Günlük yaşamın temposu, masa başı çalışma alışkanlıkları ve hareketsizlik bel ağrısını her yaştan insanın ortak şikâyeti haline getirdi. Birçok kişi bel ağrısıyla birlikte ciddi bir hastalığı olduğu endişesine kapılırken, çoğu zaman bu ağrıların basit nedenlere dayandığı görülüyor. DoktorTakvimi uzmanlarından Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Şamil Dikici bel ağrısına ilişkin doğru bilinen yanlışları anlatarak, “Bel ağrısı yaşayan herkesin mutlaka bir çözüm yolu vardır.” mesajını verdi.
“FITIK ALGISI YAYGIN”
Bel ağrısının tek bir nedene bağlanamayacağını vurgulayan Dikici, hastaların büyük bir kısmında sorunun fıtık olmadığını şu sözlerle belirtti: “Bel ağrısıyla gelen hastaların büyük bir kısmında sorun fıtık değil; kas tutulması, duruş bozukluğu ya da zorlanmaya bağlı ağrılar oluyor. Toplumda ‘belim ağrıyor = fıtık’ algısı çok yaygın ama bu çoğu zaman doğru değil.”
Özellikle günlük hayatta yapılan ani hareketlerin, uzun süre aynı pozisyonda kalmanın ve yanlış duruş alışkanlıklarının bel ağrısını tetiklediğini belirten Dikici, “Bu tür ağrılar çoğu zaman korkutucu olsa da büyük kısmı tedavi edilebilir ve geçicidir.” dedi.
Kas tutulması ile bel fıtığının sıklıkla karıştırıldığını ve hastaların bazı belirtileri özellikle takip etmesi gerektiğini ifade eden Dikici, “Kas tutulması genelde birkaç gün içinde azalır ve daha çok bel bölgesinde lokal ağrı yapar. Bel fıtığına bağlı ağrı ise bacağa yayılabilir, uyuşma, karıncalanma veya güç kaybı eşlik edebilir. Bu tür şikâyetler varsa dikkatli olunmalı. Ağrının yayılımı çok önemlidir. Vücudun verdiği sinyalleri doğru okumak, doğru zamanda doğru adımı atmak açısından çok önemli.” dedi.

BEL FITIĞI BELİRTİLERİ
Bel ağrısının bazı durumlarda daha ciddi bir sorunun habercisi olabileceğini söyleyen Dikici özellikle bazı belirtilerin göz ardı edilmemesi gerektiğini ise şu sözlerle ifade etti: “Bacakta güçsüzlük, ilerleyen uyuşma, idrar–dışkı kontrolünde sorun, gece uykudan uyandıran ağrı mutlaka ciddiye alınmalıdır. Bu durumlarda vakit kaybetmeden doktora başvurmak gerekir. Belirtilerin erken fark edilmesi tedavi sürecini kolaylaştırıyor. Zamanında başvuran hastalarda hem tedavi seçenekleri artıyor hem de kalıcı sorunların önüne geçilebiliyor.”
Bel ağrısı yaşayan pek çok kişinin ilk beklentisinin MR olduğunu söyleyen ve her ağrının ileri tetkik gerektirmediğini anlatan Dikici, “Her bel ağrısında MR şart değildir. Önce hastanın şikâyetleri dinlenir ve nörolojik muayene yapılır. MR genellikle ağrı uzuyorsa, şiddetliyse ya da nörolojik bulgular varsa istenir. Gereksiz tetkikler hastalarda kaygıyı yükseltiyor. Bu nedenle doğru tanı için her zaman önce iyi bir muayene gerekir. Çoğu zaman basit önlemlerle ağrıyı kontrol altına almak mümkündür.” ifadelerini kullandı.
DİNLENMEK Mİ, HAREKET ETMEK Mİ?
Bel ağrısında en çok merak edilen konunun dinlenmek mi yoksa hareket etmek mi olduğu olduğunu belirten ve uzun süreli yatak istirahatinin önerilmediğini ifade eden Dikici , “Uzun süre yatmak genelde faydalı değil. Ağrıyı artırmayacak hafif hareketler, kısa yürüyüşler ve bel kaslarını rahatlatan egzersizler daha etkilidir. Ani hareketlerden ve ağır kaldırmaktan kaçınılmalı.” dedi.
Günlük alışkanlıkların bel sağlığı üzerindeki etkisine de dikkat çeken Dikici, şunları söyledi: “Uzun süre oturmak, yanlış duruş alışkanlıkları ve hareketsiz yaşam tarzı bel sağlığını olumsuz etkiliyor. Günlük yaşamda düzenli egzersiz yapmak, doğru oturma pozisyonuna dikkat etmek ve kilo kontrolü bel ağrılarının önlenmesinde önemli.”