Yiğit Özgür çizgileri Karikatür Evi’nde

Karikatürist Yiğit Özgür, yıllar sonra açtığı kişisel sergisi “Zamanın Tanığı”nda son 25 yılda çizdiği karikatürlerini sanatseverlerle buluşturuyor

17 Temmuz 2026 - 10:04

Yıllar sonra yeniden kişisel sergi açan karikatürist Yiğit Özgür, “Zamanın Tanığı” adlı sergisiyle Kadıköy Belediyesi Karikatür Evi’nde sanatseverlerle buluştu. Sanatçının son 25 yılda çizdiği yaklaşık 40 karikatürü bir araya getiren sergi, farklı dönemlerde üretilen eserler üzerinden zamanın değişen ve değişmeyen yönlerine mizahi bir bakış sunuyor. Gündelik yaşamın çoğu zaman fark edilmeyen ayrıntıları, insan ilişkilerindeki iletişimsizlikler ve modern hayatın çelişkileri, Özgür’ün kendine özgü çizgisiyle ziyaretçilere aktarılıyor. Aradan geçen yıllara rağmen güncelliğini koruyan karikatürler, izleyicileri hem gülümsetiyor hem de kendi yaşamlarından izler bulmaya davet ediyor. Yaklaşık 40 eserden oluşan “Zamanın Tanığı” sergisi, 25 Temmuz'a kadar Kadıköy Belediyesi Karikatür Evi'nde ücretsiz ziyaret edilebilir.

“İSİM FAZLA HAVALI OLMUŞ”

Serginin adının ortaya çıkışını anlatan Yiğit Özgür, isim konusunda hiçbir zaman iyi olmadığını esprili bir dille anlattı. Özgür, “İsim bulmakta hiç iyi değilim. Dergideki karikatür köşem için de en başta ‘Benli Balık’ falan gibi saçma isimler bulmuştum. Dergi editörleri en sonunda ‘En iyisi sadece ismini yaz’ demişlerdi. Serginin adını da eşim buldu. Sergide geçtiğimiz 25 yıl boyunca farklı zaman dilimlerinde çizilmiş karikatürler var. Bu yüzden bu ismi düşündü sanırım. Benim için anlamlı olan, 25 yıl önce çizilmiş bir karikatürün, bulunan bir fikrin hâlâ tazeliğini koruyabilmesi. İsim fazla havalı olmuş. Bir dahaki sefere daha sakin bir şey düşünelim. ‘Zamanın Tanığı’, ‘Göklerin Hakimi’ gibi iddialı bir şey olmuş. Bana kalsa ‘Benli Balık’ koyacaktım, yine bana kalmaması iyi oldu.” dedi.

“DÖNEM KARİKATÜRLERİ DEĞİL”

Sergide yer alan çalışmaların belli bir dönemi anlatmak için üretilmediğini ve serginin adının düşündürdüğünün aksine eserlerin doğrudan belirli olaylara gönderme yapmadığını söyleyen Özgür, “Son 25 yılda hangi dönemlerden geçtiysek o esnada üretilmiş işler. Doğrudan şu karikatür bu dönemi, diğeri öbür dönemi işaret ediyor gibi düşünmeyin. Dönem karikatürleri değil yani.” diye konuştu.

“KARİKATÜRÜN ROLÜ MİZAH BARINDIRMASIDIR”

Karikatürün toplumsal etkisine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Özgür, değişen yayıncılık anlayışıyla birlikte karikatürün de farklı bir döneme girdiğini şu sözlerle anlattı: “Karikatürün rolü ve misyonu sadece içinde eser miktarda mizah barındırmasıdır. Bahsettiğiniz diğer roller karikatürcülerin kişisel tercihleri. Biz dergide kapakta ve ilk iç sayfalarda o zamana ait siyasi ve politik konuları işledik. Bunu bir dergi sorumluluğu olarak hissettiğimiz için yaptık. Kişisel köşelerimizde insana dair farklı konular da oldu. Günümüzde gazetecilik ve dergicilik farklı bir boyuta geçti. Hâlâ aynı misyon ile karikatürler üretiliyor ama etkisi azaldı. Özellikle yaşanan olayları belgeleyen ve toplumsal hafızayı canlı tutmayı hedefleyen karikatürler çizmek için ifade özgürlüğü gerekir.”

“YEGÂNE AMACI GÜLÜMSETMEK”

Serginin ziyaretçilerde nasıl bir iz bırakmasını istediğini ve karikatürlerde tek bir anlam aranmaması gerektiğini de anlatan Özgür, “Serginin yegâne amacı gülümsetmek. İçeride geçirdiğiniz vakit boyunca eğlendirmek. Yarım saat uğrayıp, kıkırdayıp çıkmanızı sağlıyorsa görevini yerine getirmiştir. Anlamadığınız bir karikatür olursa o şekilde bırakın, çoğunun anlamı yok.” ifadelerini kullandı.

 

Etiketler; Yiğit Özgür

ARŞİV