Türk sinemasının önemli yönetmenlerinden Lütfi Ömer Akad’ın 1959 yapımı “Yalnızlar Rıhtımı” filmi, Kadıköy Belediyesi Sinematek/Sinema Evi ve Kurukahveci Mehmet Efendi iş birliğiyle restore edildi. Zamanla yıpranan sinema eserlerinin korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması amacıyla yürütülen restorasyon çalışmaları kapsamında yeniden sinemaya kazandırılan filmin gösterimi, 27 Ekim Salı günü Kadıköy Belediyesi Sinematek/Sinema Evi’nde yapıldı. Senaryosunu Attilâ İlhan’ın kaleme aldığı, yapımcılığını İhsan İpekçi’nin üstlendiği filmin gösteriminde, Akad’ın torunu Eda Akad İnmez ve Sinematek/Sinema Evi Sanat Yönetmeni Emin Alper, sinema mirasının korunmasının önemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

“DEDEMİN SİNEMASININ ODAĞINDA İNSAN VARDI”
Lütfi Ömer Akad’ın torunu Eda Akad İnmez, filmin yıllar sonra yeniden izleyiciyle buluşmasının kendileri için özel ve anlamlı olduğunu belirterek, “Bizim için çok gurur verici, özel ve anlamlı bir gün. Yıllar sonra filmin yeniden izleyiciyle buluşuyor olması, sinema tarihimizin önemli bir eserinin restore edilmiş olması, yeni kuşaklara aktarılacak olması tabi ki çok kıymetli. Dedemin sinemasının odağında insan vardı. İnsanı anlamak, hikâyesini en derin, en yalın şekilde anlatmak vardı. Bence bugün hâlâ izleyicinin güçlü bir bağ kurabiliyor olmasının önemli bir sebebi de bu. Duygular, dönemler değişse de hepimiz için aynı ve geçerli; yalnızlık, sevgi... Dolayısıyla bugün hâlâ aynı duyguları hissedip güçlü bağ kurabiliyoruz. Attilâ İlhan’ın kaleminden bu hikâyenin anlatılması, karakterlerin derinlemesine işlenmiş olması, duyguların yoğun bir şekilde yansıtılıyor olması ve bugüne taşınması çok önemli.” dedi.
Sinematek/Sinema Evi’nin restorasyon çalışmalarına da değinen Akad İnmez, “Sinema tarihimizin bu kültürel mirasına sahip çıkılıyor olması çok önemli, çok kıymetli. Sadece sinema tarihimizin önemli eserlerinin arşivlerde korunması açısından değil, yeni kuşaklara aktarılıyor olması, izleyicilerle tekrar buluşması açısından da çok önemli. Aynı zamanda bu kültürel mirasa sahip çıkıldığı anlamına geliyor. O yüzden kıymetli buluyorum.” ifadelerini kullandı.

“EN BÜYÜK DÜŞMANIMIZ ZAMAN”
Sinematek/Sinema Evi Sanat Yönetmeni Emin Alper ise restorasyon projesinin kurumun en çok gurur duyduğu çalışmalarından biri olduğunu söyledi. Kurukahveci Mehmet Efendi’nin katkılarıyla her yıl yok olmaya yüz tutmuş filmleri yeniden hayata kavuşturduklarını belirten Alper, “Sinematek’in en çok gurur duyduğumuz faaliyetlerinden birisi restorasyon projesi. Kurukahveci Mehmet Efendi’nin de katkılarıyla her sene yok olmaya yüz tutmuş ve hatta neredeyse yok olmuş filmleri tekrar hayata kavuşturuyoruz. Bu bizim için büyük bir mutluluk verici olay. Bu sene de Lütfi Akad’ın ‘Yalnızlar Rıhtımı’ filmini restore ettirdik.” dedi.
Lütfi Ömer Akad’ın Türkiye sineması için önemli bir isim olduğunu belirten Alper, “‘Hudutların Kanunu’ndan tutun ‘Gelin’, ‘Düğün’, ‘Diyet’ üçlemesine kadar hepimizin çok iyi bildiği filmleri var. Çok şükür ki bahsettiğim büyük başlıkların hepsi, ‘Vesikalı Yarim’ de dâhil olmak üzere restore edildi. ‘Yalnızlar Rıhtımı’ biraz daha az bilinen ama bizim için çok önemli bir film. Attilâ İlhan’ın senaryosunu yazdığı, dönemin hem Amerikan sinemasından hem de Fransız şiirsel gerçekçiliğinden esinler taşıyan çok özel bir film. Bu filmi de tekrar yeni kuşaklara kazandırdığımız ve onların hizmetine sunduğumuz için çok mutluyuz.” diye konuştu.
Akad’ın çok sayıda film ürettiğini ve bazı filmlerinin bu eserler arasında geri planda kaldığını anlatan Alper, “Çok fazla film yapmış, çok fazla ürün vermiş bir insan. Bu ürün kalabalığının arasında bazen kaybolmuş filmleri var, çok dikkat çekmemiş filmleri var. Bu filmleri bulup çıkarmak da bizim görevimiz. Ama maalesef bu konudaki en büyük düşmanımız zaman ve eski filmlerin yıpranmışlığı. Bu filmler daha fazla yıpranmadan bunları bir şekilde bulup bir an önce restore etmek gerekiyor. Biz mütevazı bir çabayla bu işin ucundan tuttuk.” ifadelerini kullandı.
“RESTORASYON İÇİN GENİŞ BİR FİLM HAVUZU VAR”
Restorasyon çalışmalarının kolay bir süreç olmadığını belirten Alper, yeni projeler için geniş bir film havuzuna sahip olduklarını ancak hangi filmlerin restore edileceğinin henüz netleşmediğini söyledi. Alper, “Restorasyon bittiğinde uzun uzun konuşuyoruz fakat bu kolay bir süreç değil. Çünkü bunu yapabilmemiz için hem eser sahibine ulaşmamız gerekiyor hem de kopyanın gerçekten restore edilip edilemeyecek durumda olduğunu görmemiz gerekiyor. Bazı kopyalar maalesef restore edilemeyecek kadar kötü durumda. Kopyaya ulaşmamız gerekiyor. Bunların hepsi bir fizibilite çalışması. O yüzden şu an daha netleştirmedik. Elimizde geniş bir havuz var. Bu havuzda sırasıyla hangi filmleri yapıp yapamayacağımızı değerlendireceğiz.” dedi.