Anlatı bireysel olana değil, kolektif bir belleğe yönelir. Sergi, izleyiciyi edilgin bir konumda tutmaz, bakmayı bir sorumluluk, görmezden gelmemeyi ise etik bir tutum olarak önerir.”
Caferağa. Tellalzade Sk., No:9B adresindeki sergi, 7 Mart'a dek ziyaret edilebilir.